Home Kültür Sanat Edebiyat Tezer Özlü’nün Dünyasına Bir Bakış: “Aklımı ellerinizden kurtardım.”
Tezer Özlü’nün Dünyasına Bir Bakış: “Aklımı ellerinizden kurtardım.”

Tezer Özlü’nün Dünyasına Bir Bakış: “Aklımı ellerinizden kurtardım.”

316
0

Tezer Özlü bir­çok sıfatla tanım­lan­maya çalı­şıldı: Türk ede­bi­ya­tı­nın nos­tal­jik pren­sesi, gamlı pren­sesi, lirik pren­sesi… Kimisi için en göze çar­pan özel­liği melan­ko­lik yönüydü, kimisi için has­ta­lığı. Her dönemde dik­kat çeken, merak edi­len bir kişi oldu. Hayatı sor­gu­la­ma­larla geçti, ken­dini aradı durdu. Zaten hayatı da yol­cu­luk­larla geç­mişti. Aile­si­nin işi gereği kasaba kasaba gezer­ken ta çocuk­lu­ğunda dün­ya­nın ne kadar büyük bir yer oldu­ğunu anladı. Büyü­dü­ğünde ise bu kasa­ba­lar yabancı ülke­lere dönüştü. Avrupa’nın farklı şehir­le­rinde yaşadı. Dolu dolu geçen hayatı çok da uzun sür­medi. Yal­nızca kırk üç yıl sürdü yaşa­mın ucuna yol­cu­luğu. Ardında bir sürü cümle bıraktı. Bu sefer onu belli sıfat­lara hap­set­me­den kendi cüm­le­le­riyle anla­maya çalı­şa­lım. İşte Tezer Özlü’nün üç farklı kita­bın­dan alın­tı­lar:

1 “Pazar gün­leri… Şim­di­lerde… Sokak ara­la­rın­dan geçer­ken… gözüme pija­malı aile baba­ları ili­şirse, kışın, yağ­murlu gri gün­lerde tüten soba baca­la­rına ili­şirse göz­le­rim… evle­rin pen­cere cam­ları buhar­laş­mışsa… oda­la­rın içine asıl­mış çama­şır görür­sem… bulut­lar ıslak kire­mit­lere yakınsa, yağ­mur çise­li­yorsa, rad­yo­lar­dan nak­len fut­bol maç­ları yayım­la­nı­yorsa, tar­tı­şan insan­la­rın ses­leri sokak­lara dek yan­sı­yorsa, git­mek, git­mek, git­mek, git­mek, git­mek……… iste­rim hep.”

(Çocuk­lu­ğun Soğuk Gece­leri)

2 “Sınır­lar kadar hiç­bir kısıt­la­ma­dan sıkıl­ma­dım ve kendi sınır­la­rım içinde sınır­sız­lı­ğımı kur­dum. Hiç değilse bana özgü bir sınır­sız­lık, kendi sus­kum, kendi çığ­lı­ğı­mın sınır­sız­lığı.”

(Yaşa­mın Ucuna Yol­cu­luk)

3 “Yoksa ben yaşa­nan tüm olay­la­rın bir göz­lem­cisi, dün­ya­nın, duy­gu­la­rın, özlem­le­rin, ülke­le­rin, alış­kan­lık­la­rın bir seyir­cisi miyim? Belki de göv­de­nin öldü­rücü acı­la­rını göz­lemci ola­rak taşı­mak daha kolay olurdu. Peki ama sevinç­ler ve istek­leri ne yap­tım? Duy­gu­la­rın derin­li­ğin­den bir göz­lemci ola­rak kaç­tım mı, onla­rın yarat­tığı akın­tı­larda Ben’im tümüyle yer almadı mı ve zaman dışı ses­siz­li­ğimde yete­rince içten değil miy­dim?”

(Eski Bahçe ~ Eski Sevgi)

4 “Çocuk­lu­ğumda algı­la­dı­ğım ilk resim­ler­den beri. Çocuk­lu­ğun soğuk gece­le­rin­den beri. Onlarla yaşa­dım, onlarla sev­dim, sev­di­ğimi san­dım, ama belki de ne sev­dim, ne yaşa­dım. Her iki olgu­nun izdü­şü­münü algı­la­dım. Resim­leri karan­lı­ğı­mın derin­li­ğinde gömülü tut­tum. Şimdi resim­ler­den taşan sel­ler için­de­yim. Üste­lik dişim de daya­nıl­ma­ya­cak kadar ağrı­yor.”

(Yaşa­mın Ucuna Yol­cu­luk)

5 “Sonra yeni­den sev­mek isti­yo­rum Mas­mavi göz­leri var. Onu sev­meyi bir tutku haline dönüş­tü­rü­yo­rum. Bu sev­gide tüm sev­gi­le­rim, seve­bilme gücüm var. Gele­cek­teki sev­gi­leri de yaşar gibi­yim. Geç­miş­te­ki­leri de.”

(Çocuk­lu­ğun Soğuk Gece­leri)

6 “Ken­dini bana sunan her şeyi, yetiş­mekte, solu­makta ya da ölmekte olan her şeyi ya da ölmüş olanı daha da büyük biçim­len­dir­mem gerek. Doğa­nın, yaşa­mın, düş­le­rin, duy­gu­la­rın bana suna­bil­di­ğin­den daha çoğunu yaşa­mam, daha çoğunu algı­la­mam, daha büyü­ğünü duy­mam gerek. Her nes­neyi, her can­lıyı, her­hangi bir insanı, anlık her görün­tüyü yaşan­tıya dönüş­tür­me­li­yim. Yaşamı büyüt­mek, ken­dimce geliş­tir­mek, derin­leş­tir­mek, geniş­let­mek, rüz­gâr­lara estir­mek, yağ­mur­larla yağ­dır­ma­lı­yım, ta ki ken­dimi canlı ya da can­sız, doğ­muş ya da doğ­ma­mış tek bir nokta ola­rak görene dek. Ve kendi üze­rimde kur­du­ğum bu ege­men­likle ölümü de büyüt­mem gerek. Yaşa­mın, ölü­müm her yaşam, her aşk ve her ölüm olmalı.”

(Yaşa­mın Ucuna Yol­cu­luk)

7 “Ve bir göl gibi geniş­le­yen deniz par­ça­sını. O deniz par­çası her zaman benimle ola­cak. Her an deği­şen. Üze­rin­deki akın­tı­la­rın, üze­rin­deki rüz­gâ­rın, üze­rin­den gelip geçen san­dal, gemi, motor ve futa­la­rın, şilep­le­rin, tan­ker­le­rin, yolcu gemi­le­ri­nin her gün değiş­tir­diği deniz par­çası. İnsan­lar. İnsan­lar da burada işte. Tanı­dık­la­rım. Tanı­ma­dık­la­rım. Yaşa­yan­lar. Ölen­ler. Belki yüz­le­ri­nin tüm çiz­gi­leri, gülüş­leri, göz­le­rini açıp kapa­ma­ları, soluk­la­rı­nın tüm belir­ti­leri burada değil, ama, ama tümü gün­lerle, gün­le­rin belli saat­leri ile, yak­la­şan gece­lerle, ayrı­lık­larla burada.”

(Eski Bahçe ~ Eski Sevgi)

8 “İnsan­larla konu­şu­yo­rum. Özle­di­ğim tepe­lere bakı­yo­rum. Her tepe benim değil mi. Her top­rak. Her insan. Her insan ben değil miyim. Her insan kendi sev­gi­sini taşı­mı­yor mu. O halde neden iliş­ki­leri bir tek insanda top­la­mak. Alı­şı­la­gel­miş iliş­ki­lere karşı çık­tı­ğım an, insanı yadır­gı­yor­lar Top­lum­dışı bırak­mak için tüm çaba­la­rını har­cı­yor­lar. Top­lum dedik­leri kit­le­nin bir ara­daki daya­nıl­maz yaban­cı­laş­ma­sını sanki kimse algı­la­mı­yor. Aklımı elle­ri­niz­den kur­tar­dım. Geçti. Ben gök­yü­zü­mün altında, top­rak­la­rı­mın üze­rinde ola­ca­ğım. Top­rak­la­rın düm­düz ve son­suz ufku boyunca sürekli gide­ce­ğim.”

(Yaşa­mın Ucuna Yol­cu­luk)

9 “Hava­alan­la­rını sev­mi­yo­rum. Bu beton ve alü­min­yum­dan olu­şan kapalı kutu­larda ken­dimi hapis­ha­ne­ler­den de öte, daha ileri bir tek­ni­ğin hüc­re­le­rinde his­se­di­yo­rum. Hapis­ha­ne­ler ilk çağ, orta­çağ. Ama hava­alan­ları öyle mi? Asık yüzlü ve her­kese kuş­luyla bakan polis­ler. Ekran­lara girip çıkan çan­ta­lar. İnsa­nın üze­rine tutu­lan büyük mik­ros­kop­lar. İnsa­nın üze­rinde dola­şan bir kadını yaşa­ma­yan, silah ara­yan elleri. Oysa silah­lar kendi bel­le­rinde asılı.”

(Eski Bahçe ~ Eski Sevgi)

10 “Öğren­dik­le­rimi unu­ta­ca­ğım. Oku­lun önün­den bir daha hiç geç­me­ye­ce­ğim. Çık­maz sokağa ve öğret­men ana babaya da dön­mek iste­mi­yo­rum. Benimle evlen­mek iste­yen, ağa­be­yi­min arka­daş­la­rın­dan biri var. Sevi­yor beni. Eve dön­me­mek için ona gide­ce­ğim. Plak­la­rım, kitap­la­rım olur. İste­di­ğimi oku­rum, iste­di­ğim zaman yata­rım, iste­di­ğim zaman evden çıka­rım. Yal­nız gece­ler de biter.

Çocuk­lu­ğun soğuk gece­leri de.”

(Çocuk­lu­ğun Soğuk Gece­leri

Kay­nak­lar

Tezer Özlü, Çocuk­lu­ğun Soğuk Gece­leri, YKY, 2015

Tezer Özlü, Yaşa­mın Ucuna Yol­cu­luk, YKY, 2015

Tezer Özlü, Eski Bahçe ~ Eski Sevgi, YKY, 2015

(316)

Yorumlar