Home Deniz Gündoğan İbrişim

Deniz Gündoğan İbrişim

Deniz Gündoğan İbrişim
(1979) İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları ve Budapeşte Central European Üniversitesi'nde Toplumsal Cinsiyet ve Kültürel Araştırmalar bölümünde yüksek lisans programından "Latife Tekin Romanlarında Dişil Büyülü Gerçekçilik: Sevgili Arsız Ölüm ve Muinar" adlı tez çalışmasıyla mezun oldu. 2002-2014 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü'nde İngilizce okutmanı olarak çalıştı. Öykü, deneme ve çevirileri Hece, Radikal Kitap, Galapera Öykü Fanzin, Notos ve Varlık gibi dergilerde yayımlandı. 2014 yılında Fulbright doktora bursunu kazanarak Washington Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü'nde doktora eğitimine başladı. İlgi alanları ulus-ötesi edebiyatlar, dünya edebiyatı, tanıklık edebiyatı, travma, felaket ve bellek çalışmaları, feminist/queer tarih yazımıyla anlatıbilime odaklanır. Şu anki çalışmaları sömürge sonrası edebiyatlarda (Afrika, Hindistan ve Ortadoğu) ve Modern Türk edebiyatında karşılaştırmalı ve ilişkisel tanıklık, çok yönlü bellekler, norm dışı zaman ve kimlik kurgularıdır. Doktora çalışmalarını Amerika'da sürdürüyor ve İstanbul-Amerika arasında yaşıyor.

Turgut Uyar'dan Esinlensek, Geyikli Gece'yi Bulabilsek

Hangi par­ça­mızla nefes ala­ca­ğı­mızı, nasıl iyi­le­şip de ne ara dönü­şüp dönüş­tü­re­ce­ği­mizi düşü­nüp durur­ken, 2017’ye adım attı­ğı­mız yeni yılın daha bu ilk gün­lerde yaşa­nan artık kaçıncı vah­şet, kayıp, çürüme, kay­bo­luş kar­şı­sında Adorno’nun sözünü ettiği “kur­ta­rıl­ma­nın bakış açı­sın­dan görü­ne­cek­leri biçi­miyle düşünme” çaba­sını bede­ni­min bütün tit­re­şim­le­riyle his­set­meye ve kav­ra­maya çalı­şı­yo­rum. Deniz Gündoğan İbrişim Adorno, Minima Mora­lia’da şöyle der: […]

Çeviri Doğan Romanlar: Dünya Edebiyatında Yeni Tartışmalar

Metin­ler, roman­lar Walkowitz’in dediği gibi çeviri doğu­yorsa eğer, tek bir dille yetin­me­mek, farklı dil­ler­deki bir­çok seçe­neği göz­den geçir­mek yek­pâre anla­tı­lara sıkış­ma­nın da öte­sine geç­mek için önemli duru­yor. Deniz Gündoğan İbrişim Bir dil­den diğe­rine çev­ri­len şiir, öykü ve roman­la­rın, ulu­sal sınır­ları aşıp dünya ede­bi­yatı diye adlan­dır­dı­ğı­mız koz­mo­po­lit ve çok yönlü edebi alış­ve­riş ve iliş­ki­ler ağı­nın önemli […]

Svetlana Aleksiyeviç’in dinleme tutkusu

“Evi­miz kitap­larla doluydu ama ben kadın­ları din­le­meyi ter­cih eder­dim. Onları din­le­mek kitap oku­mak­tan daha heye­can verici ve ilginçti.” Yazar neyi nasıl dinler? Tho­mas Mann okur­ken İkinci Dünya Savaşı’nın getir­diği fizik­sel ve ruh­sal yara­larla nere­deyse yitip bu dün­yada par­ça­lan­mış olmaya mah­kûm karak­ter­le­rin sesini kuv­vetle duya­rız; Sal­man Rush­die okur­ken mil­li­yetçi, şoven dev­let söy­lem­le­riyle birey, kim­lik, aidi­yet, top­lum­sal […]

Hegel’in Shakespeare Okuması

Hegel’e göre kla­sik tra­ged­yada kah­ra­man­lar, kişi­lik­le­rin­deki ahlaki bir zayıf­lığa göre nite­len­di­ril­me­miş­ler­dir. Hegel Este­tik’te (1832) gele­nek­sel tra­jedi anla­yı­şın­dan çok faklı bir tra­jedi tanımı ortaya atmıştı. Hegel’e göre kla­sik tra­ged­yada kah­ra­man­lar, kişi­lik­le­rin­deki ahlaki bir zayıf­lığa göre nite­len­di­ril­me­miş­ler­dir. İki ahlak sis­temi ara­sında kal­dık­ları ve birine bağlı kalır­ken kaçı­nıl­maz ola­rak öte­kiyle diya­lek­tik bir iliş­kiye gir­dik­le­rin­den en niha­ye­tinde yenil­meye mah­kûm […]

