Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Temmuz 2023

Kitap

3 Cisim Problemi: Biz mi kendimizi yok edelim, dünya dışı varlıklar mı

Vildan Çetin

Paylaş

0

0


Çinli yazar Cixin Liu’nun Dünyanın Geçmişi Üçlemesi’nin 2015 yılı Hugo ödülü sahibi ilk romanı Üç Cisim Problemi ismini henüz çözümü bulunmamış bir matematik probleminden alıyor. Kitap aynı zamanda: 2017 En iyi yabancı bilimkurgu kitabı için Kurd-Laßwitz-Preis, 2017 En iyi yabancı roman için Premio Ignotus Ödüllerine de sahip.  Cixin Liu Dünyanın Geçmişi Üçlemesi’ni; Karanlık Orman (Fermi Paradoksu)* ve Ölüm’ün Sonu romanları ile tamamladı.*

Dijital yayın platformu Netflix tarafından yayın hakları satın alınan ve Game Of Thrones’un yaratıcıları David Benioff ve D.B. Weiss’le birlikte senarist Alexander Woo tarafından hazırlanan fragmanı bir süre önce yayınlanan kitabı anlatmaya başlamadan önce Üç Cisim Problemi nedir onu açıklayalım. Dünya, güneş ve ay arasındaki etkileşim örneğinde olduğu gibi, yerçekimi kaynağına sahip üç gezegen, üç yıldız veya üç uydu kombinasyonun dış kuvvetlerin mevcut olmadığı kapalı bir sistemdeki konum ve momentum değerlerini verecek bir çözüme ulaşmanın çözülemeyen matematiğinin adıdır Üç Cisim Problemi. Varsayımının geçerli olduğu gösterilse de matematik aleminin dahi beyinlerince çözümü hâlâ bulunamamış, gizemini koruyan pek çok problemden biridir. 

İnsan ırkının canavar ve şeytanları: Hep değişir

Çin’de yaşanan kültür devrimi sırasında, ülkenin büyük bir kısmı hareketi destekleyici olsa da ‘canavarlar ve şeytanlar’ olarak anılan ve yok edilmesi şart görülen karşı devrim düşmanlarının yanında, tutucu bir duruş sergileyen 1700’den fazla akademisyen de dövülerek öldürülmüştür. Bu sondan kurtulmak isteyen çok sayıda akademisyen intihar etmiştir. Olaylardan sağ çıkmayı başaranlar ise uyum göstermek adına ya sessizleşmiş ya da suçlu olduklarına inandırılarak, devrime zarar verdikleri inancıyla etkisiz hale getirilmiştir. Kızıl Muhafızlar tüm bu akademisyen grubu içinde ünlü bir fizik profesörü olan Ye Zhetai’ye kendini ifade etme hakkı tanısa da kızı Ye Wenjie’nin de olduğu bir oturumda, devrime destek veren karısı Shao Lin’in yaptığı suçlayıcı konuşmadan sonra, 4 kadın Kızıl Muhafız tarafından acımasızca öldürülür.

Astrofizik alanında yüksek lisans yapan Ye Wenjie, bu olaydan sonra artık devrime ihanet eden bir babanın kızı olarak mimlenmiştir. Babasını kaybeden ve uzak bir bölgedeki İnşa Kolordusu’na sürülen Ye Wenjie burada kendisine hediye edilen ‘Rachel Carson’ın Sessiz Bahar isimli kitabından ve okuduğu bir bölümden çok etkilenir. İnsanlık ve kötülük arasındaki ilişkiyi okyanus üstünde yüzen buzdağına benzeten bu bölümün sonunda: Ahlaki bir uyanış için insan ırkının dışında bir kuvvet gerekir, yazmaktadır. İşte bu cümle kitabın ilerleyen bölümlerinin şekillenmesini de sağlayacaktır.  Ye Wenjie’nin kitabı edinme süreci konusunda uğradığı haksızlıklar da eklenince insan ırkına nefreti artmıştır. Hapishaneye düşme tehlikesi yaşarken yetenekleri sayesinde Lei Zhicheng isimli siyasal komiserin isteği ile Çanak Tepesi’nde kurulu gizli bir askeri üstte çalışmaya başlar. Kızıl Sahil Üssü adı verilen bu yer, dünya dışı varlıklarla iletişim kurmak amacıyla uzaya frekanslar göndermektedir.

Kitabın bir diğer ana kahramanı ise Sinotron II isimli yüksek enerjili parçacık hızlandırıcı/nanomateryal projesinin de sahibi Prof Wang Miao’dur. İçlerinde yakın arkadaşlarının da bulunduğu Bilimin Sınırları yapılanması örgütü üyelerinin art arda intiharının ardından kötü ruhlu bir polis olan Da Shi tarafından sorguya çekilir. İntiharlarının esas nedeninin zihnini meşgul ettiği sıralarda, ilginç tesadüflerle Lecia markalı fotoğraf makinasının bir geri sayım aleti gibi çalıştığını fark eder. Bu konuda danışmaya gittiği profesör arkadaşını özel V kostüm ve bir başlıkla oyun oynarken görür. İnternet adres çubuğunda www.3cisim.net yazmaktadır. Geri sayımı durduramayan Wang, entelektüeller için hazırlanan ve çok merak ettiği oyuna girer. 

