Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Şubat 2025

Edebiyat

CAÏQUE

Halil Yörükoğlu

Paylaş

2

0


Bir yazar aksini söylemediği sürece metinleri otobiyografik değildir ama ben okur olarak pekâlâ metinleri istediğim yere çekebilirim. 

Muhtemelen sırtımı Likya döneminden kalma bir duvara vermezdim. Hayretler  içinde kayalardan  denize atlayan insanlara bakar bitmek bilmeyen ağustos ya da cırcır böceği sesini dinler annemin babamın hadi gidelim demelerini beklerdim.  O anların birinde, akrabalarımızdan birine ait olan ve asla bir şey yiyip içmediğimiz restorantın uzaktaki masalarında benim aksime sırtını Simena'nın, Likya'nın duvarlarına dayamış biri olurdu. Uzağa çok uzağa bakan ve gelip geçen yelkenlilerle bir yerlere giden ve asla şu an o masada olmayan o adam yazar Mehmet Günsür olurdu.

Ya da gecenin bir yarısı keçilerin uyuduğu, Aperlai'nin lacivert bir sessizlikte kendi kendine yettiği yarımada iskelesinden Kaleköy'de (Simena) yanan ışıklara bakardım. Ben de azıcık çocukluktan çıkmış, kaya kuytularında uyumakla uyumamak arasında kalan balıkları merak eden, kitaplardan ismine bakan bir genç olduğumda, hayal bu ya, oradan benim tarafıma bakan biri vardı ve o da yazar Mehmet Günsür'dü. 

Mehmet Günsür, 2003 Sait Faik Hikaye Armağanı kazananı öykücü. Yazar ve ressam. Ödülü İçeriye Bakan Kim? kitabıyla kazanıyor. Ama ben en çok CAÏQUE isimli ilk öykü kitabını seviyorum. 

Bu kitabı sadece isminden dolayı da sevip sadece isminden dolayı da hakkında gevezelik ederdim. Ama hep olduğu gibi yine bana dokunan diğer yanlarıyla da anlatmak istiyorum. 

Mehmet Günsür başta hayalini kurduğum ve romantik laflar ettiğim gibi benim romantizmim hariç hayatının ne kadarını bilmiyorum ama bir kısmını Üçağız/Kaleköy civarında geçirmiş. Bir yazar aksini söylemediği sürece metinleri otobiyografik değildir ama ben okur olarak pekâlâ metinleri istediğim yere çekebilirim. 

Hikaye bizi bulacak ya öyle oldu. Günsür'u keşfettim heyecanla okumaya başladım. Caïque öyküsüne geldim. Yazar benim çok iyi bildiğim denizden, boğazdan Kaş tarafından tabi bence kendisi de ama karakterle birlikte geliyor. Metin ilerliyor ben heyecanlanıyorum. Bu bildiğim yerleri bu kadar güzel yazan bir yazarla karşışma mutluluğu mu bilmiyorum. Yazar geliyor. Denizi, kokuyu, balıkları, geceyi, kendini anlatıp Caïque'yı Kale Restaurant&Pansiyon'un önüne demirliyor. 

Şöyle diyor:

Üçağzılar'ın karşısındaki dar boğazdan geçip Geyikova Adası'nı sancağıma aldım. On dakika sonra, "Kale Restaurant&Pansiyon"un önüne demirledim. Büyük Salih'in yeri. Çocuklar botla gelip tekneyi iskeleye bağladılar.

Romantiklik bu ya babamı dürtüp "Anaa bu Salih Çan" diyorum babama. Tabi ki ilgilenmiyor babam. Hatta şey diyor "Salih abi sonradan bizim köyden evlendi" 

Yetmiyor. Öykü devam ediyor. Bir iki gün sonra belki Salih Çan geçiyor arabasıyla. Bizim köyün eniştesi. Sonra ben artık durmuyorum. Uydurmayı da seviyorum belli ki. 

Kesin diyorum ben Mehmet Günsür ile aynı anlarda oralarda bulunmuşumdur. Bir sürü tek başına içen, dalıp giden, önlerindeki deftere bir şeyler yazan adam gördüm. Onlardan biri kesin Mehmet Günsür'dü. Bundan eminim. 

Çıkıyorum Sinema Kalesi'ine ama hiç arkama bakmadan. Terleyerek. Sesler, sarı sıcak. Arkamı yavaşca dönüyorum. Gözlerim kapalı. Bak yavaşca aç gözlerini. İlk gördüğün teknenin ismi kesin "CAÏQUE" inan kendine. Öyle bir inan ki kesin olsun o. 

Oluyor. Kekova Adası denize buralar benim der gibi  uzanmış. Tam karşımda Aperlai. Altımda Kaleköy Simena. Babam var iskelede biriyle oturuyor. Deniz ayaklarımın altında. Bir tekne gidiyor ama sanki gitmiyor da. Duruyor. Hah diyorum işte bu o, kayık. İniyorum kaleden. Sesler sıcak devam. 

Adamın birisi iskelede köpük köpük denize bakan babama bir şey soruyor. Babam gömleğinin cebinden sigara uzatıyor. Varana dem gidiyor adam. Bir botla pır pır pır orada gördüğüm tekneye. 

Kimdi o diyorum babama. 

Yazarmış, biraz lafladık tekne onunmuş İstanbul'a gidecekmiş diyor. 

Bir gülme tatlı bir gülümseme bir heyecan kaplıyor beni. El sallıyorum hiç tanışmadığım ve beni Türkçesiyle mutlu eden yazara. 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Yazarların ilham kaynaklarıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

1 Mart 2026

Başkentten Akdeniz’in Mavisine: Ankara..

Ankara, gri bir palto gibi insanı sarmalayıp korusa da her zaman biraz mesafeli bir şehir olmuştur. Memuriyetin ciddiyeti, Kızılay’ın kalabalığı ve bozkırın o bitmek bilmeyen vakur duruşu şehrin çehresini büyük oranda açıklıyor. A..

Devamı..

Bodrum'da Tatil Yaparken Bilmen Gereke..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024