Home Bilgi Bankası Edebiyat Yasaklanan 10 Klasik ve Unutulmaz Sözler
Yasaklanan 10 Klasik ve Unutulmaz Sözler

Yasaklanan 10 Klasik ve Unutulmaz Sözler

433
0

Kutsal Kitap’tan Harry Potter’a kadar dünyanın en popüler kitaplarından bazıları şiddet içerdikleri iddiasıyla ya da gizemli sebeplerden dolayı yasaklara ve değişime meydan okudular. İşte tartışmalara sebep olan on klasik kitap.

Jack London – Vahşetin Çağrısı

Jack London’ın 1903 Klondike Altın Hücumu macerası yüzünden kitapları Yugoslavya ve İtalya’da “çok radikal” olduğu için yasaklandı, yazarın bilinen sosyalist eğilimleri yüzündense kitapları Naziler tarafından yakıldı.

“Yaşamın doruğunu belirleyen ve artık onun ötesinde yaşamın daha da yükselemeyeceği bir kendinden geçme vardır. Bu kendinden geçme kişinin en canlı olduğu anda gelir ama beraberinde canlı olma unutkanlığını da getirir. İşte yaşamın çelişkisidir bu.”

“Vahşi hayatta bir sabır vardır, hayatın kendisi gibi yorulmak bilmez bir ısrarcılıkla bir şeyin peşini bırakmayan azimdir.”

“Bu zor şartlarda, kaba kuvvetin geçerli olduğu bir dünyada yaşamaya çalışırken, ahlak ne kadar gereksiz ve boş bir şeydi. Güneyde anlayış ve sevgiye dayalı bir yaşantı sürerken elbette ahlaklı olmak güzeldi ama burada öyle yaşamaya çalışmak sadece budalalıktı.”

John Steinbeck – Gazap Üzümleri

John Steinbeck’in hem Pulitzer hem de Amerikan Ulusal Kitap Ödüllü romanı, Büyük Bunalımın kırsalda yaşayan yoksul insanlar üstündeki etkisini anlatıyor. Romandaki yoksulluk temasının insanları aşağıladığı iddiasıyla kitap ABD’de resmen yasaklanmış ve toplatılarak yakılmış.

“İnsanın bir karış toprağı oldu mu, o toprak artık o insandır. O insanın bir parçasıdır. O insana benzer. Eğer o arazinin üzerinde yürüyorsa, o araziyi işletiyorsa, o acı çekerken üzülüyor, yağmur yağdıkça seviniyorsa, o mülk o adamın kendisi olur. Adam da… ona sahip olduğu için büyür. Başarılı olmasa bile, toprağıyla büyük olur.”

“Bir insan ki, kendini zengin görmek için bir milyon dönüm toprağa ihtiyaç duyar, bana göre o insanın gönlü çok fakirdir. Bir insanın gönlü fakir olduktan sonra, milyonlarca dönüm toprak almış, neye yarar, yine de fakirdir.”

“Ne günah var, ne erdem. Yalnızca insanların yaptıkları var. Hepsi aynı kapıya çıkar. İnsanların yaptığı şeylerin kimi iyi, kimi iyi değil; bunu da söylemek herkesin hakkı değildir.”

Dr. Seuss – Loraks

Bazı okuyucular Dr. Seuss’un Loraks’ını okurken “ağaçlar için konuşan” küçük bir karakter görürken bazıları çocuk kitabının politik yorumlar içerdiğini ve hatta yazarın propaganda yaptığını savundular.

James Joyce – Ulysses

James Joyce’un Ulysses romanı, 20. yüzyılın en önemli ve etkili eserlerinden biri ancak hem dil hem de cinsel içerik açısından müstehcen sayılmıştır. 1921’de ABD’de yasaklanan roman, 1933’te yayımcısı Random House’un açtığı davayı kazanması sonucunda yasağı devirdi.

“Bir insan hayatı boyunca bir başına yaşayabilir.”

