Özellikle Alzheimer hastalığından etkilenen bireylerde belirli mikropların daha fazla bulunduğunu gözlemlediler.
Bağırsaklarımızdaki mikroplar (mikrobiyota), sindirim sistemimizde yaşayan 40 trilyonun üzerinde bakteri, virüs ve mantardan oluşan karmaşık bir ekosistemdir.
Bu sayı, vücudumuzdaki toplam hücre sayısına yakın bir değerdir.
Bu mikroorganizmalar sindirimi desteklemekle kalmayıp, bağışıklık sisteminden metabolik süreçlere neredeyse vücudumuzda olup biten her işleme katkı sağlar. Psikolojik ve fiziksel sağlığımızı güçlendirir, stres seviyemizi ve bilişsel faaliyetlerimizi etkiler, zararlı patojenlerle savaşarak adeta bir koruma kalkanı oluşturur.
Bağırsak mikroplarının toplam ağırlığı yaklaşık 1-2 kg’dır ve bu beynimizin ağırlığına yakın bir kütledir.
Bu durum özellikle son yirmi yılda ana araştırma konularından biri olmuştur. Binlerce değerli bilimsel çalışmanın ışığında, sağlıksız bir bağırsak mikrobiyotası; obezite, diyabet, depresyon ve bağışıklık hastalıkları gibi birçok rahatsızlıkla ilişkilendirilmiştir.
Bahsedeceğim konu ise birçok yönüyle ilginç.
İkinci beynimiz kabul edilen bağırsaklarımızdaki bu mikrop zenginliği böylesine ön plana çıkarken, asıl beynimiz mikropların erişemediği, koruma altında bir alan olarak kabul edilirdi.
Oysa son araştırmalar, beyinlerimizin de çeşitli mikroorganizmalar barındırdığını öne sürüyor. Bilim insanları şu anda bir “beyin mikrobiyomu” kavramını araştırıyor ve beyinde yaşayan mikropların nörolojik durumlarla olası ilişkilerini inceliyor.
Edinburgh Üniversitesi’nden Richard Lathe liderliğindeki bir ekip, ölmüş bireylerden alınan beyin örneklerini incelediğinde, çeşitli mikropların varlığını tespit etti. Özellikle Alzheimer hastalığından etkilenen bireylerde belirli mikropların daha fazla bulunduğunu gözlemlediler.
Drexel Üniversitesi’nden Jeffrey Lapides ve ekibi de benzer bir keşif yaptı. 32 ölü bireyden alınan beyin dokularını incelediklerinde, Alzheimer hastalığının başlangıcıyla ilişkili olduğu bilinen belirli mikrop türleri tespit ettiler.
Araştırmalar hâlâ devam ediyor. Beynin içinde yaşayan mikroplar fikri görece yeni ve orada tam olarak ne yaptıkları hâlâ bir muamma.






