Çıkart o yeleği üstünden, dedi Zakkum Zahide, içime fenalık geliyor seni öyle gördükçe.
Nasıl dayanıyorsun bilmem! Bak benim içimde hiçbir şey yok. Çırılçıplağın üstüne bu torbayı geçiriyorum, yine de boğuluyorum sıcaktan.
Bana sıcak gelmiyor, dedi Nahide, biraz kırıklığım da var.
Çıkart onu, diye tekrar bağırdı Zakkum, Allah'ını seversen çıkart, inan ki boğuluyorum sana baktıkça. Sen de fenalık geçiriyorsun, ama farkında değilsin. Bak suratın ter içinde. Gece de mi bu kılıkta yatıyorsun yoksa?
Soğuk var! İyi soğuk var! diye bağıran çocuk, bir gocuk, bir hırka bulamadan koşuyor
Karyağdı Sokağı'nda.
Kötü sıcak var, diyor gevrekçi Nezir, açtın radyonu da sonuna kadar, ter yaptı bende. Az git öteye, yanaşma bu kadar! N'apalım baba, ayranlara randıman verelim dedik. Dinle bak ne soruyor, giriş taksimini neyle yapıyor diye soruyor. Sormuyor onu, söylüyor. Diyor ki girişi neyle yapıyor. Ne bileyim be babam neyle yapıyor. Ulan Muhittin, sende bu kafa varken, sen daha çook ayran satarsın.






