Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

17 Ağustos 2025

Bilim Teknoloji

“İkinci El Atomlarınız Değerinde Alınır!”

Ergin Ozan Ekşioğlu

Paylaş

0

0


Dört milyar yıllık biyolojik yaşam göz önüne alındığında, vücudunuzda sadece benden ve Dünya'daki diğer herkesten değil, aynı zamanda milyonlarca yıl önce yaşamış dinozorlardan bile miras kalan atomlar var.

 

Evet, yanlış duymadınız; yaşamınız boyunca kullandığınız atomları yeniymiş gibi iade edebilirsiniz! Daha doğrusu, doğa sizden bu atomları hiç kullanılmamış gibi geri alıyor ve tekrar kullanıma sokuyor. Siz isteseniz de, istemeseniz de…

O zaman hiç tanımadığımız insanlarla –ortak atomları kullandığımızdan dolayı– akrabalık bağımız olabilir mi? Atomik düzeyde ne kadar yakınız, biliyor musunuz? Sıkı durun! 

İnsan vücudunun temelde ne olduğuna detaylı bir göz atarak işe başlayalım: Aynaya baktığınızda gördüğünüz şey; cildiniz, kaslarınız, organlarınız, kemikleriniz… Yani kendi hücrelerinizin oluşturduğu görünür yapı. Ancak hücre sayısına göre bakarsak, vücudunuzdaki hücrelerin yalnızca küçük bir kısmı “sizin” hücrelerinizdir. Geri kalanı kan hücreleri ve trilyonlarca bakteri hücresidir. Kan hücreleri (çoğunlukla kırmızı hücreler) her biri yalnızca yaklaşık dört ay yaşar, bu süreçten sonra parçalanır, bileşenleri atılır ve kemik iliğinizde oluşturulan yeni hücrelerle değiştirilir. Bakteriler ise keyifli oldukları her yerde yaşarlar: Cildinizin her bir santimetre karesinde yaklaşık bir milyon bakteri hücresi ve sindirim sisteminizde kendi hücrelerinizden sayıca çok daha fazla bakteri hücresi bulunur…

Ama ister bakteri hücresi olsun, ister kas hücresi, hepsi esasen evrendeki en yaygın birkaç elementten ibarettir: %65 oksijen,  %18,5 karbon, %9,5 hidrojen, %3,2 azot ve yaklaşık %4 diğer her şeyden biraz… Diğer şeyler dediklerimiz, kemiklerinizdeki kalsiyum, ATP molekülleri için kritik olan fosfor, vücudunuzun nöronlarını düzenlemede kilit rol oynayan sodyum, potasyum ve vücudunuzda başka önemli rolleri olan kükürt, klor, magnezyum ve demiri içerir. Ancak sadece en yaygın dört elementten bahsetsek bile, dikkate değer sayıda atomdan bahsediyoruz. İçimizdeki her şeyi saydığımızda, bir insan aslında inanılmaz derecede büyük bir atom koleksiyonudur.

Vücudumuzdaki atomların neredeyse tamamı yaşam süresince değişir. Vücudumuz yıl bazında aşağı yukarı aynı kalmış gibi görünebilir, ancak gerçek şu ki içimizdeki atomları sürekli olarak dışarı atıyoruz ve başkalarını dâhil ediyoruz. Hatta geçen her bir yıl, vücudunuzdaki atomların yaklaşık %90'ının artık yerinde olmadığını söyleyebiliriz. Bugün vücudunuzda bulunan atomların çoğu bir yıl önce kesinlikle başka bir yerdeydi ve şu an misafir ettiğiniz çoğu atom da kısa bir süre sonra başka bir yerde olacak. İster inanın, ister inanmayın, ama kimsenin duymaktan haz etmediği şu söz tamamen doğru: “Sen çok değiştin, eskiden böyle değildin!”

Evet, sürekli değişiyoruz. Hiç durmadan hava soluyor, su içiyor, bitki ve hayvan yiyoruz ve sürekli kaybettiğimiz atomların yerini alacak yeni atomları vücudumuza kabul ediyoruz. Terlediğimizde ve vücudumuzdan bir şeyler dışkıladığımızda, bu atomlar Dünya'nın biyosferine geri dönüyor. Hücreler parçalanıyor, kan dolaşımına alınıyor, karaciğer ve böbreklerimiz tarafından filtrelenip içeriklerinin çoğu bileşenleri atılıyor. Bu arada, vücudumuz yeni gelen atomları moleküller ve hücreler halinde birleştirirken biz de sürekli olarak yeni atomlar yutmaya devam ediyoruz. 

Şimdi bu atomların sayısal değerlerine bir bakalım. Herhangi bir anda, vücudumuz yaklaşık olarak (ortalama 70 kg ağırlığındaki bir insan için) şunları içerir: 4×1027 hidrojen atomu, 2×1027 oksijen atomu, 3×1026 karbon atomu ve 8×1025 azot atomu.

