Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı Jared Diamond ile salgın araştırmaları şirketi Metabiota’nın kurucusu ve virolog Nathan Wolfe yeni virüsün ortaya çıkması olasılığına karşılık neler yapılması gerektiğini anlatıyor.
Bundan sonra ortaya çıkabilecek yeni virüs hakkında düşünmeye başlayalım. Hayır, KOVID-19 salgını daha ilk evrelerinde olmasına rağmen (16 Mart) bu olasılığı düşünmek için erken değil. 2004’teki SARS salgını sırasında dünya, yeni virüs olasılığını göz önünde bulundurmadı ve şimdi bedelini ödüyor.
SARS ve koronavirüs değil, AIDS, Ebola ve Marburg dahil olmak üzere bütün hastalıklar kendiliğinden ortaya çıkmaz. Bunlar, bir konaktan diğerine atlayan, hayvanlardan bulaşan (zoonoz) hastalıklardır. Bize en yakın hayvan akrabalarımız olan diğer memeliler vasıtasıyla taşınıyorlar. Bunun nedeni apaçık ortada: Bir mikrop, konağının iç kimyasal ortamına adapte olacak şekilde gelişir ve bu konağın iç kimyasal ortamı, eski konağınınkine benziyorsa yeni konağa atlamanın en kolay yolunu bulur. İnsanlar memelidir, bu nedenle çoğu zoonoz hastalık, diğer memelilerden bulaşır.

SARS’ın insanlara sıçraması, Çin’deki vahşi hayvan pazarlarından kaynaklandı. Çin’in çoğu yerinde, öldürülen ya da yakalanan vahşi hayvanların, gıda ve diğer amaçlarla ölü ya da canlı satıldığı bu tür birçok pazar var. SARS, bu pazarlarda satılan, mikrobu yarasalardan almış olan misk kedisinden geldi.
Çin dışındaki ülkelerde de vahşi hayvan pazarları bulunuyor. Ancak Çin pazarları salgınları başlatmada özellikle etkili, çünkü Çin dünyanın en büyük insan nüfusuna sahip ve araba, uçak ve hızlı trenlerin gitgide artması nedeniyle ulaşım kolay hale geliyor. Sağlık çalışanları, hayvanlardan taşınan hastalıkların kökeni ve Çin vahşi hayvan pazarlarının salgınları başlatmada uygun ortamı sağladığı fikrine yıllardır aşina. SARS 2004 yılında bu pazarlar yüzünden çıktığında Çin’in vahşi hayvan pazarlarının kapatılması çağrısı yapılması gerekirdi, ama pazarlar açık kalmaya devam etti.
Aralık 2019'da Vuhan şehrinde yeni bir koronavirüs ortaya çıktığında halk sağlığı yetkilileri, hastalığın oradaki vahşi hayvan pazarından geldiğinden şüphelendi. Bu henüz kanıtlanmasa da her şey, vahşi hayvan ticaretine işaret ediyor.
Çin hükümeti başlangıçta salgının önemini azaltmaya yönelik bir tutum sergiledi. Ancak daha sonra Pekin, hastalığın yayılmasını sınırlamak için daha önce görüşmemiş bir düzeyde sistemler kurarak tepki gösterdi. Politikanın bu durumda fazlasıyla etkili olduğu görülüyor. Ayrıca Çin, sonunda vahşi hayvan pazarlarını kapatıp hayvan ticaretine kalıcı bir son vererek daha fazla zoonoz hastalığın ortalığa çıkmasını önlemeye çalıştı.

Bu, iyi bir haber. Ama kötü haberler de var. Hükümet, Çin’deki diğer insan-vahşi hayvan temas yollarını yasaklamadı: Geleneksel tıp için canlı hayvan ticareti. Bu ticaret, birçok hayvan türünü kapsar ve işin içinde çok fazla insan rol oynar. Örneğin, pangolin adı verilen ve karıncayla beslenen tonlarca küçük memeli, Çin tıbbında kullanılıyor; çünkü ateş, cilt enfeksiyonları ve cinsel hastalıkları iyileştirdiği düşünülüyor. Birçok Batılıya göre çözüm gayet açık görünüyor. Milyonlarca insanı birkaç gün içinde evlere kilitleyebilen güçlü Çin hükümeti nasıl olur da vahşi hayvan ticaretini tamamen yasaklayamaz? Ancak vahşi hayvan ürünleri, Çinliler için çok fazla şey temsil ediyor, bu ürünleri kullanmak kültürün bir parçası. Öte yandan, koronavirüsler dünya için çok büyük bir tehdit. Çin ve dünyadaki diğer hükümetler, vahşi hayvan ticaretini durdurmak için hızlı ve kararlı hareket etmeli.
Bu başarılmadıkça KOVID-19’un son salgın olmayacağını tahmin etmede kendimize güveniyoruz. Çin ve başka yerlerde vahşi hayvanlar, yiyecek ve başka amaçlar için yaygın olarak kullanıldığı sürece başka hastalıklar türeyecek.
Dünya, SARS ile nispeten “kolay” başa çıktı: SARS binden daha az insanı öldürdü, her yıl yüz binlerce kişinin ölmesine yol açan mevsimsel griple karşılaştırıldığında bu rakam oldukça az. KOVID-19 şimdiden on binlerce kişinin hayatına son verdi. Can kayıpları dışında küresel ekonomiyi çoktan şaşırttı ve milyarlarca olmasa bile milyonlarca kişinin hayatını ve geçim kaynaklarını olumsuz yönde etkiliyor. KOVID-19’dan sonraki virüs daha fazla hasar verebilir. Dünyanın dört yanında yaşayan insanların bir araya gelme fırsatları artmaya devam ediyor. Gelecekteki salgın hastalıkların yüz milyonlarca kişiyi öldürmemesi ve bütün dünyayı eşi görülmemiş ekonomik krize sürüklememesi için hiçbir biyolojik neden yok.
Böylesine büyük bir risk, vahşi hayvan ticareti sonlandırırsa büyük ölçüde azalacak. Bu yalnızca, Çin hükümetinin dünya için yaptığı bir iyilik değil, aynı zamanda Çin halkına fayda sağlayacak bir yaptırım – çünkü KOVID-19’da olduğu gibi, vahşi hayvan ticaretinden kaynaklanan bir sonraki virüsün ilk kurbanları olmaları muhtemel.
Kapaktaki görseli: Eleni Kalorkoti
Çeviren: Aslı İdil Kaynar
(Washington Post)






