Home Hayat İnsan Uyurken Niçin Üstümüze Bir Şeyler Örteriz?
Uyurken Niçin Üstümüze Bir Şeyler Örteriz?

Uyurken Niçin Üstümüze Bir Şeyler Örteriz?

384
0

Örtü­le­rin ağır­lı­ğı art­tık­ça endi­şe­yi azalt­tı­ğı­na dair iddi­alar bulu­nu­yor. Hat­ta çeşit­li örtü­ler otizm teda­vi­sin­de bile kul­la­nı­lı­yor.

İnsan­lar uyur­ken üst­le­ri­ne hep bir örtü, bat­ta­ni­ye ört­me gerek­si­ni­mi duyar. En azın­dan günü­müz­de bu böy­le. Tarih­tey­se bu gibi örtü­ler her­ke­sin satın ala­ma­ya­ca­ğı şey­ler­di. Mısır’dan Roma İmparatorluğu’na, pamuk­lu­lar­dan keten çar­şaf­la­ra, tüm örtü­ler zen­gin sınıf için­di.

Erken modern dönem Avrupası’nda üre­tim art­mış­tı, bu neden­le artık orta sınıf­tan insan­lar da yatak örtü­le­ri ala­bi­li­yor­du. Tarih­çi Roger Ekirch döne­mi şöy­le anla­tı­yor: “O dönem­ler­de Batı Avru­pa evle­rin­de­ki en paha­lı eşya yatak­tı. Yeni evli bir çift, eğer para­la­rı var­sa bu para­yı ilk ola­rak yatak almak için har­cı­yor­du.” Yapı­lan bir hesa­ba göre, yatak ve yatak örtü­sü takı­mı evde­ki tüm eşya­la­rın üçte biri değe­rin­dey­di.

Bat­ta­ni­ye ya da örtü ala­ma­yan­lar­sa uyku esna­sın­da üşü­me­mek için baş­ka çözüm­ler arı­yor­lar­dı. Çoğu evde bir yatak­ta bir­den faz­la kişi yatı­yor­du ya da yatak­la­rı­nı hay­van­lar­la pay­la­şı­yor­lar­dı.

2002 yılın­da Emory Üniversitesi’nden Carol Worth­man ve Melis­sa Melby’nin yatak düzen­le­riy­le ilgi­li yap­tı­ğı bir araş­tır­ma ise konu­nun fark­lı yön­le­ri­ni orta­ya koyu­yor. Ekva­tor çev­re­sin­de yaşa­yan insan­la­rın ince­len­di­ği bu araş­tır­ma­da sade­ce göçe­be top­la­yı­cı­la­rın üst­le­ri­ni ört­me­den yat­tı­ğı görü­lü­yor. Bun­la­rın dışın­da­ki grup­la­rın hep­si fark­lı fark­lı mater­yal­ler­den yapı­lan örtü­le­ri kul­la­nı­yor ve hem üst­le­ri­ne hem de alt­la­rı­na örtü seri­yor. Yani hiç kim­se yer­le doğ­ru­dan temas halin­dey­ken uyu­mu­yor.

Ayrı­ca ağır örtü­le­rin insan­lar üstün­de sakin­leş­ti­ri­ci etki­si oldu­ğu­na dair sonuç­la­ra ula­şan çalış­ma­lar da var. Örtü­le­rin ağır­lı­ğı art­tık­ça endi­şe­yi azalt­tı­ğı­na dair iddi­alar bulu­nu­yor. Hat­ta çeşit­li örtü­ler otizm teda­vi­sin­de bile kul­la­nı­lı­yor.

New York’taki bir uyku prob­lem­le­ri kli­ni­ği­nin yöne­ti­ci­si olan Dr. Ali­ce Hoag­land, “Üstü­ne örtü ört­me gerek­si­ni­min­de iki tane bile­şen var: Dav­ra­nış­sal bile­şen ve psi­ko­lo­jik bile­şen,” diyor. İkin­ci­si daha açık ve anla­şır oldu­ğu için ilk ola­rak dav­ra­nış­sal bile­şe­ne bak­mak­ta fay­da var.

Alış­kın oldu­ğu­nuz uyku saati­nin 60-90 daki­ka önce­sin­de vücut ısı­sı yavaş­ça düş­me­ye baş­lı­yor. Bunun altın­da da psi­ko­lo­jik bir açık­la­ma var. Şöy­le ki, vücut ısın­dı­ğın­da daha ener­jik ve daha tetik­te his­se­di­yo­ruz. Isı düş­me­ye baş­la­dı­ğın­da ise rahat­lı­yo­ruz ve uyku­muz geli­yor. Soğu­may­la bir­lik­te mela­to­nin hor­mo­nu sal­gı­la­nı­yor ve bu hor­mon da bizi gev­şe­ti­yor.

Vücu­dun ken­di ısı­sı­nı düzen­le­me­si gece­le­ri daha zor bir uğra­şa dönü­şü­yor. Diye­lim ki her gece sekiz saat uyu­yor­su­nuz. Bu uyku­nun ilk dört saati ve uyku­ya dal­ma­dan önce geçen yak­la­şık bir saat­lik süre­de vücut sıcak­lı­ğı­nız bir mik­tar düşü­yor. Son dört saat­lik dilim­de ise hız­lı, göz hare­ket­li uyku­ya (REM) geçi­yor­su­nuz. Bu uyku­da rüya­lar görür, fizik­sel deği­şim­ler yaşar­sı­nız.

Bu fizik­sel deği­şim­ler­den biri de ısı düzen­le­ye­me­me­dir. “Bu aşa­ma­da sürün­gen for­mu­na yak­la­şır­sı­nız,” diyor Hoag­land. Sürün­gen söz­cü­ğü­nü kul­la­nı­yor çün­kü meme­li­ler ken­di vücut ısı­la­rı­nı ayar­la­ya­bi­lir­ken sürün­gen­ler bunu yapa­mı­yor. Bunun için dış etken­le­re ihti­yaç duyu­yor, daha sıcak ya da soğuk yer­le­re hare­ket edi­yor­lar. Biz de uyku­mu­zun REM kıs­mın­da bir nevi ker­ten­ke­le­le­re dönü­şü­yo­ruz.

En sıcak iklim­ler­de bile hava sıcak­lı­ğı gece düşü­yor ve günün en soğuk zama­nı olu­yor. Bu soğuk zaman uyku­muz­da sürün­gen­le­re dönüş­tü­ğü­müz anla denk düşü­yor. Yani, ker­ten­ke­le­ler gibi biz de dış etken­le­re ihti­yaç duyu­yo­ruz. Mese­la akşam saat 10’da bat­ta­ni­ye­ye ihti­yaç duy­mu­yo­ruz çün­kü vücut ısı­mı­zı henüz kay­bet­me­miş olu­yo­ruz. Peki, sabah 4 için de aynı şeyi söy­le­ye­bi­lir miyiz?

Bunun dışın­da baş­ka neden­ler de var elbet­te. REM’de yaşa­dı­ğı­mız bir baş­ka ilginç­lik­se vücu­du­muz­da­ki sero­to­nin hor­mo­nu­nun ani­den düş­me­si. Bu hor­mon mut­lu­luk, sıcak­lık, rahat­lık­la ilgi­li. Yani aslın­da bat­ta­ni­ye­ler­le bire­bir bağ­lan­tı­lı diye­bi­li­riz. Ağır ve kalın bir bat­ta­ni­ye sero­to­nin sevi­ye­ni­zin art­ma­sın­da etki­li ola­bi­lir.

Hoag­land, bat­ta­ni­ye­le­re duy­du­ğu­muz bu ihti­ya­cın diğer bir nede­ni­niy­se “salt şart­lan­ma” ola­rak adlan­dı­rı­yor. “Çocuk­lu­ğu­muz­dan beri bize hep uyur­ken üstü­mü­ze bir şey ört­me­miz söy­len­di. Yani Pavlov’un köpe­ği­nin yemek ve zili bağ­daş­tır­ma­sı gibi biz de uyku ve bat­ta­ni­ye ara­sın­da bir iliş­ki kur­duk. Üstü­müz­de bir şey örtü­lün­ce uyku­ya daha kolay dal­dık.”

Son neden ola­rak ise bat­ta­ni­ye­le­rin çok yumu­şak olma­sı ve bizi iyi his­set­tir­me­si veri­le­bi­lir bel­ki. Bu konu­da yapı­lan her­han­gi bir araş­tır­ma var mı bil­mi­yo­rum. Her ne kadar cevap­sız bir soru ola­rak kal­sa da bunu hiç kim­se inkâr ede­mez diye düşü­nü­yo­rum.

Çevi­ren: Deniz Sal­dı­ran

(Dan Noso­witz, Atlas Obs­cu­ra)

(384)

tags:

Yorumlar