Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

11 Mayıs 2013

Söyleşi

Hasan Ali Toptaş: “Hikâye de dildir sonuçta.”

Oggito

Paylaş

25

0


Heba gene diliyle öne çıkacak gibi görünüyor. Nasıl okunmasını istersiniz Heba’nın: Diline bakarak mı, hikâyesine bakarak mı?

Ben hiçbir vakit bu romanın dili yahut hikâyesi öne çıksın diye düşünmem yazarken. Hikâye dilden yahut dil hikâyeden daha önemli bir şey değil bana göre. Hikâye de dildir sonuçta. Bu nedenle Heba’nın bir bütün olarak okunmasını isterim.

Askerlik ve hayat. Bu ikisini kesiştirmek nereden geldi aklınıza, neden?

Heba’da yer alan Suriye sınırındaki hayata yabancı değilim. Ölü Zaman Gezginler’indeki Yabu öyküsünü yirmi beş yıl önce yazdım; o öyküde de Suriye sınırı vardır. Yabu öteki öykülerime hiç benzemeyen bir öyküdür biliyorsunuz, ötekilerin arasında ayrı bir yerde durur. Yayımlandığında, bazı arkadaşlarım, bilmediğin coğrafyayı, bilmediğin insanları yazma diye uyarmıştı beni. Heba’da, öykü kahramanım Yabu ile kısacık da olsa yeniden karşılaşıyoruz. Dolayısıyla, içimde duran bazı şeyler bu romana denk düştü, bu romanın yapısına yakıştı ve iyi de oldu. İllaki içimde olmaları da gerekmiyordu tabii.

Uykuların Doğusu’ndan çok uzun zaman geçtikten sonra geldi Heba. Sizin gibi ne yazacağı merak edilen bir yazarın bunca uzun suskunluğunun nedeni nedir?

Ben hareketliliği sevmeyen, sakin biriyim. Uykuların Doğusu yayımlanır yayımlanmaz hayatımın akışında acayip bir hareketlilik başladı. Yalnızlıklar Hollanda’da ve Türkiye’de sahnelendi, ardından Gölgesizler filme çekildi, onun ardından da Avrupa’daki söyleşiler sökün etti. Avusturya, Almanya, Hollanda ve İsveç’te toplam 28 şehirde 32 söyleşi yaptım ve bu üç yıl sürdü. Üç yıl boyunca Heba’nın ilk cümlesini bile yazamadım. Uykuların Doğusu’dan bugüne kadar geçen yedi yıl yedi aylık sürenin tamamı romana çalışmakla geçmedi yani. Suskunluk değildi sonuçta. Bir de ben yavaş yazan, kılı kırk değil seksen yarayan biriyim biliyorsunuz.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kutsal Beden ve AntivirüsEkrem Baş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Erhan Sunar

7 Eylül 2025

Jacob von Gunten ve Okuru

Okurun romanın anlamsal zenginliğinden önce olgusal fakirliğine, ruhsal detayların hep birbirine benziyor oluşuna dikkatinin kayacak olması başka türlü bir algı düzlemi daha oluşturur.Robert Walser’in ilk üç büyük romanı içinde, belirgin biçimde en az “aydınlık” görüneni Jak..

Devamı..

“Tek Başınalık”ta Direnmek Üzerine Bi..

Narin Çelik

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024