Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Temmuz 2020

Öykü

Her Yer Tertemiz

Şeniz Baş

Paylaş

3

1


Her yeri tertemiz yap, pırıl pırıl olsun. Pencereleri, pencerelerin pervazlarını, kapıların içini dışını, duvarları, fayansları sil. Her bir yeri ayrı kovayla sil. Pencere sildiğin kova, bez, su ile duvar silinmez. Her birini iki kere su değiştirerek sil. Pisliğin üstüne pislik yapıştırma. Kendi hayatına yaptığını duvara yapma. Lavaboları, küvetleri, klozetleri ov. Ama önceden şu beyaz maddeyi basıp bekleteceksin ki, sidiğin bokun tortusunu söksün. Senin içine tıkıştırılmış bokların tortusunu sökecek bir şey yok ama daha. Olsun içteki tortu iyidir, oturtur seni kıçının üstüne. Ağır olursun, hanım olursun.

Tozlar iki bezle al, biri ıslak diğeri kuru. Ahşap mobilyaları cilayla ov. Bibloları,  seyahatlerden gelen çanakları, eşin dostun getirdiği lüzumsuzları yıka, kurula. Ailenin, düğünlerin, doğum günlerinin, tatillerin, çok eğlenceli, çok ışıltılı, çok hayat dolu fotoğraf çerçevelerini de güzelce sil.  Anılar biriktirdin sen, dost biriktirmiştin ya öyle işte. Çerçevedekilerin yarısından çoğu artık yok. Kimi öldü, kimi kaçtı, kimi de hayat işte, kimini bilmiyorsun bile! Ama burada duruyorlar, çerçevede! Ne güzel günlerdi değil mi! Hep iyilikle yad et. Çünkü kimse kimsenin kuyusunu kazmadı, kimse kimseyi sırtından bıçaklamadı, en halis duygularını kimse kullanmadı, kimse seni yüz üstü bırakmadı, elini tuttuğun elini kesip atmadı. Olmadı bunlar, sus! Kadınlar çok konuşmaz. Kızılcık şerbeti içer hep!

Derzler gözüne takılıyor, kararmışlar sanki biraz. Evdeki tek diş fırçasını alıp giriş. Çizgiler bembeyaz olacak, eve ilk adımını atanın gözlerini alacak. Düşman ayağa bakardı, dost ne yapardı? Azıcık çamaşır suyu dök. Fazla mı kaçtı ne, genzin yanıyor. Olsun! Çamaşır suyu kokusu temizlik kokusu, hijyen. Ciğerin paralanmış, ellerin parçalanmış ne gam. Açarsın pencereleri, hafifler koku. Tüm kilimleri, paspasları at, yıkansın. Çamaşır makinesi küt küt dönsün. Tülleri iyi ki önceden yıkamışsın. Kilimlerin ipi sapı bulaşmamalı tüllere. Sodayı da basmıştın, bembeyaz oldular. Açamadın kendi hayatında bembeyaz bir sayfa ama olsun. Sen becerememişsindir, herkes beceriyor baksana. Pırıl pırıl hayatlar, ışıl ışıl gülüşler.

Buzdolabındaki ne kadar meyve, sebze, zeytin, peynir varsa çıkart. Hepsinin kaplarını değiştir.  İçindeki rafları, telleri, bölümleri ne varsa çıkart yıka! Laf olsun diye iş yapılmaz,  üstten üstten temizlik olmaz. Dolabın içini önce sirkeli suyla sil, sonra nemli bir bezle dolaş. Koku gitsin. Koku önemli! Kapağı kapayınca iyi de, açınca yüzüne yüzüne vurur. Çürüyen yerlerinin içinden gelen kokusunu da sirkeyle bastırsan? Elma sirkesi diyorlar, hem zayıflatır diyorlar. İç! Çürü ama kokma. Mutfağın tüm dolaplarını da boşalt. Dolapları, fırını, ocağı, davlumbazı yağ sökücüyle sil. Ova ova. Öyle elinin ucu ile yapılmaz bu iş. Eldiven de takılmaz, şöyle parmağını sürüp anlayacaksın temizlenmiş mi? Yağ sökücü derilerini kaldırır. Kaldırsın, düzelir.  Kat kat giyindin soyundun halleri; maskesi kalktı aslı gözüktü, kimsenin umurunda olmadı. O düzeldi, bu da düzelir.

Dolaplardan çıkardığın ne kadar kap kaçak, bardak varsa önce şöyle bir sudan geçir. Artıkları atmazsan, makine iyi temizlemez çünkü. Tahta kaşıkları, kenarı gümüşlü servisleri, elde yapılmıştır yazanları makineye koyma, onlar elde yıkanır. Bulaşık makinesinin tuzunu, parlatıcısını kontrol et. Tablet ya da toz kullanma çiziyor bardakları,  tabii ki sıvı deterjan. Bak kalbindeki kesiklere, çiziklere…  Bak aklındaki yarıklara…  Bak ruhundaki yaralara… Bakma! Bakmayacaksın ki yoluna devam edebileceksin. Gittiğin yol, yol değil demesinler diye yoluna bakacaksın, hatta önüne bakacaksın, başını da çok kaldırmayacaksın. Kahkaha da atmayacaksın, yollu derler.

Yaz geldi daha kışlıkları kaldırıp, yazlıkları indirmemişsin. Çıkar hurçlardan, dolaplardan, askılardan. İyice silkele. Beyazlar sararmışsa at makineye bir sudan geçir. Diğerlerini ütüle as, kırışmışlardır ne de olsa. Renklerine, cinslerine göre ayır da as ama. Kışlık kıyafetleri yıka, ütüle öyle kaldır.  Güzel güzel katla; naftalin, lavanta tabletlerini unutma. Bak güve yer kazaklarını, paltolarını sonra. Daha bir kere bile giymediğin güzelim kazak gitmişti, hatırla!  Unutma sakın güve yemişti, güve… Güve bu yer, kıyın kıyın, yavaş yavaş yer. Öyle birden yemez. Gider gelir bakarsın, bir şey yok dersin. Sinsi sinsi yer, zamana yayar. Senin ruhun duymaz. Ruhunu da yer güve.  Güveler her yerde: İşte, yolda, tatilde, evlerde, dost meclislerinde. Onlarla aynı masaya otururken naftalin koyma ama, belki lavanta kolonyası. Hatırla, güveler yer!

Havalar iyice sıcak oldu. Kaldır artık yorganları. Süpürgenin uygun aparatını tak, yatağı iyice süpür. Kışın tozu işlemiştir içine. Sonra yaz tarafını çevir. Orayı da süpür. Bunun kış tarafı var, yaz tarafı var. Üstüne alez ser. Alez önemli: Terlersin, çocuk işer, başka şeyler olur. Yatağa iz geçmesin. Yatak önemli. İz olmasın. Ne yapacaksan yap ama iz bırakma. Hep bir tarafında yatılmış zaten. Taktın mı takıyorsun, bak burası çökmüş, öbür taraf havada kalmış. Diğer tarafta da yat. Çarşafı iyi ger, köşelerini sıkıştır. Yastıklara bir altlık geçir, sonra kılıflarını geçir. Unutma izler! İzler kalmasın. Pikeyi de ört, ger ger, iyice ger. Sonra üstüne örtü ört. Sabahları kalkınca yatağını topla; örtüyü bazen örtmeden gidiyorsun, olmuyor. Akşam öyle görünce sinirin bozuluyor. Her şeyi ger, sıkıştır, üstünü ört. Üstünü örttüklerin kenarından gözükürse olmaz. Hayat kırışıklık kaldırmaz. Böyle gerim gerim gerileceksin ki sana gıpta etsinler. Nasıl da düzgün kadın desinler!

Avizeler var daha! Nasıl da aklından çıktı? İyi ki son anda fark ettin. Eskileri çıkarıp bulaşık makinesinde yıkıyordun. Bunlar mıh gibi oynamıyor.  Cam sili al, iki de bez.  Uzun merdiveni taşı, kısa olanı değil. O pencerelerin üstüne ulaşmak için. Avizenin tek tek taşlarına sık sıvıyı, sonra bezle al. O bez ıslanır, tozu yapıştırır. Bir de kuru bezle al. Tembellik etme! Taşları eline al, iyice ovala. Ampulleri de silmeyi unutma. Çıkmışken yanmış ampulleri değiştir. Senede iki kere yapma şu işi, hep diyorlar sana avizeler üç ayda bir silinecek. Dinlemiyorsun. O yüzden akşamları karanlık odalar. Ampulleri silmediğin için. Gündüz herkesin görmek istediği ışığı yaydığın, herkesin senden payına düşen sıfatını aldığı  – iyi, hayırlı, dürüst, sadık, akşamları evine bir şey bırakmadığın için değil. Bak ampullerin bile bir ömrü var, ışığı sönüyor. Sen ışığını söndürme, yaşlı teyzeler arkandan maşallah cıvıl cıvıl kız çeksinler, yeğenlerine istesinler derdi anneannen.

