Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

29 Haziran 2023

Kitap

Taşra, Mezarlıklar ve Gizemler

Serkan Parlak

Paylaş

1

0


Olay örgüsü açısından üç bölümden oluşan romanda gösterme değil anlatma tekniği ön planda.

Çeşitli gazete ve dergilerde gezi yazıları, öyküleri yayımlanan Behiye Işın’ı Çocukla Geziyorum adlı gezi kitabıyla tanıdık. Yazarın ilk romanı Gizemli Kız geçtiğimiz yılın son aylarında Ayrıkotu Kitap etiketiyle okurla buluştu. Tekdüze hayatlarda bazen ortaya çıkan belirsizliklerin yarattığı endişeler, efsane niteliğindeki hikâyeler aracılığıyla zaman zaman farklı görünümler sergileyebiliyor.    Gerçek bir gazete haberinden esinle yazılmış bir roman olan Gizemli Kız’da taşradaki bireylerin monoton ve sakin görünen hayatlarının sıra dışı olaylarla bazen bilinçsiz biçimde kontrolden çıkışı, geçmişten gelen inanç kodlarının ölüm ritüellerindeki değişimle ilişkili olarak yeniden üretilmesi, kadın-erkek ilişkilerinde erkeğin hegemonik konumundaki dönüşüm ve çalışma hayatının var olduğu her yerde hissedilen statü endişesi; toplumsal-kültürel-ekonomik ve insani değerleri de dikkate alan bir biçimde, kurmacanın imkânları doğrultusunda eleştirel bir bakış açısıyla ele alınıyor.         

Romanın merkez karakterlerinden Hüseyin, köyden akrabaları olan amire verilen rüşvetin de katkısıyla şehir mezarlığında gece bekçisi olur. Gündüzleri bekçilik yapan Halil ise vardiya değişimlerinde Hüseyin’e hep mesafeli davranır. Hüseyin’in oturup kalkışını, çalışma biçimini, bekçi kulübesine havlusunu asmasını mekânı sahiplendiğinin göstergesi olarak yorumlar çünkü zamanla tembellik etmeye başlayacağına ve eninde sonunda amir olacağına inanmaktadır, aslında terfi etmek isteyen kişi kendisidir. Gündelikçilik ve inşaat işçiliğinde kolu sakat kaldıktan sonra devlet işinde çalışmak Hüseyin için düzenli çalışma saatleri, ücret, üniforma ve sigorta demektir. Bütün gece oturup keyif yapılacak, rahat edilecek bir iş gibi görünse de uyku, can sıkıntısı ve yalnızlık en önemli sorundur ama devlet işinin statüsü için katlanılabilir.  Hüseyin, nöbetinin yirmi dördüncü gecesi sabaha karşı kameranın sol köşesinden mezarlıktan dışarıya birinin atladığını görür. Gördüğü siluetin gerçek mi hayal mi olduğu konusunda kararsızdır. Kedi olabileceğini düşünür. Ertesi gece mezarlığı dikkatlice gezer. Çocukluğunda dedesinden dinlediği üç harflilerle ilgili hikâyeleri hatırlayarak rahatlamaya çalışır. Ertesi gece yarısına doğru ise kedi olmadığı açıkça belli olan bir insan mezarlığa girer, yürür, sonunda bir mezarın başında durur, mezarı kontrol eder ve bir süre sonra duvardan geri atlayıp ortadan kaybolur. Hüseyin dualar okur, hatta korkudan altına kaçırır; sonraki gece de harekete geçemez, kusar ve uyuyakalır. Sonunda her gece aynı yoldan yürüyüp aynı mezarın başına gelen, mezar taşına dokunan ve sonrasında duvardan atlayıp giden kişinin zayıf, at kuyruklu bir genç kız olduğunu anlar. Kızı yakalamaya karar verir, yanına yaklaşır, ancak başaramaz. Çözüm olarak amiriyle konuşur ancak bu kez yerel medyadan sansasyon peşindeki bir gazetecinin ağına düşer. Söylentiler, dedikodular, fısıltı gazetesi derken olay iyice dallanıp budaklanır.

Gizemli Kız küçük bir taşra şehrinde gündelik işlerde çalışarak ailesini geçindiren Hüseyin’in tanıdıkları aracılığıyla mezarlıkta gece bekçisi olması, mezarlığa giren gizemli bir genç kızın varlığını öğrenmesi ve zamanla gazete haberinin de etkisiyle şehirdeki insanların hayatlarındaki değişimi anlatan bestseller kalıplarıyla yazılmış üzerine konuşmayı ve yazmayı hak eden bir ilk roman. Kadın erkek ilişkileri, iş hayatında ast-üst ilişkileri ve statü endişesi, batıl inançlar, ritüeller, mistisizm, aile, ev, ölüm-yaşam, insan ilişkilerinde önyargıların olumsuz etkileri romanın merkez izleklerini oluşturuyor. Olay örgüsü açısından üç bölümden oluşan romanda gösterme değil anlatma tekniği ön planda. Ağırlıklı olarak üçüncü tekil kişi ve tanrısal konumlu anlatıcı bakış açısıyla roman kişileri üzerinden ele alınan meseleler ise her anlamda tanıdık ve düşündürücü. 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Peşine Düşen Ruhundan Saklanan PessoaT. Çiftsüren
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hülya Soyşekerci

15 Nisan 2025

"Yazınsal Tutkunun İzinde" Yazmanın Mu..

Şirvan Erciyes’in eleştirel kalemiyle derinleştirdiği Yazınsal Tutkunun İzinde’nin, düşünen, sorgulayan, irdeleyen pek çok okurun başucu kitabı olacağına inanıyorum.Eleştiri, deneme ve inceleme yazılarına yoğun emek veren genç kuşak eleştirmenlerden Şirva..

Devamı..

Simyacılık

S. E. Breitegger

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024