Home Söyleşi Tom Hanks ile Kitaplar Üstüne: “Moby Dick herkesin, okumayanların bile sanki okumuş gibi bahsettiği bir roman.”
Tom Hanks ile Kitaplar Üstüne: “Moby Dick herkesin, okumayanların bile sanki okumuş gibi bahsettiği bir roman.”

Tom Hanks ile Kitaplar Üstüne: “Moby Dick herkesin, okumayanların bile sanki okumuş gibi bahsettiği bir roman.”

69
0

Oyuncu, yapımcı, yönetmen ve yakın zamanda yayımladığı Uncommon Types öykü kitabının yazarı Tom Hanks’le kitaplar, okurlar ve yazarlar üstüne konuştuk.

Şu sıralar komodininizde duran kitaplar neler?

TH: Kim Stanley Robinson Blue Mars ve Green Mars. Ayrıca Jay Winik’in kitabı April 1865 ve James Baldwin’den Notes of a Native Son.

Son zamanlarda okuduğunuz en iyi kitap neydi?

TH: Yuval Harari’den Hayvanlardan Tanrılara Sapiens. Başlamadan önce bu kitabı okuma sürecimin biraz yoğun bir mücadele şeklinde geçeceğini düşünmüştüm. Okurken elimin altında hep bir kalem bulundurdum ve sonra tekrar dönmem gereken paragrafları, bölümleri işaretledim. Ama mesela bundan sonra Gazap Kuşları’nı okudum, o da kurmaca bir kitaptı ama hiç duraklatmadan akıp gitti. Dönüp düşünmem gereken kısımları yoktu. Yoksa bu benim gittikçe daha akıllı birine dönüştüğümü mü gösteriyor?

Okuduğunuz kitapları neye göre seçiyorsunuz? Arkadaş önerisi mi, yoksa kitapla ilgili yorumlar mı? Hollywood sektöründe birbirinize kitap önerdiğiniz bir arkadaş grubunuz var mı?

TH: Açıkçası benim ilgilendiğim tek şey kitabın konusu. Şuna bakıyorum: Ne biliyorum, neyi az biliyorum ve ne hakkında daha fazla öğrenmek istiyorum? Elbette sadece yazarın adına bakarak seçtiğim kitaplar da var. Sarah Vowell, Ada Calhoun, Bill Bryson, William Manchester, Dave Eggers, David McCullough gibi isimleri okumaktan asla pişman olmadım.

Ayrıca birileri bana uzun zamandır cebelleştikleri bir kitabı bitirdiklerini söylediklerinde ben de kendi kendime bir söz veriyorum. Bir nevi kendimle bahis oynuyorum ve bana zor gelen bir kitabı okuyorum. Mesela Moby Dick’i öyle okumuştum. Moby Dick herkesin, okumayanların bile sanki okumuş gibi bahsettiği bir roman.

Son zamanlarda okuduğunuz bir kitaptan öğrendiğiniz en ilginç bilgi neydi?

TH: Budizm’in ana fikri. Budistler şöyle diyor: Herhangi bir şey için büyük bir istek duymayan hiç kimse acı çekmez. Harari’nin Sapiens kitabında okumuştum bu sözü. Bu sanki şey gibiydi, Tanrı ya da evren yok, birbiriyle bağlantılı bir insanlığa dahil olmamızın hiçbir anlamı yok. Bunu kısaca şöyle de anlatabiliriz: Eğer bir şeyi satın almazsan ona hiçbir zaman ihtiyaç duymazsın. Görünen o ki Buda üçkağıtçının tekiymiş.

Bir filmde bir roman karakterini canlandırma şansınız olsaydı hangi karakteri oynamak isterdiniz? Bu ilk defa kitapta tanıdığınız gerçek biri de olabilir.

TH: Henüz 1960’ların komünistleri tarafından büyük Amerikan starı olarak görülen Dean Reed’i oynayabilecek yaşı geçmedim. Reed, Sovyetlerde ve Doğu Almanya’da oldukça meşhurmuş. Birçok filmde oynamış, seveni de nefret edeni de çokmuş. Gerçek karakterlerden canlandırmak istediğim kişi o olabilir.

