Home Hayat İnsan Uyurken Niçin Üstümüze Bir Şeyler Örteriz?
Uyurken Niçin Üstümüze Bir Şeyler Örteriz?

Uyurken Niçin Üstümüze Bir Şeyler Örteriz?

367
0

Örtülerin ağırlığı arttıkça endişeyi azalttığına dair iddialar bulunuyor. Hatta çeşitli örtüler otizm tedavisinde bile kullanılıyor.

İnsanlar uyurken üstlerine hep bir örtü, battaniye örtme gereksinimi duyar. En azından günümüzde bu böyle. Tarihteyse bu gibi örtüler herkesin satın alamayacağı şeylerdi. Mısır’dan Roma İmparatorluğu’na, pamuklulardan keten çarşaflara, tüm örtüler zengin sınıf içindi.

Erken modern dönem Avrupası’nda üretim artmıştı, bu nedenle artık orta sınıftan insanlar da yatak örtüleri alabiliyordu. Tarihçi Roger Ekirch dönemi şöyle anlatıyor: “O dönemlerde Batı Avrupa evlerindeki en pahalı eşya yataktı. Yeni evli bir çift, eğer paraları varsa bu parayı ilk olarak yatak almak için harcıyordu.” Yapılan bir hesaba göre, yatak ve yatak örtüsü takımı evdeki tüm eşyaların üçte biri değerindeydi.

Battaniye ya da örtü alamayanlarsa uyku esnasında üşümemek için başka çözümler arıyorlardı. Çoğu evde bir yatakta birden fazla kişi yatıyordu ya da yataklarını hayvanlarla paylaşıyorlardı.

2002 yılında Emory Üniversitesi’nden Carol Worthman ve Melissa Melby’nin yatak düzenleriyle ilgili yaptığı bir araştırma ise konunun farklı yönlerini ortaya koyuyor. Ekvator çevresinde yaşayan insanların incelendiği bu araştırmada sadece göçebe toplayıcıların üstlerini örtmeden yattığı görülüyor. Bunların dışındaki grupların hepsi farklı farklı materyallerden yapılan örtüleri kullanıyor ve hem üstlerine hem de altlarına örtü seriyor. Yani hiç kimse yerle doğrudan temas halindeyken uyumuyor.

Ayrıca ağır örtülerin insanlar üstünde sakinleştirici etkisi olduğuna dair sonuçlara ulaşan çalışmalar da var. Örtülerin ağırlığı arttıkça endişeyi azalttığına dair iddialar bulunuyor. Hatta çeşitli örtüler otizm tedavisinde bile kullanılıyor.

New York’taki bir uyku problemleri kliniğinin yöneticisi olan Dr. Alice Hoagland, “Üstüne örtü örtme gereksiniminde iki tane bileşen var: Davranışsal bileşen ve psikolojik bileşen,” diyor. İkincisi daha açık ve anlaşır olduğu için ilk olarak davranışsal bileşene bakmakta fayda var.

Alışkın olduğunuz uyku saatinin 60-90 dakika öncesinde vücut ısısı yavaşça düşmeye başlıyor. Bunun altında da psikolojik bir açıklama var. Şöyle ki, vücut ısındığında daha enerjik ve daha tetikte hissediyoruz. Isı düşmeye başladığında ise rahatlıyoruz ve uykumuz geliyor. Soğumayla birlikte melatonin hormonu salgılanıyor ve bu hormon da bizi gevşetiyor.

Vücudun kendi ısısını düzenlemesi geceleri daha zor bir uğraşa dönüşüyor. Diyelim ki her gece sekiz saat uyuyorsunuz. Bu uykunun ilk dört saati ve uykuya dalmadan önce geçen yaklaşık bir saatlik sürede vücut sıcaklığınız bir miktar düşüyor. Son dört saatlik dilimde ise hızlı, göz hareketli uykuya (REM) geçiyorsunuz. Bu uykuda rüyalar görür, fiziksel değişimler yaşarsınız.

Bu fiziksel değişimlerden biri de ısı düzenleyememedir. “Bu aşamada sürüngen formuna yaklaşırsınız,” diyor Hoagland. Sürüngen sözcüğünü kullanıyor çünkü memeliler kendi vücut ısılarını ayarlayabilirken sürüngenler bunu yapamıyor. Bunun için dış etkenlere ihtiyaç duyuyor, daha sıcak ya da soğuk yerlere hareket ediyorlar. Biz de uykumuzun REM kısmında bir nevi kertenkelelere dönüşüyoruz.

En sıcak iklimlerde bile hava sıcaklığı gece düşüyor ve günün en soğuk zamanı oluyor. Bu soğuk zaman uykumuzda sürüngenlere dönüştüğümüz anla denk düşüyor. Yani, kertenkeleler gibi biz de dış etkenlere ihtiyaç duyuyoruz. Mesela akşam saat 10’da battaniyeye ihtiyaç duymuyoruz çünkü vücut ısımızı henüz kaybetmemiş oluyoruz. Peki, sabah 4 için de aynı şeyi söyleyebilir miyiz?

Bunun dışında başka nedenler de var elbette. REM’de yaşadığımız bir başka ilginçlikse vücudumuzdaki serotonin hormonunun aniden düşmesi. Bu hormon mutluluk, sıcaklık, rahatlıkla ilgili. Yani aslında battaniyelerle birebir bağlantılı diyebiliriz. Ağır ve kalın bir battaniye serotonin seviyenizin artmasında etkili olabilir.

Hoagland, battaniyelere duyduğumuz bu ihtiyacın diğer bir nedeniniyse “salt şartlanma” olarak adlandırıyor. “Çocukluğumuzdan beri bize hep uyurken üstümüze bir şey örtmemiz söylendi. Yani Pavlov’un köpeğinin yemek ve zili bağdaştırması gibi biz de uyku ve battaniye arasında bir ilişki kurduk. Üstümüzde bir şey örtülünce uykuya daha kolay daldık.”

Son neden olarak ise battaniyelerin çok yumuşak olması ve bizi iyi hissettirmesi verilebilir belki. Bu konuda yapılan herhangi bir araştırma var mı bilmiyorum. Her ne kadar cevapsız bir soru olarak kalsa da bunu hiç kimse inkâr edemez diye düşünüyorum.

Çeviren: Deniz Saldıran

(Dan Nosowitz, Atlas Obscura)

(367)

tags:

Yorum yaz