Halıları yıkamaya ver. Koltukları sen sil. Kaldır minderlerini, çıkar kılıflarını. Yıkansın. Evde ne varsa yıkansın. Koltuk kılıfları minderler bir, beyazlar bir, örtüler bir, nevresimler bir, renkliler bir, siyahlar bir yıkanır. Çoraplar renklerine göre bunların arasında paylaştırılır. Havlular, onları da ayrı yıkamalısın havı atmasın. Eskiden donlar hep beyazdı, beyazlarla atıyordun. Şimdi rengârenk oldular, bin bir kumaştan. Bunlara bir karar veremedin. Çünkü o zamanlar donlar her çamaşırın içine atılmazdı. Bu belirsizlik kadınlığına halel getirmesin.  Hepsinin ayrı deterjanı var, üzerilerini oku. Yumuşatıcı da ayrı, beyazlara bebek pudrası kokusu, renklilere mimoza, havlulara deniz kokusu. Dikkatli ol! Beyazların içine maazallah bir renkli kaçar, onun da renk vereceği tutar. Tüm beyazlar olur sana gri. Renk vermemek önemli! Aile arasında, arkadaş arasında, toplantı odasında, yatak odasında,  seninle kimin arasında ne olursa arada kalır. Çoğunlukla sende kalır, geri kalan alır. Sen ne olursa olsun renk verme! Kadın dediğin kendini bilecek, idare edecek. Ser verecek, kendini ele vermeyecek. Yardan geçecek, yandım demeyecek.

Her şey yıkandı kurudu, ütü yap. Bak ne güzel ütünün üzerinde neyi nasıl ütüleyeceğini gösteren işaretler var. İpek diyor, pamuklu diyor, aman diyor. Yönergelere uyman yeterli.  Pantolonlara çizgi yap, gömlek kollarını çizgisiz. Yakaları doğru katla. Kırmızıları, siyahları tersten ütüle. Rengini attırma. Nevresimlerdir, örtülerdir önce açıp ütüle, sonra katlaya katlaya bas tekrar ütüyü. Donları nasıl yıkayacağını bilemediğin gibi artık ütülemiyorsun da. Annen babanın donlarını nasıl ütülerdi. Jilet gibi olurdu. Eski kadınlar kadındı, ellerinde yıkar, havluları bile ütülerlerdi. Sen bu rahatlık, bu makine bolluğu içinde don ütülemiyorsun. Eteklerin, elbiselerin önce astarlarını, ceplerini sonra kendilerini ütüle. Astar demişken, astar hayati! İçin gözükmeyecek! Bakacaksın aynada kendine ama ışık alan bir yerde. İçin gözüküyorsa olmaz. Ya o elbise alınmaz ya da astar dikilir. O yüzden beyaz elbisen yok. İçin gözüküyor. İçin denilen bacakların, memelerin. Onlar! Sen ne anladın! Senin kalbine, ruhuna, ilmek ilmek dokuyup nazarlık gibi astığın güzelliklerine bakan yok! Onlar içinde kalsın. Kadın kısmı kendiyle övünmez,  marifetlerini sayıp dökmez.

Tam istediğin gibi olmadı ama yine de iyi oldu. Ne güzel yaptın, annenin, “Yaptığın banaysa, öğrendiğin kendine kızım,” diyerek öğrettiği gibi. Annen bunları sana niye öğretti? Sen sevmezsin temizlik yapmayı, ama çok iyi yaparsın, durmadan yaparsın. Çünkü, “Kadın” dediğinin kenarı köşesi tertemiz olacak, halıyı kaldırınca altına süpürülmüş şey görülmeyecek. Aile sırları hariç, dost kazığı hariç, yaptığın hatalar hariç, sana kalan ihaleler hariç, tacizler, işkenceler hariç! Sırlar demiş miydin, herkesin sırları vardır, sende çok var, hepsinin sırrı sende… Kocanın, babanın, ananın, patronunun, arkadaşının, mahallenin bakkalının…  Onlar için en iyi yer halı altı, hasır altı.

YORUMLAR

Merih Nesrin Yalçın

Harika bir öykü, yüreğinize sağlık

3 Temmuz 2020

Öne Çıkanlar

Nisan Ayının 7 KitabıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

2 Temmuz 2025

Ankara'da Hafta Sonu Kaçamağı: Nereye ..

Ankara’dan çok da uzaklaşmadan hafta sonuna eğlence, keyif ve dinlendirici bir tatil deneyimi eklemek ister misiniz? Başta Ankara Kızılcahamam termal otel seçeneği olmak üzere Ankara’ya yakınlığıyla bilinen en konforlu ve uygun maliyetli seçenekleri sizi..

Devamı..

Kafkaesk Bir Film: Birdman

Yalçın Yokuş

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024