Home Deniz Gündoğan İbrişim

Deniz Gündoğan İbrişim

Deniz Gündoğan İbrişim
(1979) İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. İstanbul Üniversitesi Kadın Çalışmaları ve Budapeşte Central European Üniversitesi'nde Toplumsal Cinsiyet ve Kültürel Araştırmalar bölümünde yüksek lisans programından "Latife Tekin Romanlarında Dişil Büyülü Gerçekçilik: Sevgili Arsız Ölüm ve Muinar" adlı tez çalışmasıyla mezun oldu. 2002-2014 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü'nde İngilizce okutmanı olarak çalıştı. Öykü, deneme ve çevirileri Hece, Radikal Kitap, Galapera Öykü Fanzin, Notos ve Varlık gibi dergilerde yayımlandı. 2014 yılında Fulbright doktora bursunu kazanarak Washington Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü'nde doktora eğitimine başladı. İlgi alanları ulus-ötesi edebiyatlar, dünya edebiyatı, tanıklık edebiyatı, travma, felaket ve bellek çalışmaları, feminist/queer tarih yazımıyla anlatıbilime odaklanır. Şu anki çalışmaları sömürge sonrası edebiyatlarda (Afrika, Hindistan ve Ortadoğu) ve Modern Türk edebiyatında karşılaştırmalı ve ilişkisel tanıklık, çok yönlü bellekler, norm dışı zaman ve kimlik kurgularıdır. Doktora çalışmalarını Amerika'da sürdürüyor ve İstanbul-Amerika arasında yaşıyor.

Cortázar’ın Ders Notları Kitaplaştırıldı

Cortázar’ın Berkeley Üniversitesi’nde verdiği edebiyat derslerinin notları kitaplaştırıldı. Henüz Türkçeye çevrilmeyen kitap çağdaş öykü üzerine düşünmek ve Latin Amerika edebiyatını yakından tanımak için iyi bir fırsat. Edebiyatı yerle bir etmeyen bir yazar ne işe yarar?” diye sorar Arjantinli büyük yazar Julio Cortázar. 1963’te yazdığı ünlü Seksek romanında bu sorunun yankısı yinelenir durur. Anti-roman diye de […]

Deniz Gündoğan İbrişim • Karşılaşma

Araba her zamanki gibi dar orman yoluna saptı. Sağda solda birbirlerine sarılarak yukarıya uzanan ağaçların dallarına bakılırsa bahar kapıda. Yavaşça inen karanlığa rağmen seçilebilen patlayan erik ağaçları mesela. Yol boyunca beyaz, ferah bir soluk her geçen arabaya. Daha erkene dönük dallar. Sonra küçücek çıkacak erik, sonra büyüyecek ve kırmızıya, mora dönüşecek. Sonra. “Ben seni bahara […]

Maya Angelou’nun İzini Sürmek

Genç bir siyahî kadın olarak Angelou beyazlardan ve pek çok adamdan kötü muamele görür ve ancak edebi aşkla ve siyah feminizmin çoğulcu sesiyle bunun üstesinden gelir. Deniz Gündoğan İbrişim Afro-Amerikalı yazar, şair, aktris ve aktivist Maya Angelou (1928-2014), 1928 yılının Nisan ayında Orta Batı Amerika’nın Missouri eyaletindeki St. Louis şehrinde doğar. Yaşadığı şehrin ırksal ve […]

Joseph Conrad Severler İçin

Conrad bu anlamda kapitalist sistemin toplumları nasıl ayrıştırdığının bilincindedir. Harvard Üniversitesi’nde tarih bölümünde araştırmacı ve akademisyen Maya Jasanoff, İngiliz edebiyatının önemli ismi Joseph Conrad’ın metinlerinin ilginç geçmişini su yüzüne çıkarıyor. The Dawn Watch adlı kitabında, Conrad’ın eserlerinin Batı’nın zaferi ve küreselleşmeyle içten içe nasıl hesaplaştığını inceleyerek okuru anti-tarih diyebileceğimiz sıra dışı bir yolculuğa çıkarıyor. Nostromo’nun […]

