Winnie The Pooh’nun Gerçek Hikâyesi
2 Eylül 2019 Edebiyat Eğlence

Winnie The Pooh’nun Gerçek Hikâyesi


Twitter'da Paylaş
0

"Hayal kurduğumuz sürece birbirimizden ayrı kalmayız. Eğer birbirimizin hayallerindeysek, her zaman beraberiz." – Winnie 

İngiltere’nin Birmingham şehrinde doğan Harry Colebourn hayvanları çok severdi. On sekiz yaşındayken veteriner cerrahı olmak için Kanada’ya göç etti. Ontario Veterinerlik Koleji’nden mezun olduktan sonra ziraat alanında çalışmak için Winnipeg’e yerleşti. I. Dünya Savaşı’nda askerlik yaparken White River’da verilen mola sırasında Colebourn bir ayı yavrusunu kucağına aldı. Bu sırada tuzağı kuran kişi, annesini öldürdüğünü ancak yavruya kıyamadığını anlatıyordu. Ele geçirilen ayı yavrusu asker Colebourn’un kalbine dokundu ve yavruyu satın alarak ona Winnipeg ismini koydu. Askerlik eğitimi süresince “Winnie” lakabıyla çağırılan ayı, güvenilirliğini kanıtladı. Harry onu elma ve süt-mısır şurubu karışımlarıyla ödüllendirerek eğitti. Winnie onu bir köpek yavrusu gibi takip ediyordu. Zamanla Winnie birliğin maskotu oldu. 

Ekim ayı başlarında Winnie ile birlikte İngiltere’ye döndü. Salisbury Plain’de yedi haftalık eğitimden geçtikten sonra cepheye çağırıldı, bu yüzden Winnie’yi Londra Hayvanat Bahçesi’ne bırakmak zorunda kaldı. Winnie ile vedalaşmadan önce ona, savaş bittikten sonra onu Kanada’ya geri götüreceğine dair söz verdi. Savaşın yalnızca birkaç ay süreceğini düşünmesine rağmen savaş bitmek bilmiyordu. I. Dünya Savaşı süresince birçok korkunç katliama şahit oldu. Colebourn ve Kanada Kraliyet Ordusu Veteriner Birliği'nin diğer üyeleri, askerleri hastalıklardan koruyarak, kurşun ve şarapnel yaralarını tedavi ederek orduya hayati bir hizmette bulundu.

Bulduğu her fırsatta Winnie’yi yeni evinde ziyaret etti. Winnie büyümesine rağmen hâlâ sevgi dolu bir canlıydı. İşletmenin görevlisi Ernest Sceales’e göre Winnie oranın en iyi huylu ve evcil ayısıydı. 1918’de silahlar nihayet sustuğunda Colebourn Winnie ile bir araya geldi, ancak verdiği söze rağmen Winnie’yi Kanada’ya götüremiyordu. Winnie artık kendisine değil Londra’ya aitti. Böylece Winnie’ye veda ederek Winnipeg’e geri döndü ve evinin yakınlarında hayvanları tedavi eden bir hastane kurdu. 

Winnie’nin hayranları arasında, babasına onu hayvanat bahçesine götürsün diye sık sık yalvaran Christopher Robin Milne adında bir çocuk bulunuyordu. Yazar A.A. Milne’nin çocuğu Christopher Robin bu ayıyı öylesine seviyordu ki oyuncak ayısının ismini Winnie the Pooh’ya çevirmişti: En sevdiği ayının ve sabahları beslediği kuğunun adlarının karışımı.

Christopher Robin’in diğer oyuncakları, yani Piglet, Eeyore, Kanha, Roo ve Tigger babasının en akılda kalan eserlerini yaratmasında ilham kaynağı oldu. A.A. Milne 1924’te Biz Çok Gençken adlı çocuk şiir kitabını yayımlayarak Winnie the Pooh’yu hayata geçirdi. İki yıl sonra oğlunun en sevdiği ayının kahramanı olduğu öyküleri yayımladı. Colebourn gibi Milne de I. Dünya Savaşı’nda savaşmıştı ve savaşın dehşetinden kaçmak için Yüz Dönüm Ormanı’nın ona verdiği huzura fazlasıyla ihtiyacı vardı.

Milne’nin kitaplarının başarısı Winnie’yi hiç olmadığı kadar ünlü yaptı. Yirmi yaşındayken öldüğü haberi bütün dünyaya yayıldı. Kafatası Kraliyet Cerrahlar Koleji'ne gönderildi. Colebourn’un Winnie’nin ellerini tuttuğu heykeli hem Londra Hayvanat Bahçesi’nde hem de Assiniboine Park’da bulunuyor.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(History)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR