Home Sennur Karanlık

Sennur Karanlık

Bir Letafetin 100 Yıllık Öyküsü

Cumhuriyetle birlikte her alanda olduğu gibi tiyatroda da hareketlilik gözlendi. 1924 yılında Darülbedayinin “İstanbul Şehir Tiyatrosu” adını alması kararlaştırıldı. Sennur Karanlık İsmim Letafet. Şehzadebaşı’nda, Serasker Rıza Paşa tarafından 20. yüzyılın başlarında yaptırılmış bir konağım ben. Sokak kapımdan girenler, geniş avlumla karşılaşır; buradan dar koridorlarla birbirine bağlı odalara ulaşırdı. Odalarım ferahtı, duvarlarıma çarpan güneş ışığı içimi […]

Robert Doisneau: Benzersiz Fotoğraflara Ait Bir Yaşam

“Maybe if I were 20, success would change me. But now I’m a dinosaur of photography.”* Robert Doisneau Sennur Karanlık  Takvimler 1956 senesini gösteriyordu. Soğuk ve sisli bir Paris sabahında kırk yaşlarında, saçları dökülmeye başlamış; gri paltolu, ütüsüz pantolonlu, omuzları hafif eğik, utangaç bakışlı bir adam okulun rutubetli taş basamaklarını yavaş adımlarla çıkıyordu. Elinde Leica […]

Bir Resmin Düşündürdükleri: “Uygarlığı Ellerimize Borçluyuz.”

Albrecht Dürer şaşkınlık içindeydi. Gördüğü o eller yalnızca kardeşinin vücudunun bir parçası değildi. Sennur Karanlık Baba masadan hızla kalktı. Bu, konuşmanın bittiğinin göstergesiydi. On beşinci yüzyılın başları… Orta halli bir aile, masanın etrafında toplanmış, iki erkek kardeşin geleceğine karar veriyordu. Bu ailenin erkek çocuklarından ikisi sanata çok meraklıydı ve en büyük hayalleri de Nurnberg’deki sanat […]

Bir Ressam, Bir Heykeltıraş ve Dâhi

Taşlara canlılık veren adam, onları sese de kavuşturabilir miydi? Denemeye değerdi. Bunu, Papa II. Julius’un ölümü üzerine anıt mezar yapması için görevlendirildiğinde sınadı. Sennur Karanlık Pietro: Ne var, niçin bakıyorsun? Çocuk: Hiççç! Pietro: Ne demek hiç, neden öyle sırıtıyorsun? Çocuk: Çizimin… Pietro: Ne varmış çizimimde? Çocuk: Genelde tek çizgi kullanmışsın. Bence yanlış… Pietro: Sen de […]