Akademisyen Molly Yarn, Shakespeare’in eserlerinde önemli rol oynamış altmıştan fazla kadın editör olduğunu keşfetti.
Charles ve Mary Cowden Clarke tarafından derlenen, Shakespeare’in oyunlarının 1896 tarihli resimli baskısını inceleyen anonim bir eleştirmen, Mary Cowden Clarke’ı metinde çok fazla değişiklik ve hata yapmakla suçlamış, bu “kadın editör”ün yüce şairin kullandığı dille oynamasını kınamıştı. Bağımsız akademisyen Molly Yarn, Shakespeare’in metinlerini yayına hazırlayan kadın editörlerin kayıp çalışmalarını su yüzüne çıkararak erkek egemen edebiyat tarihine meydan okumayı amaçlıyor.
Molly Yarn 9 Aralık 2021’de Cambridge University Press tarafından basılan Shakespeare’s Lady Editors’ı (Shakespeare’in Kadın Editörleri) yazarken üniversite ve kütüphane arşivlerinden, devlet kurumlarının kayıtlarından yararlandı. Kadınların Shakespeare yazınına yaptıkları katkıyı gözler önüne sermek için pek çok mektup, günlük, sözleşme, defter ve vasiyetnameyi inceledi.
Royal Shakespeare Company’nin yayımladığı William Shakespeare: Complete Works’ün yardımcı editörlüğünü de yapmış olan Yarn, “Yirmi ya da otuz, otuz beş kadın editör keşfederim sanıyordum ama bulgularım beklentilerimi aştı,” diyor ve ekliyor: “Kitabımda altmış dokuz kadın editörden bahsettim ama sayılarının bundan fazla olduğunu düşünüyorum. Bazı can sıkıcı teknik nedenlerden ötürü kitaba dahil edemediğim isimler oldu. Bu alanda daha çok çalışma yapılmalı.”
Yarn özellikle Clara Longworth de Chambrun’ün çalışmalarına dikkat çekiyor: “Sorbonne’da okudu, doktora diplomasını kırk sekiz yaşında elde etti. Paris’teki Amerikan Kütüphanesi’nin kurucularından biriydi, Nazi işgali sırasında kütüphanenin kapanmaması için çok uğraştı. Naziler Yahudilerin kütüphaneye girmesini yasakladığında hem kontes hem de kütüphane çalışanları kitapları Yahudi müşterilerine elden teslim etmeye devam etti.” Chambrun, Shakespeare’in sonelerinin 1913 tarihli baskısını düzenledi.
Yarn bir başka editöre, 1868 Chandos Classics baskısının düzeltisinden sorumlu Laura Jewry Valentine’a da değiniyor: “Laura Jewry Valentine’ın hikâyesine bayılıyorum: bir donanma teğmeninin kızı olmaktan Hindistan’da öğretmenlik yapmasına, yazarlığa, yoksulluğa, dul kalmasına ve Shakespeare’in editörlüğüne uzanan bir yolculuk. Bu proje için araştırdığım tüm kadınlara, hatta hayatları nispeten daha az heyecan verici olan kadınlara bile inanılmaz bir ilgi duyuyorum. Bu kadınların çoğu onlarca yıldır çalışan ve birçok öğrencinin hayatına dokunan öğretmenlerdi, onların işlerini araştırıp insanlara tanıtmaktan gurur duyuyorum.”
Yarn daha önce başka araştırmacıların Shakespeare’in kadın editörlerinden bazılarına değinmesine rağmen genelde Shakespeare metinlerinin ilk kadın editörü olan Cowden Clarke gibi tek bir editöre odaklandığını söylüyor. Yarn’a göre bu alanda daha yapılacak çok iş var: “Editörlerin ırk, milliyet, din, cinsel kimlik, ekonomik ve eğitim geçmişi gibi açılardan çeşitliliğinin geliştirilmesi gerek. Bu önemli çünkü editör metni şekillendirerek okura sunuyor ve editörlük objektif bir iş değil.”