Güneş öldürür, su Yaşatır: Ama nereye kadar?

Wang oyuna girdiğinde karşısına Trislaris isminde yepyeni bir gezegen çıkar. 3 Cisim oyun evreninde, dengeli çağ dışındaki tüm zamanlara kaos çağı adı verilmektedir. Kaos çağında güneş her zaman doğmaz. Aşırı sıcaklıktan dolayı ölmemek için insanlar kendilerini kurutarak denge çağı gelene dek özel depolarda beklerler. Daha sonra sulanarak tekrar canlanırlar. Denge çağının ne kadar süreceği ise kimse tarafından bilinmemektedir. Uçan yıldızların sayısına ve havadaki hareketlerine bakarak hangi çağın geldiğini tahmin etmeye çalışırlar. Oyunun da amacı budur: Güneşin hareketindeki düzeni anlamak. Çünkü insanlığın geleceği buna bağlıdır. Kaos çağında herkes kurutularak unutulduğundan Kral Wen yeraltına inerek dünyaya göz kulak olur.   

Wang, gizemli Trislaris gezegeninde geçen Üç Cisim oyunundan çok etkilenmiştir. Kozmik mikro dalga arka plan ışıması ekseninde geri sayım ile ilgili araştırmalarına, bir süre önce intihar eden Sicim Kuramı Teorisyeni Yang Dong’un annesi Ye Wenjie’yi ziyaret ederek devam eder. Bu vesile ile Ye Wenjie’nin yaklaşık 20 yıl boyunca, evrenin gizli köşelerinden gelebilecek mesajları inceleyen Kızıl Sahil Üssü’nde çalıştığını öğrenir. Burada geri sayımın tüm evreni kapsadığı gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalır. İşin kötü tarafı: Oyunda Trislaris olarak geçen gezegen gerçekte de vardır ve adı Trisolaris’tir. Gezegene bağlı üç güneşin hareket modeli çözülemediğinden, üç cisim probleminin de bir çözümü olmadığını anlamışlardır ve gezegenleri yok olmak üzeredir. Yevgeni Zamyatin’in Biz adlı romanında değindiği entropi kavramından ilhamla üç cisim bir kaos sistemi olarak tanımlanır. Düzensizlikler gitgide güçlenmektedir. Bu da başa dönmek yani sonsuz yıkım anlamına gelmektedir.  

Oyununu bitiren Wang’in karşısına, ürkütücü bir metin metin çıkar. Trisolaris’ten kalkan filo yeni dünyalar keşfetmek amacıyla dünyaya doğru uçuşuna geçmiştir. Oyuncular, Dünya-Trisolaris Organizasyonu’na (DTO) katılmaya davet edilmektedir. Bu çağrıyı Wang ile birlikte çok sayıda entelektüel de ciddiye almıştır. Oluşan topluluğun başında dünyanın en zengin adamlarından birinin oğlu, eski doğa sevdalısı ve yeni insan ırkı düşmanı Mike Evans vardır. Fahri kumandanı ise, Trisolaris’ten gelen mesajı tüm karşı uyarılara rağmen cevaplayan Ye Wenjie

Sonsuza dek hayatta kalmak

Kitap geri dönüşlerle olayı anlatırken, sonlara doğru açılımını daha net anladığımız Dünya-Trisolaris Organizasyonu (DTO) büyümeye devam eder. Büyüme esnasında ise kendi içinde gruplaşmalar oluşur. Trisolaris dinine inanan; Kefaretçiler. Trisolaris’in dünyayı tamamen değiştireceğine inanan Adventistler ve çok insan kaybedilse de hiç olmazsa torunlarının torunlarının yaşamlarını sürdüreceğine inanan alt sınıf mensubu Hayatta Kalanlar. Kitapta kısa değinilse de Dünya-Trisolaris Organizasyonunda (DTO) olduğu gibi Trisolaris gezegeninde de dünyadaki uygarlığa hayranlık besleyen bir grup insan vardır. Onlar da aynı şekilde, kendi ırklarından nefret etmektedirler. Trisolaris’in yok olmasının suçunu kendi ırklarında bulmaktadırlar. Dünyadakileri manevi liderleri seçmişlerdir. Dünya dinine inanırlar. Kurtarıcı olarak görürler. Trisolaris’in teknolojik anlamda çok ileride olduğu için üstünlük sağlayarak Dünya gezegenindeki insanların üremelerine engel olacağını ve soylarını tüketeceğini bilen bir başka grup ise, filonun uçuşuna engel olmak istemektedir. Trisolaris’in yöneticileri, asi olarak niteledikleri bu insanları zorbalıkla durdurmaktan çekinmez. Her ırk için asıl olan hayatta kalmak ve bunu sonsuza dek sürdürmektir. İnsan ırkının yok edilmesine yönelik planlarını gerçekleştirmelerine engel olacak tek şey ise, Trisolaris filosunun dünyaya ulaşması için geçecek sürede, dünyanın teknolojik olarak üstünlük sağlamasıdır. Böylece, gerçek amaçlarını anladıkları anda Trisolarislileri tamamen yok edebilecek güce sahip olacaktırlar. Bu amaçla filodan önce dünyaya, yüksek teknolojiye sahip 2 proton gönderirler.  Amaç, dünyanın teknolojik gelişimini durdurmaktır. Dünya-Trisolaris Organizasyonu (DTO) ilk başlarda ciddi bir tehlike olarak görülmese de karşılıklı mesajların gerçek olduğunun anlaşılmasından sonra dünya devletleri bir araya gelir. Bir masaya oturarak istilayı nasıl durduracaklarını tartışmaya başlarlar. Dünya ciddi bir yok oluş tehdidi altındadır. Çünkü Trisolarisliler insan ırkını ‘böcek’ olarak görmektedir.

