Home Haden Öz

Haden Öz

Bu Dava sadece Josef K.nın mı?

Bu yazıyı yazarken kapım çalınsa, ki bu iyimser bir olasılık zira bugünlerde kapılar çalınmıyor kırılıyor, polisler içeri girip beni gözaltına alsa en az birkaç gün benden haber alamazsınız. Dosyama gizlilik kararı konup bir hücreye atılsam günlerce, aylarca ve hatta yıllarca neyle suçlandığımı bilmeden ömür çürütebilirim. Sonra bir gün bir yanlışlık olduğu söylenir ya da hakkımda […]

Haden Öz • Absürt Bir Hikaye

Ro ile Da gecenin karanlığında yalpalaya yalpalaya yürüyorlardı. Ro: Bir tek sorunumuz kaldı, onu da hallettik mi tamamdır. Da: Evet. Peki, halledebilecek miyiz, buna gücümüz yeter mi? Ro: Eğer bunu sorun olarak görüyorsak ve buradaysak bu soru zaten geçerliğini yitirmez mi dostum? Da: Haklısın, ama olur ya… Ro: Olmaz, olmaz. Rahat ol. Da: Peki, öyle olsun yaşım. Ro: Yaşım mı? […]

Çocukluğun Soğuk Geceleri’ne Gitmek

Tezer Özlü’yü Çocukluğun Soğuk Geceleri kitabıyla tanıdım. Hepi topu 58 sayfalık bir roman. Romanı bir solukta, elimden bırakamadan okudum, diyemeyeceğim. Çünkü romanı okumak günlerimi aldı. Bunun nedeni, Tezer Özlü ile daha kitabın ilk sayfalarında kurduğum bağ oldu. Mesela şöyle iki cümle var: “Kış şabahları kasabanın dışındaki okula giden yolda, tipiden yüzlerimizi öne eğerek ilerliyoruz. Ellerim […]

Jürgen Habermas’tan Sivil İtaatsizliğe Dair 10 Alıntı

Sivil itaatsizlik temelde bireyin, bir topluluğun ya da toplumun kimi yasalara, politikalara, kurulu düzenin hukuk sistemine bir itiraz biçimidir. Çoğu tanıma göre şiddetsiz olmak koşulu ön plana çıkarılırken bu tanımın dışına çıkmak da mümkün. Jürgen Habermas, John Rawls’un sivil itaatsizlik tanımına dair şunları aktarıyor: “John Rawls, Adalet Kuramı adlı tanınmış eserinde şu tanımı önermektedir: Sivil […]

Sisifos Söyleni’nden İntihar ve Ölüme Dair Alıntılar

Yaşama dair bir yargıya varmadan yaşamak mümkün değil midir? Bunu hayatta pek kimseler yapmaz. Yani, “önce yaşamın yaşanmaya değip değmeyeceği yargısına varayım, sonra yaşayıp yaşamamaya karar veririm” diyen yoktur herhalde. Bu soru(n), Albert Camus (1913-1960) açısından felsefenin en temel, en can alıcı soru(n)larından biridir. Çünkü bu soruya vereceğimiz cevap, sorunun içimizi bir kurt gibi kemirmeye […]

Aristoteles’ten Tirana Dair Çarpıcı Alıntılar

Aristoteles, ünlü Politika adlı eserinde “iyi bir amaçla kurulmuş bir topluluk” olarak gördüğü devleti ayrıntılarıyla ele alır. Yönetim şekillerini, yurttaşları, yurttaşların devletle olan ilişkisini, yöneticilerin durumunu ve yurttaş-yönetici-devlet karşılıklı ilişkilerini analitik bir yöntemle irdeler. Doğru anayasalar diye adlandırdığı yönetim şekillerini sapmalarıyla birlikte şöyle sınıflandırır: 1. Ortak iyiliği amaçlayan bir kişinin yönetimi: Krallık. Sapması: Tiranlık 2. […]

Sosyal Bilimler mi, Doğa Bilimleri mi?

Bilimsel etkinlik insanın doğayla olan ilişkisinin kaçınılmaz bir sonucudur. İçinde bulunduğu doğayı tanıma merakı, ona karşı koyma, zorluklarının üstesinden gelme isteği insanı bilimsel etkinliğe yöneltmiştir. Daha doğrusu bu etkinliğe bilimsel etkinlik ya da bilim adını veriyoruz. Babil uygarlığından, Eski Mısır’dan, Mezopotamya’dan bu yana bilim bir insan eylemi olarak var olagelmiştir. Gerek araştırma alanları gerekse de […]

Marx’tan Yabancılaşma Üzerine 10 Önemli Söz

Günümüz kapitalist dünyasında insanın mustarip olduğu en önemli sorunlardan biri yabancılaşmadır. Bu kavram felsefe tarihinde Hegel ve Feuerbach tarafından çokça kullanılmıştı. Lakin söz konusu kapitalizm eleştirisi olunca, kanımca bu kavramı Marx kadar iyi kullanan olmamıştır. Onun yabancılaşmayı insan, yabancılaşmış emek ve doğa üzerinden farklı bir zemine çekmesi hâlâ güncelliğini koruyor. Marx gerek Entfremdung (yabancılaşma) gerekse […]

Sartre’ın Özgürlük Yolları…

Felsefeyle mi ilgilisiniz o halde Sartre’ı duymamış olamazsınız? Yoksa siz sadece iyi bir edebiyat okuru musunuz, o halde Sartre’ı ıskalamış olmanız mümkün değil? Diyelim ki felsefe veyahut edebiyatla pek ilgili değilsiniz ama tiyatroya bayılıyorsunuz, o halde Sartre’ın en az bir oyunundan haberdar olmalısınız. Bu saydıklarımdan hiçbiri ilginizi çekmiyor mu, tarihle mi ilgileniyorsunuz, o halde Vietnam […]

İoanna Kuçuradi’den İnsan Hakları Üzerine 21 Alıntı

Türkiye’de felsefe ya da filozof dendiğinde genellikle dünya sorunlarından elini eteğini çekmiş, fildişi kulesinde oturan ve varoluşun genel sorunlarını kendine dert edinmiş münzevi insanlar akla gelir. Kuşkusuz bu, tarihin en önemli filozoflarını çıkarmış bu coğrafya açısından son derece üzücü bir durumdur. Oysa bu anlayışa en iyi cevap kanımca İoanna Kuçuradi’dir. O, felsefeyi bir insanlaşma etkinliği […]