Sineklerin Tanrısı Üstüne…
13 Aralık 2017 Edebiyat Kültür Sanat Roman

Sineklerin Tanrısı Üstüne…


Twitter'da Paylaş
0

Sineklerin Tanrısı acımasızlığı ve yaşam mücadelesini anlatan bir William Golding kitabı. 1954 yılında yayımlandı. Klasik bir roman olarak görülen bu kitap, aynı zamanda Modern Library’ye göre tüm zamanların en iyi kırk birinci kitabı.

Sineklerin Tanrısı 1954 yılında yayımlanan, acımasızlığı ve yaşam mücadelesini anlatan bir William Golding kitabı. Klasik bir roman olarak görülen bu kitap, aynı zamanda Modern Library’ye göre tüm zamanların en iyi kırk birinci kitabı. Adı ve zamanı belli olmayan bir savaş süresinde geçen hikâye, bir grup İngiliz erkek çocuğunun geçirdiği uçak kazasının ardından ıssız bir adaya düşmeleriyle başlıyor. Bu durum, ergenlik çağında özgürlük merakına düşen herhangi bir çocuk için bulunmaz bir fırsat olarak gözüküyor olsa da aslında zorbalığa, isyana ve hatta cinayete neden oluyor.

Neler oluyor?

Onları yönlendirecek alışılmış bir otorite figürünün olmaması sebebiyle çocuklar kendi başlarının çaresine bakmaya başlıyor. Aralarından biri, Ralph, liderliği üstleniyor. Diğerlerinden daha çok şey bilen Ralph, çocukları bir araya topluyor ve oylama sonucu lider oluyor. Merhametli, akıllı fakat son derece beceriksiz olan Piggy ise Ralph’in vicdanını temsil ediyor. Ralp’in lider seçilmesi sonucunda kendi yandaşları olan ve muhalif özellikler gösteren Jack itiraz ediyor. Jack karakteri insan doğasındaki ilkel özellikleri de barındırıyor ve avlanmak gibi ilkel aktivitelere ilgi duyuyor. Piggy’nin mantıklı planlamalarının yardımıyla Ralph’in gönülsüz liderliği ve Jack’in bitmek bilmeyen enerjisiyle kazazedeler kısa bir süreliğine de olsa sağlam bir yerleşke kurmayı başarıyor. Çok geçmeden Jack, Ralph’in liderlik pozisyonundan rahatsız olmaya ve ona kin duymaya başlıyor. Etrafındaki avcıları da yanına alarak ana gruptan ayrılıyor. Bu bölümden itibaren hikâyenin devamında Jack’in kabilesinin nasıl zalimleştiği anlatılıyor. Jack zaman içinde yanına daha çok çocuk çekmeyi başarırken Ralph ise gitgide yalnızlaşıyor. Kısa bir süre sonra Piggy, Jack’in grubu tarafından öldürülüyor. Bu bölümde geçen Piggy’nin gözlüklerinin üstüne basılması ve kırılması tasviri ise rasyonel düşüncenin ve medeni davranışın bitişini temsil ediyor.

willim golding

Kutsal domuz

Jack’in grubu büyük bir domuzu avlıyor ve kafasını bir mızrağa geçiriyor. Grup üyeleri yüzlerini boyuyor, domuzun kafasına tapmaya başlıyor, hatta ona kurbanlar veriyor. Yazar Golding ise daha sonrasında domuzun kafasının, diğer bir deyişle “sineklerin tanrısının” İncil’deki Beelzababug sözcüğünün bir çevirisi olduğunu açıklıyor. Bu sözcük Şeytan’ın isimlerinden biri anlamına geliyor. Çocuklar bu şeytani tapınmada kendi gruplarından biri olan Simon’ı öldürüyor.

sineklerin tanrısı golding

Kurtuluş

Avcılık becerilerin geliştiren Jack’in grup üyeleri Ralph’e doğru ilerlemeye başlıyor çünkü Jack’teki özellikler onları daha fazla cezbedemiyor. İçlerindeki acıma duygusunu tamamen bastıran çocuklar Ralph’i öldürmek üzere bir köşeye sıkıştırmışken adaya bir deniz subayı varıyor. Bu yetişkinin ortaya çıkması çocukları şok ediyor. Çocukların vahşiliğinden rahatsız olan deniz subayı uzaktaki kruvazörüne bakıyor ve çocukları vahşi dünyalarından kurtarmaya karar veriyor. Onları kruvazöre dolduracak ve evlerine götürecektir fakat Golding’in cümleleri vahşilik ve şiddetin yolculukta da devam edeceğinin sinyalini veriyor: “Subay, çocukları yakında kendi düşmanını aynı acımasızlıkla avlayacak olan kruvazörle kurtarmaya hazırlanıyor. Peki bu yetişkini ve onun kruvazörünü kim kurtaracak?”

Çeviren: Deniz Saldıran

(Asher Brauner, ThoughtCo)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR