Küçük Ayşe
15 Nisan 2019 Öykü

Küçük Ayşe


Twitter'da Paylaş
3

Kimin bir ihtiyacı olsa hemen ona sorar. Bilirler, kimseye hayır diyemez.

– Beslenmemi evde unutmuşum, elmanın yarısını verir misin?

– Fazla kalemin var mı Ayşe?

– Bende hiç kalp kalmamış, seninkinden ısırabilir miyim Ayşe?

Herkesi, ama en çok kendisini sevmeyenleri, sever. Büyücek kara oğlan, dünyayı çevremizde döndürme oyunu oynayacağız dedi mi, Ayşesiz oyuna başlanmaz. İncecik kollarıyla tuttuğu dünyayı, dalcacık bacaklarıyla koşa koşa döndürür çevrelerinde. Engelli dünya oynayanlar da hemen onu çağırır. Ellerinin üstüne çöker önlerinde, Sırçacık Ayşe. Camdan kalbi kırılmıştır ya, tümseklerden atlamak için sırtına basarlar. Bir gün söğüt ağaçlarının kapladığı okulun önünde, kara oğlanla karşılaşır, mıhlanır olduğu yere. O nasıl karalıktır ki insanın içini aydınlatsın! Bakan yolunu şaşırsın, öyle güzel bir oğlan. Bakışırlar uzaktan bir süre. Ayşe bir eliyle saçlarını kıvırıp diğer eliyle belini göstermekte. Ağır ağır yürürler birbirlerine doğru, kitaplar düşer yere, gözler birbirinden çekilmemekte. Uzatır elini oğlan, tutarlar parkın yolunu beraberce. Serçecik Ayşe sevinçten uçar.

– Önce sen beni salla, sonra ben seni sallarım der oğlan. Tamam, der elbette, tamamsız günü geçmeyen Ayşe. Oğlanı salladıkça göklere değer kalbi mutluluktan. Sıra kıza gelince,Yoruldum der oğlan, nefesleneyim şurda; ancak var mı suyun içeyim kana kana. 

Açar oğlanın ağzını, yumar kendi gözünü; oğlan suya kanar, Ayşe yalana. Kalbini, suyunu da paylaşsa, fazla olmayan kalemini de verse yaranamaz kimselere, küçüldükçe küçülür. Önlük cebine sığmaktadır artık. Bir bisikletin arkasına tutunarak gelir, zıplar evinin önünde.

– Eve gelince üstlerini değiştirmeli çocuklar! seslenir annesi birdenbire. Çıkaracak kıyafetlerini ya, ne mümkün! Kendisi de düşer önlük cebinden çamaşır makinesine. Kemerli burnum, dönen tamburun duvarlarına çarptıkça düzleşir belki ya da yıkandıkça güzelleşirim kim bilir? Beni daha çok severler o zaman diye mırıldana mırıldana döner. Oysa pembe yanaklı, al dudaklı, mavi gözlü bir kızdır o. Sağ bacağı, sol bacağından kısa, sol kolu sağ kolundan uzun, değildir. Gözleri şehlâ, kulakları az işitir, değildir. Kalbi pamuktandır. Ne bu dünyada ne öte dünyada yatacak yeri olmayanlara serer hemen kalbini. Ninnilerle uyutur, masallarla büyütür onları. Kapısını çalana hemen bir çay demler. Uzun yoldan geldiniz, açsınızdır, deyip bir tabak koyar önüne. Soğuk günlerde ıhlamur kaynatır, dünyanın lokması boğazına takılıp öksürenlere. Sıcak havalarda da, sağ kapakçıkla sol kapakçığı açıp bir rüzgâr yaptırır, hemen serinletir misafirini. Kara oğlanlar istemezler artık onu. Cebime koysam yürüdükçe düşersin. Omzumda taşısam kuş olur uçarsın. Eve koysam, tozun içinde kaybolursun. Ah büyükken gelseydin, geç kalmışşsın bana. Var git yoluna, kendin gibilerle yaşa! Ne insanlara inanmaktadır artık, ne de iyilik edenlerin iyilik bulduklarına. Değişmek mümkün değildir lâkin; ruhumuz üflenmiş, çorbamız pişirilmiştir. Yine de isyan etmez ruhuna iyiliği bol koyan yaratıcıya. Çocuk parkında karıncalarla yaşamaya başlar. Gün günü kovalar, düzeni bozmadan aynı çizgide taşırken yemeğini Kulcuk Ayşe, bir hişt sesi duyar çöpteki kibrit kutusundan. Bakınca bir de ne görsün! Kendi gibi vasati kırk Ayşe, kutunun içinde koyun koyuna mutluca yaşamakta. Yanmalı mı bir dileğin kabulü için, sessizce yaşayıp gitmeli mi onlarla kutunun içinde? Duydunuz mu siz de çıtırtıları kibrit kutusundan gelen? Kırkının da kalbi kırık, kırk Küçük Ayşe birbiriyle fısıldaşır orda. Hikâyeleriyle dokunarak omuzlarına ve hatta sarılarak, kıvılcımlar çıkarırlar. Büyücek ejderhaların ağzından çıkan alevlerle yarışan alazlar! Bir gün başka bir Ayşe’nin yolunu aydınlatacak, masallara inanan büyüklere elma şekeri ödülü verecek bir Ayşe yanmaktadır.


Twitter'da Paylaş
3

YORUMLAR


Ali Unver
Tebrik ederim.sıcacık bir öykü olmuş
2:01 PM
Duygu Terim
Çok teşekkürler kıymetli ve destekleyici yorumunuz için.
3:48 PM
Ufuk Tekin
Bu platformda okuduğum en sıcak, en şirin öykülerden biriydi. Yüreğinize sağlık.
2:32 PM

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR