Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

7 Aralık 2019

Roman

Ziziro: Diren'en Kadınların Romanı

Serkan Parlak

Paylaş

5

0


Alganer son romanı Ziziro’yla birlikte yapıtlarının bütünündeki dil, biçem, karakter ve izlekler üzerinden oluşturduğu çıtayı biraz daha yukarıya çekiyor.

Müjde Alganer’in üçüncü romanı Ziziro geçtiğimiz günlerde Artemis Yayınları etiketiyle yayımlandı. Ziziro’nun merkezinde Diren var. Roman boyunca anlatıcı Diren’in varoluş sıkıntıları, anlam arayışı, hayata değer katma çabası ve geçmişle yüzleşme isteği hemen her satırda görünür oluyor. Adıyla özdeş bir karakter o, dünyayı var olduğu haliyle bir türlü kabul edemeyen ve kendi hikâyesini sahiplenmekte zorlanan. Zihninde dönüp duran sorulara cevaplar arıyor. Nerede takılıp kalmıştı? Ziziro’da romanın başkahramanı Diren ve annesi Müjgân üzerinden kadınlık durumları, genç kızlık halleri, evlilik, aile ve anne-kız ilişkilerini yer yer doğa ve matematikle de ilişki kurarak sorgulama, üzerine düşünme olanağı buluyoruz.

Ziziro’da özellikle genç bir kadın olarak Diren’in ve onu sürekli geçmişin girdaplarına çeken annesi Müjgân’la olan ilişkilerine bakıyoruz. Annesi de kızı gibi sıra dışı, ayrık otu bir kadın. Zorunlu ilişkilere karşı özgürleşme çabası ve toplum beklentileriyle uyuşamama durumu onları yalnızlığa ve mutsuzluğa sürüklüyor. Ama kendi duruşlarını ve tarzlarını oluşturmaktan geri durmuyorlar. Müjgân, kızını dirençli kılmak, hayata hazırlamak istiyor. Gerçekleri doğrudan yüzüne söylüyor. Acılarını dönüştürerek yollarına düşe kalka devam etmeyi biliyorlar. Kendilerini keşfetme öykülerini okuyoruz alt metinde. Müjgân’a Diren’in geçmişe dönüşleriyle bakıyoruz. Yazarın oluşturduğu sarmal kurgu dikkat çekici. Müjgân, mutsuz evlilik hayatına kendince tutunma yöntemleri geliştirerek katlanmaya çalışıyor. Diren’i reddetmiyor ama onun varlığına çok da hazırlıklı değil aslında. Öğütler veriyor, deneyimlerini paylaşıyor, gerçekçi biçimde hayata hazırlamaya çalışıyor kızını. Diren de tipik ergen tepkisini gösteriyor. Oğluyla ilişkisi daha normal Müjgân’ın. Belki de bütün bu didişmelere Diren’in ilk çocuk olması neden oluyor. Bir ergen olarak annesiyle yaşadığı çatışmalar, onu dünyayla buluştuğunda daha dirençli ve hazırlıklı olmasını sağlıyor. Kahramanların anneliğe ve kadınlığa doğru yolculuklarını okuyoruz bir bakıma.

müjde alganer roman

Romanın başkahramanı ve aynı zamanda anlatıcısı Diren’in kafası çok karışık. Beynindeki zırıltı aslında biraz da romanın ismi olan Ziziro’ya –Kıbrıs Türkçesinde ağustos böceği– karşılık geliyor. Dış dünyaya dair gözlemleri her şeyi daha da karmaşıklaştırıyor. Sık sık geçmişe dönüyor. Anlatıcı olarak sanki karşısında biri varmış gibi hayatını, zihin karmaşasını, ailesini ve günlük hayatta olup bitenleri hikâye ediyor. Matematikle yakından ilişkili düşünme biçimi cümlelerine hemen her zaman yansıyor. “Tıpkı ‘mutlak değer’ gibi. İnsani mevcudiyetimizin mutlak değeri ve onu simgeleyen ismimiz. Yaş, meslek, uzmanlık, statü temsil eden eklere ihtiyaç duyulmadan var olmalıydı: [Diren]” diyor. Sürekli sorguluyor, sorular soruyor. Bu onun hayatı anlamada kullandığı yöntem aslında. Öte yandan acıdan besleniyor, yanlış seçimler yapıyor. Hayatına asalak tipleri alıyor sonunda. Öğrencisi anoreksiya hastası Eliz’in babası Tarık bir süre sonra sevgilisi oluyor. “İnsanların, hayatlarında özlem duyduklarını sandıkları şey, kolayca zindanları haline gelebilirmiş,” diyor. Kendi ailesinde yaşadığı sorunlar, ait olma isteği onu bu tarz ilişkilere götürüyor ama bitirmeyi de biliyor. Ailenden kopup çalışmaya başladığında, yaşadığın ülkeyi değiştirdiğinde sahip olabileceğin özgürlük alanlarında neler yapabilirsin sorusuna yanıt gibidir yaşadıkları.

Müjde Alganer’in, önceki iki romanında ve öykülerinde genellikle orta sınıfa özgü yaşam tarzları süren kadın başkahramanların evlilik ve iş hayatının rutinleri sonucunda ortaya çıkan amaçsızlık, yalnızlık ve boşluk duyguları metinlerin temel izleklerini oluşturuyordu. Ev, araba, mevduat, çocuk ve cinsellikle ilgili meseleler incelikli biçimde ele alınmıştı. Geçmişle hesaplaşma, korkular, endişeler ve içine düşülen dramatik anlar ise kahramanların duygu durumlarını açığa çıkarmada işlevsel rollere sahipti. Ziziro’da ise Diren karakteri üzerinden genç bir kadının çocukluk, mutsuz aile ilişkileri, eğitim ve çalışma hayatının sıkıntıları ve aşk hayatına sarmal bir kurgu üzerinden bakıyoruz. Eylemsilerle kurulan uzun cümlelerin yoğun kullanımı romanın başkahramanı Diren’in gidip gelen dalgalı ruh halini ve zihnini vermede etkili yöntem olduğunu belirtmek gerek. Alganer matematik terimleri, deyimler, ünlemler üzerinden genellikle hareketsiz ve sürekli düşünen karakterinin değişen zihin hallerini vermek için daha az eylem daha çok sıfat, zarf kullanımıyla kendine has üslubunu hissettiriyor. Alganer son romanı Ziziro’yla birlikte yapıtlarının bütünündeki dil, biçem, karakter ve izlekler üzerinden oluşturduğu çıtayı biraz daha yukarıya çekiyor.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Virginia Woolf’un Son Romanı, Perde Ar..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

4 Şubat 2026

Erkek Dış Giyiminde Yelek ile Günlük v..

Günümüzde erkek giyiminde dış giyim parçalarının anlamı, sade işlevselliğin ötesine geçti. Artık bir kıyafet, yalnızca soğuktan koruyan bir bariyer değil; aynı zamanda kişinin stilini, yaşam tarzını ve estetik tercihini anlatan bir ifade biçimi ha..

Devamı..

Rage Bait: Sosyal Medyanın Öfke Tuzağı

John McAlaney

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024