Anadili Üzerine, Anadilin Ötesinde

Yabancılaşma etkisi altında bir yasadan başka bir yasaya geçiyor Özdamar. Onu okurken çoğu kez ağzımızın içindeki organı, dilin ta kendisini düşünmeden edemiyoruz. Sağa sola, yukarıya aşağıya kıvrılan dilimizi. Deniz Gündoğan İbrişim Evimizin dili anadilimizdir. Acıyla ya da mutlulukla nasıl yoğrulmuşsa evimiz, dilimiz o hamurun mayasıdır. Biz anadilimizi çoğu kez tek dilli olarak biliriz. İçine doğduğumuz […]

Çağdaş Edebiyatta Kalan’ı Yeniden Düşünmek: Gemiler, Duvarlar, Çitler

The Water Knife ya da Su Bıçağı hem distopik bir romandır hem de etkin bir öznedir. Öznedir çünkü şiddetin ve dışlamanın eyleyicisidir. Dahası, dünya sona ererken yekpare bir umutsuzluk ve bencillik içinde inşa edilmeye çalışılan bütün gemileri, yapıları ve içe kapanık şehrimsi fanusları içeren, komşuyu ve Öteki’yi düşünmeyen bütün sistemler topluluğudur. Deniz Gündoğan İbrişim Her […]

Deniz Gündoğan İbrişim • Salya

Alacakaranlığın dalları yere düşmüş. Sanki koca bir fırtına bulutundan kopup gelmiş. Yaklaşık iki saattir yürüyorum. Yürümenin zihnimdeki bulutları dağıtacağını umarak. Ancak yürüdükçe önümü görmekte zorlanıyorum. Ormandan şehre yaklaştıkta kalın kadifeden perde çekiliyor gözlerime. Çok yavaş, neredeyse yalvarırcasına akarak bedenimdeki her hücrenin tınısını, sızısını duyumsatan zamanla, bir parmak şıkırtısında geçen süre arasındaki ateş arasında kaldığımı biliyorum. […]

Uyanan Güzel: Güç, İktidar ve Kadına Atfedilen Edilgenliği Sorgulayan Bir Roman

Jale Sancak’ın Uyanan Güzel’i farklı tarihsel ve kültürel dokunuşlarla katmanlaşarak başka sarsıntılara, öznelliklere ve anlam arayışlarına davet ediyor okuru. İstanbul’da ilkin aşk sarıyor sarsıntıları, yaraları. Sonra sevgi kabuk attırıyor, karakterleri dönüştürüyor ve sevgi başkanın tecrübesini bizim duymamızı eyliyor. Aslında en çok da yazı arz eyliyor yolları kesişen bireysel ve kültürel örselenmeleri görmemizi ve buradan doğan […]

Isabel Allende’den Yeni Roman: Kışın Tam Ortasında

Göçü ve zorla yerinden ettirilmeyi bir tekne dolusu kurban diye düşünmeyi bıraktığımız an, en temelinde insanı görmüş olacağız. Hikâyeye kalbimizi açacağız. Deniz Gündoğan İbrişim Çağdaş Latin Amerikan edebiyatının güçlü kadın seslerinden Şilili yazar Isabel Allende’yle hâlen eğitimini sürdürdüğüm karşılaştırmalı edebiyat doktorası etkinliğinde şahsen tanışma şansına eriştim. Allende’nin 2017’de yazdığı son romanı In the Midst of […]

Atığın Poetikası

T.S. Eliot’ın dizeleri, zaman-mekânda katlanarak dolaşan atığın duygusunu, atığın ardına gizlenmiş korkumuzun da en büyük arzumuz olduğunu incelikli biçimde verir okura. Atığın hafızasını imler. Deniz Gündoğan İbrişim                             Atık nedir? Atığı nasıl tarif ederiz? Aslında basit gibi görünen bu sözcük üzerine bir süredir düşünüyorum. Sözlük anlamıyla atık, kullanılmış, artık istenmeyen ve çevre için zarar oluşturan her […]