Masanın üstünde duruyor kitap, dantel bir örtü koydum altına, üşümesin diye, dantel sıcak tutmaz ki akıllım, bilmiyor muyum sanıyorsun, neler sıcak tutar neler tutmaz, para sıcak tutar mesela, bir yerlerde tanıdıklarımızın olması, örneğin manava gittin hemen elini daldırıp domatesleri alırsan yanılabilirsin, ama bir tanıdığın varsa oracıkta, manavda çalışan oğlan tanıdığınsa aynı fiyata çok daha iyi domatesler alabilirsin, cebinden çıkacak aynı parayla tanıdık sayesinde daha iyi domatesler aldığını düşünerek eve giden yol boyunca gülümser ve kendi kendine konuşursun, düşünürsün, insan artık düşünmek için bile birilerine ihtiyaç duyuyor da ondan öyle dedim, yani insan tek başına düşünmeye bile başlayamıyor mu, şimdi herkesi dâhil etmeyelim her dediğimize, kızarlar bize, kim kızacak bize, kim mi, önüne gelen kızabilir, hatta kimse kızmazsa bize, biz kendi kendimize kızarız, ne kadar suçluysak artık, korkuyorsak, biz durup durup kendimize kızıyoruz, senle ben, ben kimim, sen elbette kitapsın, okuduğum kitapsın, az önce seni masaya bıraktım, şu altına dantel örtü koyduğun kitap mı, evet, hatırladın, unutulacak kadar çok şey anlatmadın henüz, korkuyorum, anlatmaktan mı, yazmaktan, kimden korkuyorsun, herkesten, iyi yazarsan bulaşmazlar, sen öyle san, hep beni kandırıyorsun zaten, her bir cümlene inanıyorum, güzel işte, bu sen misin güzellikten bahseden, biraz da beni herkes yanlış tanıyor, ben seni çok iyi tanıyorum, okuya okuya tanıdım seni, pek kıymetli şu söylediğin fakat acaba okuduğunu kendine göre hafızaya alıyor olmayasın, senden de bunu beklerdim, beni şaşırtmanı, olabilir, birazcık daha düşündüm, insan okuduğunu kendine göre alıyor içine, hafıza da içerde bir yerde mi, elbette içerde, ne biçim ucuz sorular bunlar, öfkelenme hemen, dışarda arayan çok oluyor, olayların etkisindeyim, hangi olayların, hangisi mi, çok olay var bu sebepten herhangi birinden bahsedemiyorum, tutunamıyorum herhangi birine, hep çokluktan, ah seni tutunamayan, ben sandım ki sıcak tutan soğuk tutan şeyler üstüne konuşuruz, konuşmayı özledim, ben de beni dinleyecek birini, şöyle yapalım mı, bunu hangimiz dedik, ne önemi var, ikimizde susalım, susalım da ölümümüzü bekleyelim, ölünce mi konuşacağız, benim payıma o şekli düştü konuşmanın, üzülme, üzülmedim, sevdim ben bu durumu, altındaki danteli mi, evet onu da sevdim, bolca çaba ve sadakat içeren bu sohbeti de, demek ki gerçekten de konuşuyoruz, evet, konuşuyoruz, yakın mıyız bari onu söyle, yakınız, bir sayfalık mesafe, lütfen bu aramızda kalsın, yaşadıklarımız mı, merak etme, hem aramızda olanı başkasına anlatsam anlar mı, sen sadece senin beni anladığını sanıyorsun, bak işte bunda da yanılıyorsun, ne çok yanılan bir insanım ben, tutunamayan insansın sen, kendi düşüncelerine bile tutunamayan, insan bari kendine tutunur, kendine tutunacaksan baştan söyleyeyim hiç beni anlamamışsın, kızma hemen az önce ne güzel konuşuyorduk, uzattığımızda hep böyle oluyorsun, haklıyken haksız duruma düşmek gibi mi, kafan mı karışık senin, konuştuklarımızın çok dışına çıkıyorsun, tutunamayan biri gibi mi, evet, tutunamayan biri, ne o benden çok mu biliyorsun sen, niye şimdi böyle dedin ki, hem bilsem ne olacak, hiç, ama bilme, az mı bileyim, çok bilenler pek mutsuz, sen de mi buraya bağlayacaksın, dur, devam etme bu cümleye, tiksiniyorum bu cümlelerden, bilmeye düşman insanlardan, aman çok bilme, tabii, hepimiz azıcık bilelim, aman korkutun herkesi, çok kızmışsın, sen de sürekli beni tartma, gülme, kızdığında çok gerçeksin, tam bunu söyleyecektim, kızdığımda kendim olan biriysem bildiğimde de mutlu olan, ne olacak yani, bu niye kötü olsun ki, sanki kötülük bulmakta zorlanıyorlar, böyledir onlar, onlar kim, ne bileyim ben canım, suretini mi çizeyim, çizimden anlar mısın, anlamam, müzikten, dinlerim sadece, alkış, ritmi tutturamıyormuşum, herkesin alkış tuttuğuna geçip gittiğim oluyormuş, seni çok ciddiye alıyor olmalılar, bu da nerden çıktı şimdi, bu öyle bir çağ mı, ciddiye alınmak, ne ciddiye alınıyor biliyor musun, bilmiyorum, nerden bileceğim, ölüyüm, unuttun mu, hem her daim çok az şey ciddiye alınır, seni ciddiye alıyorlar mıydı, sanmam, öfkelenir miydin buna, sıklıkla, kocaman bir kitap yazmışsın, benimle böyle konuşamazsın, neden, çünkü çoğu şeyi açık edeceğiz, gizli mi kalsın, insan bir anlatmaya başladı mı değiştiriyor, haklısın, anlaştık, biz senle genelde anlaşıyoruz zaten, sadece anlaşma şeklimiz biraz farklı, anlaşmak ille de birbirini onaylamak mı, tartışacak zamanı olmalı insanın, gerçek insanlar gibi yaşıyor olsaydık tartışırdık her şeyi, gerçekten yaşayanlar da mı var, var olduklarına inanıyor olmalıyız ki çabalıyoruz, doğru, ulaşmaya çalıyoruz, tam öyle değil, karıştırıyoruz, hayatları ve hayalleri karıştırıyoruz, hayatları ve hayalleri karıştırıyoruz, çok iyi cümle, yazacağım bunu, yaz.