Kurmaca dünyasında ise James Ellroy’un canlandırdığı Lyoyd Hopkins karakterini oynamak isterdim. Hopkins çok zeki ve karmaşık bir karaktter.

Romanlardan uyarlanmış birkaç filmde oynadınız. En sevdiğiniz yapım hangisiydi?

TH: Stephen King’in romanı Yeşil Yol’un uyarlaması çok başarılıydı bence. Winston Groom’un Forrest Gump’ı da aynı şekilde. Bulut Atlası’nda da ortaya harika bir iş çıkarıldı.

Son zamanlarda ilk defa okuduğunuz bir klasik var mı?

TH: Charles Olson’dan Call Me Ishmael.

Sevdiğiniz roman yazarları kimler?

TH: Alan Furst, Philip Kerr, Amor Towles, John Scalzi.

Bir romandan beklediğiniz özellikler neler?

TH: Gerçekçilik. Dünyayı doğru bir şekilde görmek istiyorum.

Yakın zamanda ilk öykü kitabınızı yayımladığınız? Peki, beğendiğiniz öykü yazarları kimler? Sizce bir öyküyü iyi bir öykü yapan nedir?

TH: Cheever, Vonnegut, Salinger’ın öykülerini severim. Bukowski’nin öyküleri mesela tam olmuş öyküler bence.

Son okuduğunuz kitaplardan sizi en çok güldüren neydi?

TH: Ada Calhoun’ın Wedding Toasts I’ll Never Give. En çok güldüğüm yerlerin de altını çiziyorum.

Peki ya ağlatan?

TH: Mark Bowden’dan Hue 1968. Vietnam Savaşı’yla ilgili bir kitap. O savaşta savaşan birkaç insan da tanıyorum. Gerçekten çok kötü zamanlarmış.

Kızdıran var mı?

TH: James Baldwin’den The Fire Next Time. Baldwin 10 yaşındayken New York Halk Kütüphanesi’ne gittiğini anlatıyor. O yaştaki bir çocuğa göre büyük bir otorite figürü olan bir polis de onu durdurup, “Sizin gibi insanlar (siyahiler) neden ait oldukları yerde, Harlem’de kalmıyor?” diye soruyor. O çocukta yarattığı etkiyi düşünsenize… O günden bugüne bazı konularda hiç değişmemişiz.

Okumaktan kaçındığınız türler var mı?

TH: Cinayet ve komplo romanları.

Basılı kitapları mı tercih ediyorsunuz, elektronik olanları mı? Aynı zamanda birkaç kitap okuyor musunuz? Gündüz okuru musunuz akşam mı? Biraz okuma alışkanlıklarınızdan bahseder misiniz?

TH: Basılı kitaplar, tek seferde tek kitap, günün herhangi bir zamanında.

Kütüphanenizde gördüğümüzde bizi şaşırtacak kitaplar var mı?

TH: Maeve Binchy’nin kitapları. Kendisinin öykülerine bayılıyorum.

Şunu mutlaka sormamız lazım: Mesajınız Var filmi sürecinde kitap dünyasıyla ilgili öğrendiğiniz en ilginç bilgi neydi?

TH: Kitapçılarda kahve satmak alıcıları yasal ve bağımlılık yaratan bir uyarıcıyla ağa düşürmektir.

Çocukluğunuzda nasıl bir okurdunuz? En sevdiğiniz kitaplar ya da yazarlar hangileriydi?

TH: Lisenin başında Arthur Hailey’den Airport, Hotel ve Wheels kitaplarını okuyana kadar düzenli okuyan biri değildim.

Amerikan başkanına okuması için bir kitap verecek olsanız bu ne olurdu?

TH: William Manchester, The Glory and the Dream.

Edebi bir akşam yemeği düzenliyorsunuz diyelim. Yaşayan ya da ölmüş hangi üç yazarı davet ederdiniz?

TH: David McCullough. Nora Ephron. Bill Bryson.

Hayat öykünüzü kimin yazmasını isterdiniz?

TH: Kimsenin. O benim işim.

Sırada hangi kitap var?

TH: Harari’nin diper kitabı, Homo Deus.

Çeviren: Deniz Saldıran

(New York Times)

(69)

Yorum yaz