Kritik nokta şurası: Suyun ve havanın gezegenin her yerinde dolaşması ve iyice karışması nispeten çok daha kolaydır. Atomların ne yaratıldığını ne de yok olduğunu göz önüne alırsak soluduğumuz havanın içindeki atomlarının bir kısmının tarih boyunca bir başkasının akciğerlerinden geçmiş olma ihtimali ortaya çıkar. O zaman yapılacak tek şey bir istatistik hesabıdır... Hepimiz için yerkürede tek kullanımlık yeterli sayıda atom var mı? Yoksa ikinci el atomlar da kullanıyor muyuz?

Dünya, muazzam sayıda atoma sahip devasa bir yer, ancak bu atomların çoğu gezegenimizin iç kısmında bulunuyor. Dış kısmı, yani gezegenimizin biyosferi, düzenli olarak etkileşimde bulunduğumuz atomlar söz konusu olduğunda bizim hesaba katacağımız tek bölge olmalı. Gezegenimiz, biyosferimizdeki atomlar açısından kabaca kapalı bir sistem, bu da bir şeylerin yeterince karışması için yeterli zaman verildiğinde, dünyamızın bu minik, mikroskobik bileşenlerinin kaçınılmaz olarak su ve havanın sızabildiği her yere yayılacağı anlamına gelir.

Genel olarak, göller, okyanuslar, nehirler, denizler, buzullar vb. dâhil olmak üzere Dünya'daki tüm su kütlelerinin toplamı, gezegenin kütlesinin yaklaşık % 0,02'sini oluşturur: 1,35×1021 kg. Bu arada tüm atmosfer, tüm gezegenin yaklaşık bir milyonda 1'idir: 5,15×1018 kg. Bunları atomlara dönüştürmek için matematik yaptığımızda, şunu elde ederiz: 4,1×1040 oksijen atomu (atmosfer), 4,5×1043 oksijen atomu (su) ve 9,0×1043 hidrojen atomu (su). 

Bunlar, özellikle insan vücudundaki anlık atom sayısıyla karşılaştırıldığında muazzam sayılar, ancak yeterince fazla değiller. Bu havuzdaki tüm atomlar milyarlarca yıldır burada ve sayıları sabit; onlar sadece dolaşımda. Yerküredeki biz canlıların değişim ve dönüşümü onların umurunda değil…  

Peki, o zaman biz ne kadar bağlıyız? Bütün bu üslü sayılarla yapacağımız olasılık hesaplarının sonucu neye işaret ediyor? Vücudumuzdaki atomların bir kısmı geçmişte yaşamış başka bir insanın vücudundan geliyor olabilir mi? Ya da bugün yaşayan birileriyle ortak atomları paylaşmış olabilir miyiz?

Cevap matematiğe vurduğumuz zaman büyüleyici: Dört milyar yıllık biyolojik yaşam göz önüne alındığında, vücudunuzda sadece benden ve Dünya'daki diğer herkesten değil, aynı zamanda milyonlarca yıl önce yaşamış dinozorlardan bile miras kalan atomlar var. Hatta şu anda, derin bir nefes alıp verdiğinizde, bir yıl içinde, o nefesten bir atom, şu an Dünya üzerinde aklınıza gelen herhangi bir insanın akciğerlerini mutlaka ziyaret edecektir. Nefes aldığınız her seferde, bir zamanlar başka bir insanın içinde olan atomları soluyorsunuz. Bir yudum su içtiğiniz her seferde, bir zamanlar başka bir insanın içinde olan suyu içiyorsunuz. Ve yediğiniz her lokma, bir zamanlar başka bir insanın içinde olan atomları barındırıyor. Hepimiz sadece aynı gezegeni ve biyosferi değil, temel düzeyde aynı atomları paylaşıyoruz.

Dünya üzerinde hepimiz, tüm canlılar inanılmaz derecede derin bir şekilde bağlıyız. Vücudunuzun içinde, şu anda, bir zamanlar Dünya'da var olmuş sayısız canlının içinden geçen yüz milyarlarca atom var.  Nesiller ve çağlar boyunca, aynı atomlar aklınıza gelen her şeyi oluşturdu ve oluşturmaya devam ediyor: Sadece insansı atalarınızın değil, dinozorların, bitkilerin, trilobitlerin ve hatta bir zamanlar gezegenimize hâkim olan tek hücreli organizmaların da atomları ödünç olarak şu an sizin içinizde.

Ama sadece “şu an” sıra sizde…  Ödünç aldığınız atomları en iyi şekilde değerlendirin!

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Televizyonun ekran yüzleri: Haber sunu..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nihat Kopuz

3 Ağustos 2025

Kaos ve Yaşam

Evrenin bir belirsizlik olduğuna ve bunun da dünyaları besleyip duracağına inanıyorum.Evren ve yaşam hakkında her edebiyatçı gibi ben de düşünmeyi severim. Gerek 19. yüzyılın büyük Rus edebiyatı gerekse 20. yüzyılın varoluşçu yazarları (Başta Albert Camus olmak üzere) bu konuda beni der..

Devamı..

Akşam Oturması

Nurgök Özkale

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024