Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Ekim 2024

Edebiyat

Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun

Ömer Kaya

Paylaş

4

3


Gençlerin dili kullanımı, öğretmenlerin dil kullanımındaki öğretici rolü ve Harf Devrimi bu kısa konuşmanın önemli başlıkları.

Türkçedeki düzeltme imi kullanımı bitmek bilmeyen bir sorun olarak sürekli karşımıza çıkıyor. Bu imi yazı dilinde tek biçimde (şapka dediğimiz haliyle), söyleyişteyse inceltme ve uzatma olarak kullanıyoruz. Türk Dil Kurumu'nun bu imin kullanımını kaldırdığı yönündeki bilgi uzun zaman önce yayıldı ve birçok kişi artık şapkaların kalktığına inandı. Türk Dil Kurumu'nun düzeltme imiyle ilgili kuralları yazım kılavuzunda açıkça belirtilmiş. Bu imin nerelerde kullanılması gerektiği başka bir yazının konusu olabilir.

“Düzeltme işareti hiçbir zaman kaldırılmamıştır. Düzeltme işaretinin nerelerde kullanıldığına dair bilgiler Yazım Kılavuzu‘nun ilgili bölümünde yer almaktadır,”1 diyor Türk Dil Kurumu. Artık şunu bilmeliyiz ki bu im kalkmadı, yazıda birliği sağlamak adına da tabii ki doğru yerlerde kullanılmalı. Konuşma dilinde kalın, ince ya da uzun sesletilmesi gereken sesler doğru, güzel ve etkili bir Türkçeyle konuşmak için olmazsa olmazlardan. Yazılı ve sözlü dilde böylesi bir sorunu hâlâ yaşamak üzücü.

Nazan Öncel tam da bu konuyu önemsemiş ve sosyal medya hesabında sesletimdeki yanlış kullanımlara dikkat çekmek için, “Verin şu a’ların hakkını” başlıklı kısa bir video yayınlamış.

Söyleyeceklerinin özellikle gençlerin hoşuna gitmeyeceğini belirterek söze başlıyor. Şöyle devam ediyor:

“Bizim Türkçemizde bazı kelimelerde “a” harfinin üzerinde çok yakışıklı bir şapka vardır fakat ne yazık ki son yıllarda kullanılmadığını duyuyorum ve üzülüyorum. Filmlerde gündelik hayatta vesaire yani gençlere öğretmek lazım. Annelere, babalara düşüyor bu görev hatta öğretmenlere düşüyor, bizzat onlara düşüyor. “Hikâye” demek varken “hikAye”, “lazım” demek varken “lAzım” denildiğini duyuyorum. Fonetik olarak da güzel gelmiyor kulağa. Bakın, dikkat edin “kâr” demek varken “kAr” demek de hoş olmuyor yani. Atatürk o Harf Devrimini boşuna yapmadı arkadaşlar. Hadi göreyim sizi, verin hakkını şu şapkanın ya, alsın artık o şapkayı yerine.”

Şapka kullanımı konusundaki yanlış ya da eksik bilgiler –her ne kadar bu konuya dikkat çekmeye çalışsa da– Nazan Öncel’in videosunda da kendini gösteriyor. Örneğin “lazım” sözcüğünde şapka kullanılmıyor, “lakin, reklam, plan…” sözcüklerinde olduğu gibi çünkü Arapça, Farsça ve batı kaynaklı sözcüklerde “l” ünsüzünden sonra gelen “a”, “u” ünlüleri üzerine düzeltme imi konmuyor.2

Türkçede l’den sonra gelen ve ince okunması gereken hiçbir “a” ve de “u” yoktur3 bu sebeple “lazım” sözcüğünde şapka kullanılması gerekmiyor. Bu ve bunun gibi sözcüklerin doğru sesletimini kulaktan öğrenmek zorundayız. Demek ki doğru sesletim için doğru Türkçe duymak çok önemli.

Paylaştığı video gibi şarkılarıyla da milyonlara ulaşabilen bir sanatçının bu sözlerini önemsemek gerekiyor. Konuşma dilinden söz ederken ses yerine harf kavramını kullansa da değindiği konu, şapkalı ünlülerin (lazım sözcüğündeki “a” sesi dışında) yanlış sesletimi ancak kendisinin de fark etmediği bazı şeyler var.

Gençlerin dili kullanımı, öğretmenlerin dil kullanımındaki öğretici rolü ve Harf Devrimi bu kısa konuşmanın önemli başlıkları. Ne yazık ki hiçbirinin hakkı verilmemiş. Bu video da ezber türünden bir uyarı dışına çıkamamış. Öğretmenlere görevi hatırlatılmış ama yine kimse eleştirdiklerimin neresindeyim diye düşünmemiş. Böylece her ne kadar sevimli bir tonlamayla ifade edilse de öğretmenlere parmak sallayan o tutum kendini göstermiş, sonuçta fatura her zaman olduğu gibi öğretmenlere kesilmiş.

Dili en başta duyarak öğreniyoruz. Bebeklikten itibaren ifade edici dil, alıcı dilden sonra gelişip ortaya çıkıyor. Önce alıyoruz yani duyuyoruz, sonra konuşuyoruz. Neyi aldıysak, nasıl duyduysak öyle konuşuyoruz. Ailenin konuşma becerilerimiz üzerindeki rolü çok büyük. Ardından okul hayatımızda öğretmenlerimizi duyuyoruz. Türkçe öğretiminde de onların rolü büyük. Bu süreçte sanıyorum ki çevrenin etkisini yok sayıyoruz. Nazan Öncel de böyle yapmış.

Bugün teknolojiye rahatça ulaşma imkânı olan çocuklar, gençler karşısında konuşma ve davranışlarıyla öğrencilere rol model olma konusunda direnen öğretmenler yok diyebilir miyiz. Televizyonun, internetin yol açtığı dil yanlışlarıyla öğretmenlerin nasıl çaresizlik yaşadığını yine öğretmenlerden dinlemek gerekir. Nazan Öncel öğretmen yetiştiren kurumların öğretmen adaylarının Türkçe konuşma becerileri üzerindeki etkisinden habersiz, okullardaki Türkçe öğretim programı içeriklerini bilmeden, gençlerin okuma-dinleme alışkanlıklarını hiç araştırmadan bozulan Türkçeyi düzeltme görevini en çok öğretmenlere vermiş. Bana kalırsa dil yanlışlarıyla ilgilenen bir sanatçı olarak kendisinin de yapabileceği çok şey var.

Televizyonlarda Türkçeyi doğru konuşan insanları, kitaplarda nitelikli edebiyat metinlerini gereksiniyoruz. Konu Türkçeyse şarkıları, şarkı sözlerini niçin es geçelim. Böylesi dil duyarlığına sahip bir söz yazarı, bir sanatçının da yakındığı konu hakkında elini taşın altına koyduğunu görsek hiç fena olmazdı.

7’n Bitirdin,

Aşkitom,

Napçaz şimdi/yatçaz şimdi,

Seviyore mi/sevmiyore mi/Ne yaptığını bilmiyore mi/Anlıyore mi/anlamıyore mi/Sersemliğine doymuyore mi,

Bir emoji atmadın/Bir günaydın yapmadın/Günümü parlatmadın/N'apim ben senin gibi/Şeyim trak sevgiliyi

gibi yazımı, sesletimi baştan sonra yanlış sözler ve söz gruplarını içeren şarkıları dışında Nazan Öncel’in sevdiğim onlarca şarkısı var. Düşünmeden edemiyorum, bu kullanımlar Harf Devriminin, Dil Devriminin tam olarak neresinde. Hangisi fonetik olarak kulağa güzel geliyor. Gençlerin diline dolanan ve böylece günlük konuşmalarda yer bulan yanlış, Türkçenin güzelliğini yansıtmayan şarkı sözlerini Kunduram Sandukam Zembilim ya da Leylim Yar hatırına görmezden mi gelmeliyiz.

Bu kullanımların hiçbirini öğretmenler öğrencilerine öğretmedi, hiçbir öğretmenin de böylesi şarkı sözleri yazdığını sanmıyorum. Yazsalar bile Nazan Öncel kadar dinlenmiyorlardır. Yoksa kesin duyardık, bilirdik. Bu durumda yanlış yazımlardan, standart dilin bozulmasından, Harf Devriminden, Türkçenin hak ettiği değeri görmemesinden söz ederken öğretmenlerin üstüne düşenlerin altını çizmeden önce dili önemsediğini söyleyen herkes Türkçeyi nasıl kullandığını, Türkçenin doğru, güzel, etkili kullanımında ne kadar payı olduğunu tekrar gözden geçirmeli. Özellikle gençlere öğretmenlerden çok daha hızlı ulaşma gücü olan söz yazarları, televizyon sunucuları, sanatçılardan bunu beklemek Türkçeyi seven, Türkçenin saygınlığını koruyan herkesin hakkı.

Öğretmenler de “Biz fakültelerde konuşma eğitimi, konuşma becerileri, standart dille ilgili herhangi bir ders görmedik. Gördüysek bile bir şey öğrenmedik ama söz yazarları kusursuz bir Türkçeyle yazmalı, yorumcular da kusursuz bir Türkçeyle bu şarkıları okumalı. Hadi görelim sizi,” derse ne yapacağız. Özetle onların da “Ah bu şarkıların gözü kör olsun,” diye yakınmalarının Türkçeyi doğru yazıp konuşmaya bir yararı olacak mı.

1 https://tdk.gov.tr/icerik/sikca-sorulan-sorular/duzeltme-isareti-kaldirildi-mi/

2 http://www.dildernegi.org.tr/TR,269/sik-sorulan-sorular.html

3 Feyza Hepçilingirler, Dilim Dilim AnaDilim, Türkçe “Off”-3, Sia Kitap, s. 98, 2022.

YORUMLAR

Emine aysun Korkmaz

Ömer ellerine sağlık. Zevkle okudum. Haklısın cok kolay öğretmeni suçlamak. Eğitimci Don Kişot gibi oysa, bu donemde. Dil ki dünyadır ve maalesef filozofun dediği gibi zihnin sınırları dilden ibarettir. Keşke bu nefis yazın bir şeylere ön ayak olsa. Cok teşekkür ederim

24 Ekim 2024

Figen Uğur Dölek

Sık düşülen bir hataya dikkatimizi çektiniz, sağ olun, benzer uyarıları sürdürmenizi dilerim.

25 Ekim 2024

Ayşegül Kanat

Teşekkürler bilgi için ama soru işareti kaldırıldı mı? Metinde birçok soru var , arkasında işareti yok.

26 Ekim 2024

Öne Çıkanlar

Oscar 2022: En Çok Dalda Aday Gösteril..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Çetin Devran

10 Mart 2025

Gerçeklerden Kaçarken Kendimize Söyled..

Eğer hayatınızdaki bazı kalıpları kırmak, geçmişte yaptığınız hatalardan ders almak ve gerçekten daha bilinçli bir şekilde yaşamak istiyorsanız, bu kitap size çok şey katacak.Bazı kitaplar vardır, okuduğunuzda sizi rahatsız eder. Çünkü size, aslın..

Devamı..

Kısa Kısa Roma İmparatorluğu

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024