The Real Jane Austen: Life in Small Things kitabının yazarı Dr Paula Byrne'nin çalışmasına göre, Birinci Dünya Savaşı'nda ruh sağlığı bozulan askerlere tedavi olarak Jane Austen romanları okutuluyormuş.
The Telegraph'a konuşan Byrne, Jane Austen romanlarının okurların kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olduğunu, böylece onları rahatlatabildiğini belirtiyor. Tüm dengelerin değiştiği, hayatların altüst olduğu kâbus gibi bir savaşın ortasında herkesin yerinin belli olduğu küçük bir dünyayı, sevilmesi çok kolay karakterlerin mutlu bir sona doğru evrilen hikâyelerini anlatan Jane Austen romanlarının antidepresan gibi görülmesi çok da şaşırtıcı değil.
Byrne'ye göre, “Çılgın bir dünyada yaşıyoruz. Bugün bile Austen'ın romanlarını okuyarak rahatlıyoruz ve bunda yanlış hiçbir şey yok. Birinci Dünya Savaşı sırasında bunalıma giren askerlere iyileşebilmeleri, sakinleşebilmeleri için Jane Austen romanları okumaları tavsiye ediliyordu. Jane Austen siperlerde okunuyor, yaralı ruhları tedavi ediyordu. Austen hem akademik çevreler hem de okurlar tarafından hep sevilmiştir ve böyle bir şeyi bu kadar uzun süre başarabilen yazar sayısı çok azdır.”
Kitapları Napolyon Savaşları döneminde yazılmış olmasına ragmen, romanlarında bu çatışmalardan hiç söz etmeyen Jane Austen, daha önce kimi edebiyat uzmanları tarafından bu nedenle eleştirilmişti. Bu eleştiri üzerine belki de Jane Austen'ın yazarlık felsefesini özetleyen şu sözünü hatırlamakta yarar var:
“Bırakın başka kalemler suç ve ıstırap duyguları üzerine yazsın. Ben böyle can sıkıcı konulardan en kısa sürede kaçarım.”