Home Çiğdem Öztürk

Çiğdem Öztürk

Seçkin Erdi: “Kendi kendine konuşmasan yaşıyor olmazsın.”

Ama polisiye yirminci ve yirmi birinci yüzyılın kurucu edebi türüdür. Kaçıştan ziyade kurucu bir tür polisiye. Çiğdem Öztürk Müzisyen yönünü tanıdığımız Seçkin Erdi bu sefer bir romanla, Kampana’yla çıktı karşımıza. İstos Yayınları’nın kurucu kadrosunda yer alan Erdi uzunca zamandır yayıncılıkla da uğraşıyor. Biz de mikrofonu Erdi’ye uzatıp şarkı söylemesini değil, Kampana’daki kargayı, tuhaf askerleri ve […]

Alejandro Zambra: “Yazmak daima bir özeleştiridir.”

Latin Amerika edebiyatının büyülü gerçekçilik içinde parlayan bir edebiyat oluşu bizi hep ilgilendirdi. Yakından izledik, pek çok büyük yazarını okuduk. Şimdilerde yeni bir edebiyat yükseliyor oradan. Genç yazarlar bağımsız bir anlayış içinde, çok önemli örnekler veriyor. Alejandro Zambra onların ilk akla gelenlerinden. İspanyolcanın en iyi yirmi iki yazarından birisi seçildi. Notos doğrudan Zambra’ya gitti, pek […]

Zeki Demirkubuz: “Bu işe el yordamıyla başladım, yaptıkça bir şey öğrendim.”

Herkesin yazdığı kadar basit ve sıradan edebiyat öyküleri yazdım, şimdi ne yazdığımı bile hatırlamıyorum. İçerdeyken de iki roman denemem olmuştu. Hapisteki baskınlardan birinde idare romanlardan birine el koyduğu için bir daha göremedim.

Reha Erdem: “Canın acıya acıya gitmek. Her bulma bir çöküş.”

Jîn’in yaşlarında ben de Jîn gibi angajeydim. Taptaze, en güzel yaşlar. Biraz sarsakça da olsa, insanın rüzgârlara karşı durma hali çok güzel o yaşlarda. Kendim öyle durmasam da film öyle dursun istedim. Ben dünyaya bu açıdan bakıyorum, sanattaki, edebiyattaki gerçekçiliğin düşünceyi öldürdüğünü düşünüyorum.