Home Hasan Cüneyt Bozkurt

Hasan Cüneyt Bozkurt

Hasan Cüneyt Bozkurt • Namus Parası

Osman Şahin’e… İbrahim, babasının elinden tutmuştu. Çatısız bir evin koridorunu andıran dar sokaklarda yürüyordu nereye gittiğini bilmeden. Kesintisiz uzanan yüksek duvarlarda uzak aralıklarla demir kapılar vardı. Bazen üç tekerlekli motosikletler geçiyordu yoldan. Böyle anlarda en yakın kapı arkalarında kalmışsa geri dönüp hızlı hızlı yürüyerek kapı eşiğine sığınıyorlardı. Nakışlarla süslenmiş kemerli bir kapıda durdular. Gıcırtılarla içeri […]

Hasan Cüneyt Bozkurt • Virane Gönüller

Tayfun Baba’ya… Kasabanın hafızasındaki Mikail Bey, demir kartallı siyah şapkası, kösele tabanlı, siyah, rugan ayakkabıları, en üst düğmesine kadar ilikli gömleği, düzgünce bağlanmış kravatı ve ceketinin yakalarında ay yıldızlı rozetleriyle bir istasyon şefiydi. Sıradan biri olduğunu söyleyemem. İşten arta kalan bütün zamanını, günde dört-beş saatlik uykuyla okuyarak geçirirdi. Sabah trenini karşılamadan önce gar çevresinde dolaşır, makasları […]

Hasan Cüneyt Bozkurt • Saatleri Ayarlama Enstitüsü Savunmaları

Örtük talimatınız gereği enstitümüze gelen özel araçların hiçbiri beni taşımak istemediğinden ikametgâh adresimden 08.00’de kalkan ilk dolmuşa bindim. Bir kadının etekleri olmasa bunu da yapamayacaktım. Neyse ki beni fark etmedi. İlk basamağa adımını atar atmaz tutunduğum yerden fırlayıp bana en yakın koltuğun altında bir kıyı buldum kendime. İçerisi çok kalabalıktı. O hareketlilikte birisi kuyruğuma bastı. […]

Hasan Cüneyt Bozkurt • Köprüde

Köprüde defterimi karıştırıyordum. O sıra Faruk, çürümeye başlamış karideslerden birini çıkardı poşetten. Amma kokuyordu. Böyle olmasa balıkçı iki liradan verir miydi kilosunu? Ustalıkla soydu kabuğunu. İçindeki eti köprünün parmaklıklarının üzerine yatırıp keskin bıçağıyla üç parçaya ayırdı. Sırtını nemli soğuk rüzgâra siper etmiş. Misinanın savrulmasını engellemeye çalışıyor, parçaları oltaya takarken zorlanıyor. Sonra makarayı boşalttı denize. Bekledik. […]