Home Serap Çakır

Serap Çakır

Serap Çakır
(Serap Çakır Fatsalı)1979 yılında Amasya’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Basın-Yayın Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli kuruluşlarda Halkla İlişkiler yöneticiliği yaptı ve sonra “yemişim halkla ilişkilerini” deyip birkaç sene freelance çalıştı. Televizyon sektöründe editör ve yönetici olarak pek çok programa imza atan Çakır, Bağımsız Gazeteci olarak röportajlar, haberler yapmaya devam ediyor. Ara ara yazan ve böylece dünyayı kurtardığını sanan bu kadın, düşün içinde işin gücünde bir insan olarak yaşamını absürd bir tiyatro oyununda sürdürüyor. Yarışmacı hiçbir arkadaşına başarılar dilemez, aksine başarının köküne saygısızca kibrit suyu dökmüştür. Tebrikleri de kabul etmez, alkışları yıllar önce küçük bir odaya gömmüştür.

Alper Canıgüz: “Sürpriz sanat içindir, halk için değil.”

“Neticede, hiçbir zaman hakkını veremediğiniz bir hayatın koca bir inkâr biçiminde geçip gittiğini görmek, acı veriyor.” Serap Çakır Alper Canıgüz’ün şu sıralar okuduğu kitap hangisi? Ünlü yazardan bir katil çıkar mıydı, peki sürprizleri sever mi? Alper Canıgüz’le Kan ve Gül romanını, ana karakter Aziz üzerinden X kuşağını konuştuk. Buyurunuz efendim. Serap Çakır: Çok kızacaklar bana […]

Irmak Zileli: “Hayat bir yolculuk ve sonunda ölüm var.”

Bunların başında Ursula K. LeGuin geliyor. Özellikle kurmaca üzerine yazdığı denemeleri. Virginia Woolf’un tüm romanları, günlükleri ve eleştiri yazıları. Woolf, anlatıcı sesi kullanma biçimiyle de ayrıca öğreticidir benim için. Emile Ajar’ın Onca Yoksulluk Varken romanı. Serap Çakır İlişkilerimizdeki hükmetme sevdası son bulmayacak mı? Hem ait olup, kök salıp hem de özgür kalamaz mıyız? Babaların kızlarına […]

Melike İnci: “Temel sorunumuz insana olan güvenimizi kaybetmemiz.”

Benim yaptığım sakin görünen sulara taş atmaktan öte bir şey değil. O sakin görünen sularda boğulan bir sürü kadın var, bizim de atacak çok taşımız. Serap Çakır Dönüp duruyoruz bir çarkın içinde. O çarkın dişlileri bize çok çalışmamız, çok akıllı olmamız, çok başarılı olmamız gerektiğini söyleyip duyuyor. Araya da aşkları sıkıştırıveriyoruz, gittiği yere kadar… Herkes […]

6 Mayıs: “Herkes ne zaman ölür”

Deniz Gezmiş’in en sevdiği şair kimdi? Peki hemen ikincisi? Erdal Öz, Mamak’ta kalırken Deniz Gezmiş’in ranzasında hangi kitabı gördü? Pusuda, Şarkışla’da bir çukurdaydı Deniz. Hangi şiir geldi aklına? Hadi o günlere gidelim… Serap Çakır Erdal Öz’ün tanıklığında sizi 1971 yılının Ankara Mamak Cezaevi’ne götürmek istiyorum. Orada Deniz Gezmiş’e, Hüseyin İnan’a, Yusuf Arslan’a ve devlet eliyle […]

Murat Arda: Tarafını seç! Hayata meftun musun yoksa hayat düşmanı mısın?

Serap Çakır Taksim Bahçesi’nde farklı zamanların içinden geçiyoruz. 2013 Gezi Parkı olaylarına varıp oradan 1900’lü yılların başına ve 1850’li yıllara uzanıyoruz. Arıyoruz kahramanlarla birlikte. Dostluk, beraberlik, sevda ve barış. Hayatın sırrını Kerovpe Baba’dan öğreniyoruz. Sevgili Murat Arda ile son romanı üzerinden keyifli bir sohbete hazırsanız, buyurunuz efendim. Serap Çakır: Murat ben biraz sondan başlamak istiyorum […]

Ercan y Yılmaz: Bu köye barış ne zaman gelir?

Ercan y Yılmaz’la yeni kitabı O Öyle Olmadı‘yı konuştuk. Hem de ne konuşma. Buyurunuz efendim artık sizindir. Serap Çakır Serap Çakır: Ercan, ben Anadolu insanında ama özellikle doğuda büyümüşlerde masal geleneğinin, hikâye anlatıcılığının çok fazla gelişmiş olduğunu fark ettim. Yanlış bir saptama olabilir ama dikkat çekici boyutta anlatıcı yönleri var. Senin hikâyen de o topraklardan […]

Hüseyin Kıran: “Bir dili öğrenmek belli bir insan olma biçimini öğrenmektir.”

Artık el konulacak bir özne-birey pozisyonu kaldı mı, emin değilim gerçekten. İnsan, tasfiye oldu kelimenin belli bir anlamıyla. Yani denetlenmesine ihtiyaç kalmadı pek. Serap Çakır Su gibi akıp giden bir sohbet oldu Hüseyin Kıran’la. Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor kitabı vesilesiyle, onun neler okuduğunu, neler yaptığını ve yeni yazılarının ne durumda olduğunu da konuştuk. İşte yanıtları…  […]

Umutsuzsam bana ne! Değilmişim gibi devam!

Yıllardır içinde savrulup durduğumuz siyasi, ekonomik ve toplumsal atmosfer kimilerimize umutlarını kaybettirdi. Onlara da bir sözü var Anders’in: “Umutsuzsam bana ne! Değilmişim gibi devam.” Serap Çakır Kafkaesk günler. Hayrete düşmeyecek kadar yavan geliyor yaşananlar ve bir başkasının içine düştüğü kâbus, öylesine uzak bir diyardaymış gibi seyre mahkûm. Hemen yanı başımızda olana gözümüzü sımsıkı kapama gereği […]

Kitap fuarları hangi yayınevlerine hizmet ediyor?

Küçük yayınevleri ya yerinde saymaya devam edecek, ya batacak ya da kendine alternatif satış alanları bulacak, okurla buluşacakları başka mecraların peşine düşerek büyümeye çalışacak. Serap Çakır Kitabın okurla buluştuğu her etkinliği seviyorum. İmza günleri, söyleşiler, kitapevi toplantıları önemli. Okuru hareketlendirmede bir faydası olacaksa, okurla tutkunu olduğu yazarı buluşturacaksa neden olmasın? Bu anlamda okur/kitap/yazar buluşmalarının en […]

Şebnem İşigüzel: “Ağaçtaki kız hepimizin ortak vicdanı.”

Ötekine olan düşmanlık bütün insani duyguların, dayanışmanın önünü tıkıyor. Herkesi biraz kazısanız altından ırkçılık çıkıyor. Böyle olunca acılar ayrışıyor. Ötekinin acısına kör olmaktan daha vahim bir insanlık dramı olabilir mi ? Serap Çakır Kitaplarla yolculuğumda bu kez yepyeni bir durakta Şebnem İşigüzel’in karşısındayım. Gençleri anlama kılavuzu diye de okuyabilirsiniz Ağaçtaki Kız’ı, günümüzde vicdan nerede sorusunu […]