Home Mesut Barış Övün

Mesut Barış Övün

Mesut Barış Övün • Kendisi ve Sonu

– Hayat çok güzel değil mi sizce de, diye sordu bir­den. – Nere­den çıktı şimdi bu, dedim. Dedim ya, aslında bu tip çıkış­la­rına öte­den beri alış­kın­dım. – Bil­mi­yo­rum ki, dedi, öyle aklıma geldi işte. Yani insana bir sürü şey sunu­yor hayat, o kadar çeşitli ki. Bir çok şey yapa­bi­lir­sin. – Orası öyle, dedim. – Ve hep […]

Mesut Barış Övün • Kısa Kısa Öyküler

Soğuk En son ne zaman görüş­müş­tük, diye soru­yor bana. Gaze­tesi diz­le­ri­nin üstünde, göz­lük­le­rini çıka­rıp masaya bıra­kı­yor. Cena­zeye gel­miş­tim, diye yanıt­lı­yo­rum onu, en son o zaman görüş­müş­tük. Hatta yeni bir kita­bı­nız çık­mıştı o gün­lerde. Ah, evet, diye mırıl­da­nı­yor. Cenaze. Öyle fazla zaman da geç­me­miş. Geç­medi, hayır, diyo­rum hemen. Ve ekli­yo­rum: Ne kadar çok kar vardı o […]

Mesut Barış Övün • Yuh!

Bana da yabancı bir kız bul­sana, dedi adam. Sen kendi kızını ken­din niye bul­mu­yor­sun, diye sordu kadın. Aldığı yanıt, İşte sen tanı­yor­sun, bir sürü Ame­ri­kalı arka­da­şın var, oldu. Ben bir­çok da Türk kızı tanı­yo­rum, dedi kadın, sonuçta ner­deyse bir yıl­dır bura­da­yım. Yo, dedi adam hemen. Yo hayır, Türk kızı olmaz, Neden­miş o, diye sordu kadın. Aldığı yanıt, Ben daha evlen­meyi […]