Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Nisan 2021

Kitap

Laidlaw Üçlemesinde Sona Doğru

Serkan Parlak

Paylaş

0

0


Üçlemenin yazarı aynı zamanda şair William McIlvanney’in çalışmalarının kaynağını işçi sınıfının kültürel ve politik mirası oluşturuyor.

Kara Roman’ın orijinal hasarlı, sert polis dedektifi Laidlaw’ı ilk iki soruşturmasıyla geç de olsa tanımıştık. Üçlemenin son kitabı Tuhaf İlişkiler geçtiğimiz günlerde Ayrıntı Yayınları Kara Kitaplar dizisinden, ilk iki kitapta olduğu gibi, Fırat Yıldız’ın nitelikli çevirisiyle okurla buluştu. William McIlvanney’in 1977’de yayımlanan Laidlaw adlı romanı pek çok eleştirmen tarafından şaşkınlıkla karşılanmış, metnin suç romanları arasında önemli bir yerde durduğu belirtilmiş ve üçlemenin ilk iki kitabı Polisiye Yazarlar Birliği’nden Hançer Ödülleri’ni kazanmış. Üçlemenin yazarı aynı zamanda şair William McIlvanney’in çalışmalarının kaynağını işçi sınıfının kültürel ve politik mirası oluşturuyor.

 “Öylesine yakıcı bir suç üçlemesi ki hafızanıza sonsuza dek kazınacak. McIlvanney kendine özgü bir İskoç polisiye-suç yazarlığı dehasıdır.” Chris Brookmyre

Üçlemenin merkez karakteri Dedektif Laidlaw nasıl biri? Olup biten her şeye yönelik bitmek tükenmek bilmeyen sorgulamalarıyla kendini hemen var ediyor. Kierkegaard, Camus ve Unamuno okuyor. Şiir gibi konuşuyor, felsefi analizler yapıyor. Bazen migreni azıyor. Eşiyle arası kötü, çocuklarını seviyor ancak onlarla yeterince vakit geçiremiyor. İşini ailesine tercih eden biri o. Polis olması prosedürler arasında kaybolduğu anlamına gelmiyor. Şiirsel bakış açısı ve felsefi sorgulamaları dengeleyici unsur olarak dikkat çekiyor. Hem kendi akıl yürütmeleri hem de kişisel ilişkileri sayesinde kanunları esneterek katile ulaşmaya çalışıyor. Arka sokaklara, barlara, yeraltı dünyasına giriş yapıyor. Laidlaw emniyet örgütünün gücünü arkasına alan, adli tıbbın nimetlerinden faydalanan, bürokrasiyle boğuşan klasik polislerden değil, kimsenin adamı da değil, suç çetelerinin karanlık dünyasını iyi biliyor, aralarında cesurca dolaşıyor. Yazarın sesini de duyduğumuz şiirsel bölümlerde tutumlu betimlemeler aracılığıyla sokaklar, barlar, Glasgow gözümüzde canlanıyor. Üçleme boyunca sadece Laidlaw ve yardımcısını değil, suça bulaşmış geçmişlerinin açığa çıkma riski olan zengin mafyatik tipleri, kabadayıları, onların yanlarında çalışan lümpenleri, kısacası İskoçya toplumunun alt sınıflarını da daha yakından tanıyoruz.

“McIlvanney’in üzerimdeki etkisi olmasaydı bir polisiye yazarı olur muydum, orası şüpheli…” Ian Rankin

Tolga Aras Varlık Kitaplığındaki tanıtım yazısında (Eylül 2019) üçlemenin kara roman anlayışıyla ilişkisini incelikli biçimde özetliyor: “McIlvanney, bir polisiye yazarı fakat kitaplarındaki olay örgüsünü toplumsal dokuyu es geçmeden kurguluyor. Tony Veitch Belgeleri ve üçlemenin diğer kitaplarının yanı sıra Jack Laidlaw karakterinin yaşayışı, tavrı ve tepkileri bunun en önemli göstergeleri. Dolayısıyla yazar, içinde büyüdüğü ve hikâyelerini dinlediği, eşitlik ve adalet savunusunu romanlarıyla ete kemiğe büründüren bir isim olarak öne çıkıyor.”  

“İskoç polisiyesi, Bay McIlvanney’e çok şey borçludur. İnsanoğlu, edebiyatta da hayatta da formüller olmadığını göstermiştir. Ama McIlvanney amaç ve pratik arasında bir geçit açarak hepimizin zorluklara, sıkıntılara ve sınanmaya dokunma mesafesinde olduğumuzu hatırlatarak bunu başarmıştır.” Len Wanner

Gelelim üçlemenin son romanı Tuhaf İlişkiler’e. Zeki, entelektüel ve muhalif Glasgowlu dedektif Jack Laidlaw, kardeşi Scott’ı öldüren araba kazasını bir dedektifin iflah olmaz merakıyla araştırmaya başladığında ipuçları onu hiç kimsenin masum olmadığı bir öyküyle karşılaştırıyor. Olaylar bir yandan Laidlaw’un ortağının soruşturduğu cinayete, bir yandan da Scott’ın geçmişine bağlanıyor. Laidlaw’un elindeki tek gerçek kanıt ise kardeşinin yaptığı bir tablo sadece.

Üçlemeyi bitirdiğimizde sadece derinlikli bir kara roman serisi okumakla kalmıyoruz. Suçun hem bireysel hem de toplumsal bir olgu olduğunu bir kez daha kavrıyoruz. Ancak belki de en önemlisi suçluyu anlamaya çalışmakla varlığını reddetmek arasındaki çizgide bir kez daha gidip geliyoruz. Bu çatışmayı günlük hayatın gerçekliği dışında belki de en iyi yaşayabileceğimiz dünya tabi ki nitelikli polisiye romanların kurmaca gerçekliği olabilir. Laidlaw serisinin türün önem taşıyan kitapları arasında yerini alması boşuna değil. Bu arada üçlemenin son romanının bitiminde hayranlarını çok memnun edeceğini düşündüğüm, Dedektif Laidlaw üçlemesinin yazarı William McIlvanney ile yapılmış ayrıntılı bir röportaj yer alıyor. 

William McIlvanney, Tuhaf İlişkiler, Ayrıntı Yayınları, İngilizceden Çeviren: Fırat Yıldız, 1. Basım, Ekim 2020, 378 s.

 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Eşsiz Manzaraları Avuç İçine Sığdıran ..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nilüfer Kuzu

11 Mart 2025

Elias Canetti’nin Okuma Serüveni

Canetti’nin ilginç bir okuma serüveni yorganın altında cep feneri ile gizli gizli yaptığı kitap okumalardır.Okula başlamasından birkaç ay sonra babasının getirdiği bir kitap Canetti’nin yaşamını değiştirir. Bu kitap Binbir Gece Masalları’nın çocuklar için hazırlanmış ..

Devamı..

Hayattan Notlar

A. Dilek Şimşek

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024