Şirvan Erciyes’in eleştirel kalemiyle derinleştirdiği Yazınsal Tutkunun İzinde’nin, düşünen, sorgulayan, irdeleyen pek çok okurun başucu kitabı olacağına inanıyorum.
Eleştiri, deneme ve inceleme yazılarına yoğun emek veren genç kuşak eleştirmenlerden Şirvan Erciyes, edebiyat yazılarını Yazınsal Tutkunun İzinde adlı kitabında bir araya getirdi. Kitabın, romanlara dair inceleme ve eleştirel deneme metinlerinden oluştuğu görülüyor. Şirvan Erciyes’in giriş yazısında dillendirdiği edebiyat sevgisini, araştırma tutkusunu, çocukluk ve ilk gençliğinden beri ruhunda taşıdığı merak duygusu ve öğrenme arzusunu kitabın sayfalarında ilmek ilmek dokuduğuna yakından tanık oluyor; birbirinden güçlü metinlerini ilgiyle okuyoruz.
Şirvan Erciyes, metinlerini oluştururken zihnini yoğun bir düşünme, araştırma, inceleme sürecinden geçiriyor; kuramsal kitaplardan alıntılarla metnini zenginleştiriyor, kuramların yanı sıra kendi yaşam deneyimlerini, anılarını, kişisel yorumlarını metnine dâhil ediyor. Böylece, sayfalarda, düşünen, yazan yaratıcı bir okurun sesini duyuyor; “insanım ben, insana ait hiçbir şey bana yabancı değildir.” diyen Terentius’un sözünü içselleştirmiş oluyoruz. Şirvan Erciyes, metinlerine kattığı içtenlikle daha inandırıcı ve daha gerçekçi oluyor bizler için. Birçok yazısından eleştirel deneme tadı aldığımı, metinlerini pek çok şey öğrenerek okuduğumu belirtmek isterim. Ayrıca kendine ve okura sorular soran, sağlam yanıtlar arayan sorgulayıcı bir yazarla karşı karşıya olduğumuzu da söylemeliyim.
Yazınsal metinlerin katmanlarını analitik bir yaklaşımla aralayan ve çözümleyen Şirvan Erciyes, odağa aldığı metinlerden başka yazınsal metinlere çağrışımlarla açılarak anlamları çoğaltıp zenginleştiriyor. Yazarın, tarihle, edebiyat tarihiyle, psikolojiyle, sosyoloji ve felsefeyle bağ kurarak edebiyat yazısı yazma çabası, metinlerini farklı disiplinlerden gelen bilgilerin ışığında okumamızı, değerlendirmemizi ve yorumları genişletmemizi sağlıyor. Bu bağlamda Yazınsal Tutkunun İzinde içinde yer alan edebiyat yazılarının okurda zihin açıcı bir etki bıraktığını söylemek mümkün.
Yazınsal Tutkunun İzinde’nin içinde iki bölüm yer alıyor. İlk bölümde kronolojik sırayla Namık Kemal’den İntibah, Nahit Sırrı Örik’ten Kıskanmak, Şükûfe Nihal’den Domaniç Dağlarının Yolcusu, Suat Derviş’ten Hiç, Peride Celal’den Güz Şarkısı, Vedat Türkali’den Bir Gün Tek Başına, Attila İlhan’dan Fena Halde Leman, Oğuz Atay’dan Bir Bilim Adamının Romanı, Ferit Edgü’den Hakkâri’de Bir Mevsim gibi edebiyatımızda iz bırakan romanların incelemelerine yer verilmiş. Yazarların yaşamöykülerinin yapıtlarındaki izdüşümüne dikkat çekilmiş, yapıtta anlatılan dönemin toplumsal, siyasal özellikleri de vurgulanmış. Ayrıca Murat Gülsoy, Menekşe Toprak, Abdullah Ataşçı gibi yeni yazarların dikkate değer romanlarına dair metinler eklenmiş. Yazarın, Sait Faik için yazdığı “Yeryüzüne Hayretle Bakmak İçin Doğmuş Bir Yürek” başlıklı denemesinin eşsiz güzelliğini vurgulamak istiyorum. Bu denemesinde, Şirvan Erciyes’in içindeki şairin sesini duyuyor, Sait Faik sevgisinin derinliğini hissediyoruz.
İkinci bölümde yabancı edebiyatlardan romanların incelemeleri var. Lady Chatterley’in Sevgilisi, Benden Selam Söyle Anadolu’ya, Afrodit’in Başkaldırısı, Bir Maskenin İtirafları, Koleksiyoncu, Malina, Değişme, Karanlığın Sol Eli, Boyalı Kuş, İhtiras Oyunu, Tufan Zamanı, At Çalmaya Gidiyoruz, Vejeteryan gibi modern klasik diyebileceğimiz romanların değerlendirmeleri, okurun düşünce dünyasını ve ufuklarını genişletiyor. Birbirinden farklı kültürlerden seçtiği bu romanlara dair yazılarında, insanın evrensel özünü, insan doğasını gösteren Şirvan Erciyes, insana dair pek çok konuda okuru düşünmeye çağırıyor; onun bilinç düzeyini yükseltiyor.
Erciyes’in inceleme metinlerinin en özgün yönlerinden biri, kurmaca düzleminde yer alan kimi olay, durum ve yaşantıları, içinde yaşadığımız dönemle ve güncel gerçeklerle buluşturması, romandaki tarihsel dönemle yaşadığımız dönemi karşılaştırarak “eski” ile “yeni” arasında diyalektik bir bağ oluşturmasıdır. Zamanla değişen yaşam biçimleri, insanların bakış açıları, çözülen geleneksel yapılar, Şirvan Erciyes’in dikkatinden kaçmaz, bir tarihçi gözüyle zamansal akışta gördüğü değişim ve dönüşümleri ayrıntılar üzerinden okurun da görmesini sağlayan yorumlara yer verir. Okuduğu roman metninden hareketle güncele dokunarak yorumlar yapma, Erciyes’in kendine özgü yazınsal tarzını oluşturur.
Bu yazınsal tarzını akıcı ve kıvrak diliyle güçlendiren yazarın yeryüzüne bilinçli bakışına pek çok sayfada tanık oluyor; vicdanlı, direnişçi ve gerçekçi bir aydının yaşam ve edebiyata dair pek çok sözünün altını çiziyoruz. Şirvan Erciyes’in eleştirel kalemiyle derinleştirdiği Yazınsal Tutkunun İzinde’nin, düşünen, sorgulayan, irdeleyen pek çok okurun başucu kitabı olacağına inanıyorum.
Şirvan Erciyes, Yazınsal Tutkunun İzinde, Ürün Yayınları, Ekim 2024.


.jpg)



