Şehirleri Belleğinden Çizen Sanatçı: “Benim dilim çizim.”

Şehirleri Belleğinden Çizen Sanatçı: “Benim dilim çizim.”


Twitter'da Paylaş
0

1974 doğumlu Britanyalı sanatçı Stephen Wiltshire şehir panoramalarını, şehir manzaralarına sadece kısacık baktıktan sonra, en ince detaylarıyla belleğinden çiziyor. Witshire, otizmli bir sanatçı, fakat ailesi ve iş arkadaşları üzerine basa basa sadece bir sanatçı olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor. Wiltshire’ın panoramaları o kadar ayrıntılı ki şehirlerin mimarilerini çalışarak haftalar geçirdiğine yemin edebilirsiniz. Wiltshire’ın şehir manzaralarını ezberlemek için onlara sadece bir kez göz attığını öğrendiğinizde eserleri çok daha etkileyici bir boyut kazanıyor. Bazen, helikopterle şehir üzerinde çok hızlı bir tur atıyor ve gördüklerini birkaç gün içerisinde kâğıda dökmüş oluyor. 2001’de BBC’de yayımlanan bir belgesel onu Londra’nın karmaşık fakat kusursuz orantıdaki havadan görüntüsünü çizerken gösteriyor. Üstelik şehirde yer alan on iki tarihsel simgeyi ve 200’den fazla binayı sadece üç saat içinde tamamlıyor. [caption id="attachment_28922" align="aligncenter" width="800"] Stephen Wiltshire, İstanbul panoramasıyla poz verirken.[/caption] Wiltshire çok hızlı çalışıyor. Kulaklıklar kulağında. Kurşun kalemi kanvasın yüzeyinde dans ediyor (bazı panoramik kanvaslar bükülmüş halde ve 4 metre uzunluğa ulaşıyor). Diğer elinin parmaklarını da perspektifi ayarlamak için kullanıyor. Daha sonra mürekkepli kalemle önceki eskizin üzerinden geçiyor, binaları detaylarla dolduruyor ve şehir bir anda gözlerinizin önüne seriliyor. Kardeşi Annette Wiltshire, Stephen’ı izlemenin bir nakkaşı izlemekle eş değer olduğunu söylüyor. Her kalem darbesi incelikle işlenmiş bir oya ilmeğini anımsatıyor. Stephen Wiltshire’ın eserleri dünya çapında binlerce pounda satılıyor. Sanatçı bugüne kadar New York, Paris, Moskova, Venedik, Edinburgh ve Amsterdam’ı resmetmiş.   [caption id="attachment_28923" align="aligncenter" width="800"] New York Panorama[/caption] Wiltshire’ı otizm hastalığıyla öne çıkarmak sanatçıya haksızlık etmek oluyor. Wiltshire da her şeyden bağımsız bir “sanatçı” olarak görülmeyi hak edenlerden. Londra’nın merkezinde birlikte çalıştığı galeri, onun hakkındaki en dikkat çekici şeyin otizm olmadığını vurguluyor: “Biz Wiltshire’ın sadece yaratıcı yeteneğinin ve salt sanatsal değerinin altını çiziyoruz.” BBC’nin 1986’da yayımlanan QED serisi gibi medyadaki erken temsilleri Wiltshire’ın otizmine odaklanmıştı. Ailesi, bu durumun yıllar içerisinde Wiltshire’ın kendini algılayış biçimiyle özdeşleşmesi için otizm vurgusunu kaldırmayı seçti. Stephen Wiltshire kendini sadece bir sanatçı olarak görüyor ve gerçekte de öyle. City & Guilds of London Art School’dan çizim ve baskı resimde doktorası bulunuyor ve sanata katkılarından dolayı 2006’da kendisine Britanya İmparatorluk Nişanı verilmiş. Kız kardeşi Annette aracılığıyla gerçekleştirilen röportajda şöyle diyor: “Çizime üç yaşında başladım, çünkü iletişim kurmak beş yaşına kadar benim için bir seçenek olamadı. Çizim kullandığım dilin yerini aldı.” İlk sözcükleri kâğıt ve kalem olmuş. İlkokulda öğretmenleri çizime olan ilgisini iletişim kurmasını desteklemek için kullanmışlar. Bir öğretmeni onu çizim gezilerine götürmüş ve işlerini yarışmalara sokmuş. Kendini tanımasına yardımcı olmuş. “Şehirlere ve binalara olan ilgim yedi ya da sekiz yaşlarındayken ortaya çıktı. Yüksek binaları her daim sevmişimdir. Pencereleri, ince detayları… Yıllar geçtikçe eklenen yeni binaların şehrin siluetinde yarattığı değişimi özellikle seviyorum.” Sanatçının eserlerine internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

(Guardian)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR