Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

12 Ocak 2023

Öykü

Bir Başka Hayalet

Remzi Tuntaş

Paylaş

0

0


Sahnede genç bir kadın La Llorona şarkısını söylüyordu. Veli, bu kelimeye sözlükten bakmıştı: Bir kadının hayaleti demekti. Kendi dilimde söyleyebilmek için çok uzun, diye düşünmüştü. Taşıdığı anlam itibariyle tek bir sözcükle ifade edilmesi ise ona bir mucize gibi gelmişti. Nasıl olur da llorona diye, söz gelimi bir İspanyol ile konuşurken ağızdan böyle karanlık bir sözcük fırlayabilirdi? Kararsızlık yaşadı. Sahnedeki yorumu beğenmedi. Chavela Vargas, diye geçirdi aklından, bu şarkıyı bir kadının hayaleti gibi söylüyor. Şu çıtı pıtı kız bir kez olsun sözlüğü açıp llorona ne demek diye bakmış olsaydı şayet, böyle hızlı bir versiyonu ortaya koymazdı. Utanırdı. Bir garsona seslendi. Adam yanına yaklaşırken viskisini tazeleyeceğini düşünüyordu muhtemelen ve evet, böyle bir talimat aldı, aynısından bir tane daha . Ama Veli, ayrıca kalemle kâğıt istedi. Garson, sahnedeki grubun istek şarkı almadığını belirtti. Veli, herhangi bir şarkı isteğinde bulunmayacağını, sadece söyledikleri parça hakkında kendince, saygı sınırlarını aşmayan bir eleştiri getirmek istediğini söyledi. Garson böylesi bir taleple daha önce karşılaşmadığından olacak, biraz şaşırsa bile isteği yerine getirdi; ancak mesajı sahibine ulaştırırken göz ucuyla yazılanları kontrol etmeyi ihmal etmedi. Herhangi bir düzeysizliğe rastlamadı ki, ağır adımlarla sahneye yürüdü; solistin sözleri tükendiğinde kâğıdı ona iletti. Gitarist, outro denebilecek bir soloyla şarkıyı bitirmek üzereydi. Solist mesajı okurken, saniyeler önce sergilediği gitarın temposu ve ritmine uygun küçük dans figürlerini bıraktı. Mesajın sonuna geldiğinde garsona dönerek yazarın kim olduğunu sordu. Veli'ye bakıp ona gülümsedi. Veli ise bir baş selamıyla yetindi, viskisi henüz gelmediği için kadehini havaya doğru kaldırmayı başaramadı. Bunu gerçekten isterdi. Veli, bir kadının, hem de sahnenin loş ışıkları altında esrarengiz bir biçimde parıldayan ufak tefek kadının yaptığı bu küçük hareket ile sarsıldı. Gülümsenmek, unuttuğu bir şeydi. Son yıllarda çevresinde gördüğü tüm yüzler ciddiydi. O küçük ya da koca ağızlar bir türlü dişlerini göstermiyordu.

Grup bir şarkı daha söyledi. Je Veux. Tempo artıyordu. Veli sözlerin içerdiği abartılı yapaylığı düşündü. Onun için her şey Joan Baez'in Satisfied Mind sadeliğindeydi. O anlarda saksafon uzak bir New Orleans gecesine gönderilmiş gibi bağırıyordu. Veli yüzünde bir Mardi Grass maskesi olsun isterdi. Ne yapacağını bilmediği ağzı örtülürdü böylece, hiçbir eylemde bulunmayan ve yalnızca duran burnu gizlenirdi. Utangaç gözlerinin de nereye baktığı anlaşılmazdı. Belki, olur da ağlarsa gözyaşları da saklanırdı, maskenin içinde boğulurdu. Solisti izlerken, hele ki kadının gözleri yeniden kendisine dönerse, gülümsenmek acemiliğiyle kıvrandığını böylesine belli etmezdi. Je Veux'nün şımarıkça istekleri sona erince, kısa bir aranın ardından devam edeceklerini söyledi genç kadın. Grubuyla birlikte sahneden ayrılarak giriş kapısına yöneldiler. Orada sigaralarını yaktılar, ellerine de birer kadeh içki tutuşturuldu.

Veli sigara içmek üzere dışarı çıktı. Grup üyeleri seyircilerden birkaçıyla neşeli bir sohbete dalmıştı. Veli önceden tanıştıklarını tahmin etti. O ise mekândaki kimseyi tanımıyordu. Kimseyle tanışmamıştı. Solist ona doğru yöneldiğinde yine bir maskenin koruyuculuğunu arzuladı. Hatta bir deve kuşu gibi kafasını kuma gömmeyi. Bence llorona her zaman üzgün olmak zorunda değil, dedi kadın gülümseyerek. Alt ve üst dişleri ortaya çıktı, Veli onun gözlerine bakmaya çabaladı; ancak kara gözleriyle yüzleşmek güçtü. Çünkü orada mutluluğa benzer bir şey vardı. Veli, karşısındaki kadının tatminkâr ruh halini idrak etti. Çılgınca paylaşmayı, ucundan bir yerden yakalamayı istediyse de katılmıyorum, diyerek karşı çıktı. Llorona efsanesi hiçbir zaman mutlu sonla bitmiyor. Kadın doğruladı ve sonra dedi ki: Bir trajedinin içinden küçük bir olumlu tarafa ulaşmaya çabalamak. Bence hayatın en anlamlı uğraşı bu olmalı. Bilmiyorum, dedi Veli. Gözlerini kadının sigarasına dikti. Mutsuzsunuz, dedi solist aniden. Yaşamayı sevmiyorsunuz. Bunu kolaylıkla anlayabiliyorum. Belki saçma bulacaksınız ama sıradaki şarkıyı sizin için söyleyeceğim. Gene hüzünlü bir şarkı, yine de sizin oradaki gizli umudu yakalamanızı istiyorum. Sonrasında konuşalım. Veli niçin kendisiyle ilgilenildiğini anlayamadı. Gülümsenmek ve biraz ilgiye mazhar olmak. Bunu beklemiyordu, teşekkür ederek içeriye girdi ve sandalyesine yerleşti.

Sahne devam ediyordu. Lagrimas Negras. Akustik gitar ve saksafonla beslenen solist bazı notalarda detone oluyordu. Veli'nin kulakları hiç tırmalanmadı. Hatta bunu kasten yapılmış birkaç minik hata olarak algıladı. Artık müzikte birtakım falsolar çekici geliyordu insanlara. Böyle düşündü, ardından bir not daha yollamayı ancak vazgeçti. Veli şöyle geçirdi içinden, sonunda önüne konulan viskiyi yudumlarken: Yeterince yazdım. Hem konuştum bile. Daha fazla ne söyleyebilirim. Kadehini hızla yuvarladı. Kasaya yönelip hesabını öderken kadının gözlerinin üstünde olduğunu zannediyordu. Dönüp bakmadı.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Hırvatistan, dünyanın ilk ücretsiz oku..Metin Rudar
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Uğur Ugan

17 Nisan 2026

Dinçer Güçyeter: "İnsan, geçmişinden n..

Misafir işçi olarak Almanya’ya giden anne-babasının sessiz kalmış hikâyesini, üç kuşağa yayılan bir göç anlatısı olarak romana dönüştüren Dinçer Güçyeter ile Türkçe çevirisiyle “yuvaya” dönen “Almanya Masalımız..

Devamı..

Emperyalist Savaşlara Kitlesel Direniş..

M. A. Karlin

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024