“Evet, yaşayabilir. Ama yine de ölünce üzerini örtecek birini bulması lazım, her ne kadar kendi mezarını kazabilirse de hepimiz böyleyiz.”

“Şimdi gör. Her şey sen olmadan da hep orada ve sonsuza dek olacak, dipsiz dünya.”

“Zalimce bir şey. İnsanların birbirlerine gönül vermelerini sağla: Onları birbirlerine bağla. Sonra da kopar ayır onları. Ölüm. Felek. Kafasını patlat. Haydi ordan cehenneme. İnsan yaşamı.”

“Güzellik duygusu bize yolumuzu şaşırtıyor.”

Erich Maria Remarque – Batı Cephesinde Bir Şey Yok

1929’da Birinci Dünya Savaşı’nda Alman cephesinde savaşan Erich Maris Remarque, Alman askerlerinin savaşta karşılaştığı aşırı zihinsel ve fiziksel baskıyı anlatan Batı Cephesinde Sessizlik romanını yazdı. Tabii ki kitabın gerçekçiliği Nazi liderlerinin hoşuna gitmedi ve propagandaları engelleme korkusuyla yasaklandı.

“Bu böyle olunca, şimdiye kadar yazılmış, yapılmış, düşünülmüş şeyler ne kadar saçma! Binlerce senenin medeniyeti, bu kan sellerinin akmasına bile mani olamadıktan, bu yüz binlerce işkence zindanını kapatamadıktan sonra, bütün o yazılanlar, hepsi boş, hepsi yalan olsa gerek. Harbin ne olduğunu önce hastane gösterir.”

“Biz genç değiliz artık. Biz dünyayı fethetmek istemiyoruz artık. Kaçağız biz. Kendimizden kaçıyoruz artık. Hayatımızdan. On sekiz yaşında idik; dünyayı, hayatı sevmeye başlamıştık, sevdiğimiz bu şeylere kurşun sıkmak zorunda kaldık. Patlayan ilk mermiler kalbimize saplandı. Çalışma, çaba, ilerleme kapıları kapandı bize. Biz bunlara artık inanmıyoruz, biz harbe inanıyoruz.”

“Gencim ben, yirmisindeyim. Ama hayatta bildiğim tek şey umutsuzluk, ölüm, korku. Ve bir acı uçurumunun üstüne atılmış sığ, soytarıca bir keyif… İnsanların nasıl birbirine düşman edildiğini, nasıl ses çıkarmadan, bilmeden, ahmakça, uysalca, masumca birbirlerini boğazladıklarını biliyorum. Dünyadaki en keskin zekaların bu işkenceyi büsbütün inceltmek ve uzatmak için silahlarla sözler icat ettiğini görüyorum.”

George Orwell – Hayvan Çiftliği

George Orwell’ın 1945 tarihinde yayınlanacak romanı Stalin karşıtı teması yüzünden İngiltere’de ertelendi. Romana Almaya’da Müttefik birlikler tarafından el konuldu, 1946’da Yugoslavya’da ve 1991’de Kenya’da yasaklandı ve 2002’de Birleşik Arap Emirlikleri’nde yasaklandı.

“Bu hayatta başımıza gelen tüm kötülüklerin insanların zorbalığından kaynaklandığı gün gibi açık değil mi?”

“İnsan ile hayvanların ortak çıkarı vardır, birinin dirliği öbürlerinin de dirliğidir, diyen çıkabilir. Onlara sakın kulak asmayın. Hepsi yalan. İnsanoğlu, kendinden başka hiçbir yaratığın çıkarını gözetmez.”

“Tek gerçek düşmanımız insandır. İnsanı ortadan kaldırın, açlığın ve köle gibi çalışmanın temelindeki neden de sonsuza dek silinecektir.”

William Faulkner – Döşeğimde Ölürken

Döşeğimde Ölürken, Amerikan Edebiyatının bir parçası olarak görülmesine rağmen Mayfield, Kentucky’de bir okul bunu kabul etmedi. 1986’da bu roman okulda bölgesinde Tanrı’nın varlığını sorgulaması nedeniyle yasaklandı.