Edebiyatın öngördüğü gelecek: Hep gelecek!

Kitapta beni etkileyen bölümlerden biri de dünyadan gelen sinyalleri ilk alan Trisolaris’teki İstasyon 1379’un dinleyicisinin gönderdiği mesajdı. Mesajın başında 3 kez: Cevap vermeyin! Cevap vermeyin!! Cevap vermeyin!!! yazıyor ve metnin devamında tehlikeli bir uygarlıkla karşı karşıya olduğumuz uyarısı yapılıyordu.  Bu yanıt, Stephen Hawking’in dünya dışı medeniyetler hakkındaki çarpıcı uyarısını aklıma getirdi. Hawking, 2015 yılında katıldığı bir etkinlikte dinleme yoluyla uzayda yaşamı bulma çabalarını desteklediğini söylemesine karşın, uzaylıların arkadaş canlısı olmayabileceklerini belirterek, bu tarz işaretlerle insanlığın evrendeki konumunun ve yaşantısının belli edilmesine kesinlikle karşı çıkmış ve "Tarihe bakarsanız, insanlar ve daha az zeki organizmalar arasındaki iletişim, onlar açısından genellikle felaketle sonuçlanmıştır. Gelişmiş teknolojilere sahip medeniyetler ile ilkel teknolojilere sahip olanlar arasındaki karşılaşmalar, daha az gelişmişler için hep kötü gitmiştir" demişti. Hawking’e göre uzaylılar bizden çok daha güçlü olabilir ve 'bizi, bakterileri gördüğümüzden çok daha değersiz görebilirlerdi' 

Kitapta da anlatıldığı üzere yok oluşa uzanan bir felaket yaşama ihtimalimiz büyük olsa da insan ırkının dünya dışı varlıklarla temas tutkusu son bulmayacak gibi. Mayıs 2022 tarihli Sputnik Haber portalındaki habere göre: Bilim insanları, Stephen Hawking'in uyarısını yok sayarak akıllı bir uzaylı uygarlığı tarafından alınacağını ve anlaşılacağını umdukları, Dünya'nın konumu ve insana dair birçok bilgiyi içeren radyo mesajı tasarladı. Mesajın, Çin'deki Küresel Radyo Teleskobu ve ABD'deki SETI Enstitüsü'nün Allen Teleskop Dizisi'nden gönderilmesi planlanıyor. Öte yandan içinizden, insan ırkının kendini yok etmesi için başka varlıklara ihtiyacı yok diye düşünüyor da olabilirsiniz. Haydi bu fikir de başka bir kitap yazısının konusu olsun. Çünkü yüzyıllar geçtikçe insan ırkı ne yaşarsa yaşasın, Edebiyatın Öngördüğü Gelecek: Hep Gelecek!

Cixin Liu’nun Dünyanın Geçmişi Üçlemesi’nin üç kitabını da İthaki Yayınları’nda bulabilirsiniz.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/cixin-liu/183917.html

**

https://evrimagaci.org/karanlik-orman-hipotezi-fermi-paradoksuna-korkutucu-bir-cozum-sunuyor-avci-uygarliklar-11164

*** https://youtu.be/7E20MV1rUFA

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Eleştiri Ne Âlemde?Maurice Blanchot
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tuba Karamuklu

31 Ağustos 2025

Annelik, Bağ ve Yüzleşme Üzerine Bir R..

Her Şey Bir Kırmızı Paltoyla Başlıyor...İnsan bazen bir hikâyeyi olay örgüsünde değil, kelimelerin titreşiminde, satır aralarındaki boşluklarda, sessizlikte hisseder. Kırmızı Paltolular, işte tam da böyle bir roman. Luigi Ballerini, ON8 K..

Devamı..

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Elisabeth Braw

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024