Home Kısmet Rüstemov

Kısmet Rüstemov

Kısmet Rüstemov • Yirmi Kuruşluk Ders

Yağmurlu bir Bakü akşamında rastladığım dilenci kadının iki büklüm vücudu olmamış bir hayata sorulmuş yorgun “neden” sorusuna benziyordu. Yağmurun sesi şemsiyeli, şapkalı insanların adım seslerine karışmıştı; ayakkabıların tıkırtısı yağmurun sesinden bir geri kalıyor, bir öne geçiyordu. Dilenci kadın durmadan aynı cümleyi yarım bırakıyordu: “Allah aşkına…” Nedendir bilmem, bana öyle geldi ki onun yarım kalan cümlesi […]

Geleceğin Tarihi

Günümüzle filmdeki gelecek arasında kaç yıl var? Daha var mı o geleceğe? Yoksa o gelecek artık geldi de biz mi farkında değiliz? Kısmet Rüstemov 2013 yılında beş dalda Oscar’a aday olan ve bu dallardan birinde – en iyi senaryo dalında galip gelen Her (Aşk) filmi gelecekten bahsediyor. Fakat bu gelecek alışılmış Hollywood filmlerindeki gibi değil, […]

Nabokov’un Göçmen Oyunları

“Ben İngilizce düşünüyorum, yüreğim Rusça atıyor, kulaklarım Fransızca duyuyor.” Kısmet Rüstemov Nabokov üzerine onun edebi dünyasının oyun kurallarını bilmeden sadece yazmak için yazmak çok tehlikeli, çünkü onun kahramanlarından biri oluverirsin, haberin olmaz. Üslup ve biçim oyunlarından, ironiden, parodiden, tesadüften, kısası, zengin edebi hileler kaleydoskopundan uzak olan herhangi bir yazı, Nabokov’un kahkaha kalaşnikofundan çıkan mermilerle hemen darmadağın olur. Ben […]

Cees Noteboom: Ritüeller

Sisli nisan gecesinde uykum muhacir, beyaz duvarlarda ay ışığı geziniyor ve ben, bu süt beyazı ışığın duvardaki dansını seyrederken aklımın bekleme salonundaki turist düşünceler pasaportlarına mühür vurulmasını bekliyor. Dışarıda yalın ayak bir rüzgâr koşuyor, seyrek otomobillerin sesi penceremi öpüp geçiyor. Birazdan, bir-iki saat sonra, karanlığın mesaisi bitince, kömür gözlü gece yıldız yıldız kaybolduğunda, aklımın bekleme […]

Antichrist ve Lars von Trier’in Mitolojisi

Ulysses’in içine o kadar çok bilmece-bulmaca ve zekâ oyunu koydum ki, profesörler yüzyıllarca ne demek istediğimi tartışacaklar, insanın ölümsüzlüğü garantilemesinin tek yolu da budur. James Joyce Kısmet Rüstemov Lars von Trier’in filmlerinde öne çıkan bir taraf var: o, çoğu filminde önce güzel, estetik, mükemmele yakın, sakin bir dünya yaratıyor, sonra bazen usulca, bazen de aniden o […]

Ian McEwan: Cumartesi

Ian McEwan’ın romanı meseleye farklı yerden bakıyor. Daha çok bireylerin psikolojik zedelerine yoğunlaşıyor. Kısmet Rüstemov Megapolis göklere meydan okuyan devasa gökdelenleri, alışveriş merkezleri, insanı her zaman hazırlıksız yakalayan sayısız küçük yol ayrımı ile hem bin bir gece, hem de bin bir gündüz.  Bu bin kafalı ejderhanın bir de hafta sonları var. Dünyanın siyasi haritasını bir yazının […]

Julian Barnes’ın Bir Son Duygusu Romanı

Hatırladıklarımızın ne kadarı gerçek, ne kadarı bizim uydurmamız? Kısmet Rüstemov İkinci Dünya savaşından sonra günlük hayattan bilimin, sanatın çeşitli sahalarına kadar çoğu alanda kendini gösteren postmodern düşünce birçok kavrama olduğu gibi tarihe, hafızaya da farklı yerden bakmayı denedi. Yeni Tarihcilik (New Historism) mutlak tarih düşüncesini saçmalık ilan etti. Yeni Tarihcilere göre, tarihin tam anlamıyla nesnel, […]

Rus Postmodern Edebiyatı Üzerine

Gerçekliğin eski anlamını yitirdiği bu dünyada artık her şey hipergerçekliktir. Bu öyle bir dünya ki, burda neyin taklit, neyin gerçek olmasını bilmek olanaksız, kopyalar gerçeğin yerini işgal etmiş. Kısmet Rüstemov Rus edebiyatı üzerine düşünürken, aklım nedense hep uzak 17., 18. yüzyıllara gidiyor. Düelloları düşünüyorum, önce birbirine sırtını çeviren, sonra birbirinin yüzüne ateş edenleri. Lorca’nın ünlü “İgnasio […]