“Ama bilemiyorum ne deliliktir, ne değildir; kim karar verebilir kesinlikle. Çünkü galiba her adamın içinde deliden de, akıllıdan da ötede bir başka adam var ve o adamın delice ve akıllıca işlerine aynı tiksinme ve aynı şaşkınlıkla bakıyor içerden.”

“Diz çöküp dua etmemi istedi, çünkü günahı, ‘sadece’ kelimeler olarak görenlerin gözünde kurtuluş da kelimelerdir sadece.”

“Kimi zaman kesinlikle bilemiyorum, bir adamın ne zaman çatlak, ne zaman akıllı olduğunu kimin söylemeye hakkı var. Kimi zaman diyorum ki hiçbirimiz tam deli ya da tam akıllı değiliz, denge bir yana doğru kaymadıkça. Hani bir adamın yaptıklarından çok, onları yaptığı zaman çoğunluğun o adama bakışından anlaşılıyor bu galiba.”

Vladimir Nabokov – Lolita

Lolita romanında orta yaşlı bir edebiyat profesörünün, sonradan üvey babası olacağı kızı saplantı haline getirdiğini biliyoruz. Bugün okurken bile hayrete düşüren hikaye, roman 1955’te piyasaya çıktığında nasıl bir etki yarattı düşünün. Fransa, İngiltere, Arjantin, Yeni Zlenada veGüney Afrika da dahil olmak üzere birçok ülke müstehcenlik sebebiyle kitabı yasakladı. 1958’de Kanada’da aynı şeyi yaptı ancak daha roman sonra klasik bir edebiyat eseri kabul edildi ve yasak kaldırıldı.

“Yalnızlık yozlaştırıyordu beni. Dostluğa, üzerime titreyen birine gerek duyuyordum. Kalbime güven olmazdı, ne yapacağı bilinmez bir organdı.”

“Hayatın önemli anlarında insanlar için görme duyusundan çok daha değersiz olan dokunma duyusu, gerçekliğe varma konusunda tek değilse de başlıca araçlarımızdan biri oluyor.”

“Her şeyi zihnimizde planlamışızdır, belli bir kişiyi ne kadar seyrek aralıklarla görürsek onun hakkında oluşturduğumuz kalıba uysallıkla girdiğini görmenin verdiği zevk de o kadar doyurucu olur. Öngördüğümüz kader çizgisinden herhangi bir sapma, bize sadece haddini bildirmezlik değil, ahlaki düşkünlük olarak da gözükür.”

J. D. Salinger – Çavdar Tarlasında Çocuklar

Çavdar Tarlasında Çocuklar romanı son yıllarda gençlerin elinden düşmüyor ancak 1951’de ilk yayınlandığında bir gencin elinde bu romanı görmek oldukça zordu. Roman sorunları olan 16 yaşında bir genci anlattığı için ilk basıldığı günden beri sansürcülerin gözdesi oldu.

“Tanıştığıma hiç memnun olmadığım kimselere, durmadan, ”Tanıştığıma memnun oldum” demek beni öldürüyor. Ama hayatta kalmak istiyorsanız, ille de bu zırvaları söylemek zorundasınız.”

“Eskiden onu pek akıllı sanırdım, o aptallığımla tabii. Öyle sanmamın nedeni; tiyatro, edebiyat bütün bu zırvalıklar üzerine çok şey bilmesiydi. Birisi bu konularda çok şey biliyorsa onun aptal olup olmadığını anlayabilmeniz epey zaman alıyor.”

“Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.”

Lois Lowry – Seçilmiş Kişi

Bu listedeki en yeni roman olan Seçilmiş Kişi 1993’te yayımlandı. Ötanazi gibi konuları ele aldığı için ABD’nin California ve Kentucky gibi bir çok eyaletinde yasaklandı.

(Mental Floss)

(433)

Yorum yaz