Deniz Gündoğan İbrişim • Kuru Dut Torbaları

Büyü­mek hiç aklımda yok­ken, ani­den köşe­deki sal­la­nan san­dal­yede büyü­yü­ver­dim. Öyle­sine tekin­siz, öyle­sine uğul­tulu. Kala­ba­lık sokaktı bence hayat. Cılız bir dal kopuşu şimdi yaşam. Ner­de­sin Dimitri? Yağ­mur önce­siydi yaşam, yağ­mur son­ra­sıydı nefes. Sahil­deki uzun yürü­yüş­lerdi. Yeni­len­meydi yaşam. Lodos baş ağrı­sıydı ama kokusu vardı! Her­kes bilirdi tut­ku­sunu, kimse bil­mezdi iç delme bur­gu­sunu. Kala­ba­lık kuy­tu­larda arar­ken lodos koku­sunu, […]

Hikâye anlatıcılığının izinde

Son­tag 2004 tarihli konuş­ma­sında çok sev­diği yazar Nadine Gordimer’ın peşin­den gide­rek, “Söz­cük­leri ve hikâ­ye­leri sevin, cüm­le­lere kafa yorun” diyor. Susan Son­tag (1933-2004) “Ede­bi­yat özgür­lük­tür” der­ken hem kendi gücüne hem de ede­bi­ya­tın gücüne ina­nı­yordu. Ede­bi­ya­tın dönüş­tü­rücü etki­sini yaza­rın iç dün­yası ve oku­run imgesi adına çok önemli bulu­yordu. Son­tag, kitap­la­rın, hikâye anla­tı­cı­lı­ğı­nın ve yaza­rın top­lum­sal sorum­lu­lu­ğuna iliş­kin […]

Dünya Edebiyatı Kavramına Kısa Bir Bakış

Kül­tü­rel ola­rak göre­celi bir olgu olan dünya ede­bi­ya­tına iliş­kin bütün soru­la­rı­mız aslında dünya ede­bi­ya­tını ve tari­hini nasıl algı­la­dı­ğı­mızla yakın­dan iliş­ki­li­dir. Dünya ede­bi­ya­tı­nın gerek ulu­sal gerekse ulus-ötesi bağın­tı­lar üze­rin­den son derece çeşitli algı­la­ma­ları ola­bi­lir. Önemli olan bu çeşit­li­liği nasıl çalı­şa­ca­ğı­mız ve metin­ler üze­rinde hiye­rarşi ve şid­det kul­lan­mak­sı­zın nasıl kar­şı­laş­tır­ma­lar yapa­ca­ğı­mız­dır. Günü­müzde dünya ede­bi­ya­tı­nın ne demek oldu­ğuna […]

J.R.R Tolkien'in Okul Defterinde Saklı Şiirleri

Zalimdi dünya ve griydi dün gece Ay ve yıl­dız kaçıp git­mişti Böyle baş­lı­yor “Noel” şiiri. Tolkien’in “Noel” adlı şiirine 1936 yılına ait bir okul def­te­rinde rast­landı. Şiiri, Tol­kien ede­bi­yatı üze­rine çalış­ma­la­rıyla ünlü Wayne Ham­mond saye­sinde bulan kişiyse Abing­don, Oxfordshire’daki Kız­lar Lisesi’nin müdürü Step­han Oli­ver. Tol­kien, 1925-1945 yıl­ları ara­sında Oxford’da yaşar­ken bir üni­ver­si­tede Anglo-Saxon ede­bi­yatı üze­rine ders­ler ver­mişti.  […]

Tarihsel Roman Öldü Diyenler, Tarihsel Romanı Yeniden Düşünenler...

Geç­mi­şin, belli başlı siyasi dönem ve buh­ran­la­rın, tota­li­ter rejim­ler ve insan hak­ları ihlal­leri altında payına ses­siz­lik düşen­le­rin dile gel­meye baş­la­ma­sıyla tarih­sel roma­nı­nın yeni ve farklı oku­ma­la­rını düşün­me­li­yiz. İskoç yazar Wal­ter Scott’ın eser­le­rin­den yola çıkan Georg Luk­ács, tarih­sel roman kav­ramı üze­rine, Perry Anderson’ın “From Prog­ress to Catast­rophe” (İler­le­me­den Fela­kete) adlı maka­le­sinde alın­tı­la­dığı gibi şöyle der: “Tarih­sel romanı […]

Thomas Bernhard'da Toplumsal Zihin ve Queer Yaklaşımlar

Odun Kes­mek, bizi anlatıcının/kahramanının zih­niyle baş başa bıra­kır­ken, top­lum­sal ve kül­tü­rel zihin kav­ra­mına gön­derme yapar. Met­nin tümü döne­min Viyana sanat­çı­la­rına, sanat ve ede­bi­yat dün­ya­sına iliş­kin büyük bir eleş­tiri yumağı haline gelir.  Oscar Wilde “The Cri­tic as Artist” adlı denem­sinde insan zihni üze­rine şöyle der: “Zihin, ente­lek­tüel alanda bir devi­mim­den başka nedir ki? Düşün­ce­nin özü, yaşa­mın […]