Yeşilin Kızı Anne'in Okurlarına Öğrettiği 10 Şey
4 Temmuz 2019 Edebiyat İnsan Roman

Yeşilin Kızı Anne'in Okurlarına Öğrettiği 10 Şey


Twitter'da Paylaş
0

“Birbirine benzeyen ruhlar önceden düşündüğüm gibi nadir bulunmuyor. Dünya üzerinde sayıca fazla olduklarını öğrenmek paha biçilemez.”

Kanadalı yazar Lucy Maud Montgomery tarafından 1908 yılında yazılan Anne of the Green Gables (Yeşilin Kızı Anne) kızıl saçlı yetim Anne Shirley’nin hikâyesini anlatıyor. Denemelerinin birinde Guardian’da yazan oyun yazarı Samantha Ellis dizinin sekiz kitabının hepsini okuduktan sonra tekrar tekrar başa sardığını dile getirdi. Montgomery’nin eserinin ona neler kattığını aşağıda bulabilirsiniz:

1 Kızlar erkekler kadar iyidir

Matthew ve kız kardeşi Marilla çiftliklerinde onlara yardım etmesi için yetim bir çocuğu evlat edinmek isterken ufak bir karışıklık yaşanır ve karşılarında Anne’i bulurlar. Çok geçmeden Anne’in onları herhangi bir erkek çocuğundan daha mutlu edeceğini anlarlar. Anne kendine rakip olarak Gilbert Blythe’ı seçer, okuldaki herkesten başarılı olmak için çalışır. İkisinin arasındaki ilişki bana uyumsuz insanların bile sevgiyi bulabilecekleri umudunu verdi.

2 Öfkeni sahiplen

Gilbert Anne’in saçıyla dalga geçtiğinde Anne kafasına bir yazı tahtası patlatır ve bu durumdan pişmanlık duymaz. Gilbert öfkesini ciddiye alır ve ona saygı duyar.

3 Akıllı ve hırslı olmanız güzelliğe hayran kalamayacağınız anlamına gelmez

Küçük Kadınlar gibi kadınların belli kurallara bağlı kalması gerektiği dönemlerde geçen hikâyelerde gösteriş ve kibir genellikle eleştirilir. Ancak Montgomery’nin eserinde Anne hayalindeki elbiseye sahip olduğunda havalara uçar. Güzelliğin tadını çıkarmanın nesi yanlış ki?

4 Eğlence ciddi bir iştir

Anne’in “yapabileceğine gönülden inanırsan neredeyse her şeyden zevk alabilirsin” mantığı, Pollyanna’nın “mutluluk oyunu” gibi mide bulandırıcı değildir. Anne’in hayattan zevk alabilme yeteneği vardır. Çiçekleri ona arkadaşlık etsinler diye odasına taşır, ilk dondurmasının tadını uzun uzun çıkarır. Ayrıca herkesin neşelenme hakkının olduğuna inanır.

5 Arkadaşlık çok önemlidir

Anne her zaman “kendine benzeyen ruhlar”ın peşindedir. Özellikle herkes tarafından dışlanmış, kimsenin sıcak bakmadığı ruhların…

Kitabın dizi uyarlaması Anne With an E'den bir kare.

6 Sevmek için asla geç değildir

Marilla sert duruşlu, ciddi bir kadındır. Anne ona meydan okur, onu güldürür ve sever. Marilla’nın kalbi yumuşar ve sonunda Marilla buz tutan kalbini açar. Hatta iki tane çocuğu daha evlat edinir.

7 Çok fazla romantizm tehlikeli olabilir

Anne, Lord Tennyson’ın Shalott Leydisi’ni canlandırırken az kalsın boğulmakla kalmaz, hayalinde yarattığı gülünç isimleri olan ideal partnerini ararken varoluşsal bir tehlikeyle karşı karşıya kalır. Sürekli hayal gücünün peşinden sürüklenen Anne bunun gibi birçok olay yaşar.

8 Ancak hayal gücünüz dünyayı değiştirebilir

Çocukken ebeveynlerimiz sanki kötü bir şeymiş gibi “hayal gücümüzün aşırı faal” olduğunu söylemiş olabilirler. Anne hayal gücünün başımızı belaya sokabileceğini gösterirken aynı zamanda hayal gücünü kullanarak başkalarına yardım edebileceğimizi gösterir. Anne hayal gücünü başkalarıyla empati kurmak ve insanların daha iyi hissetmesini sağlamak için kullanır.

9 Tuhaf olmakta hiçbir sıkıntı yoktur

Anne olabildiğince tuhaftır ve bundan asla utanmaz. Diğer tuhaf, “deli” ve eksantrik insanları sürekli merak eder.

10 Kendinden taviz vermek olumsuz sonuçlara neden olabilir

Yeşilin Kızı Anne’in sonunda Anne Mrs. Blythe olarak anılıyor, yazı yazmayı bırakıyor ve onu görünüşte mutlu eden bir hayata kavuşuyor. Montgomery Anne’in bütün dileklerini gerçekleştirdi, ona mükemmel bir ev hayatı sundu, ancak bu Anne’i mutlu etmedi. Diğer kahramanı Emily Byrd Starr çok daha güçlü bir karakterdi.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Guardian)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR