Home Mesut Barış Övün

Mesut Barış Övün

Mesut Barış Övün • Kısa Kısa Öyküler

Sofrada Düğün Hazırlıkları Yer sofrasında oturuyoruz. Ağıldan koyun sesleri geliyor içeriye. Özkul ve Gülay’ın evleneceklerinden söz açılıyor. Babaannem bir sürü şey anlatıyor. Heyecanlı. Annem sessizce dinliyor. Babamsa sanki duymuyor konuşulanları, bir tür vakar içinde yemeğine devam ediyor. Hayret! diyorum ben, Özkul daha düne kadar o kız için demediğini bırakmazdı! Babam sakin, ekmeğinden bir parça koparıp […]

Mesut Barış Övün • Kendisi ve Sonu

– Hayat çok güzel değil mi sizce de, diye sordu birden. – Nereden çıktı şimdi bu, dedim. Dedim ya, aslında bu tip çıkışlarına öteden beri alışkındım. – Bilmiyorum ki, dedi, öyle aklıma geldi işte. Yani insana bir sürü şey sunuyor hayat, o kadar çeşitli ki. Bir çok şey yapabilirsin. – Orası öyle, dedim. – Ve […]

Mesut Barış Övün • Kısa Kısa Öyküler

Soğuk En son ne zaman görüşmüştük, diye soruyor bana. Gazetesi dizlerinin üstünde, gözlüklerini çıkarıp masaya bırakıyor. Cenazeye gelmiştim, diye yanıtlıyorum onu, en son o zaman görüşmüştük. Hatta yeni bir kitabınız çıkmıştı o günlerde. Ah, evet, diye mırıldanıyor. Cenaze. Öyle fazla zaman da geçmemiş. Geçmedi, hayır, diyorum hemen. Ve ekliyorum: Ne kadar çok kar vardı o […]

Mesut Barış Övün • Yuh!

Bana da yabancı bir kız bulsana, dedi adam. Sen kendi kızını kendin niye bulmuyorsun, diye sordu kadın. Aldığı yanıt, İşte sen tanıyorsun, bir sürü Amerikalı arkadaşın var, oldu. Ben birçok da Türk kızı tanıyorum, dedi kadın, sonuçta nerdeyse bir yıldır buradayım. Yo, dedi adam hemen. Yo hayır, Türk kızı olmaz, Nedenmiş o, diye sordu kadın. […]