Bir Adam
31 Ocak 2019 Öykü

Bir Adam


Twitter'da Paylaş
0

Adam, evin içinde son kez göz gezdirdi. Bavulu kapının önünde duruyordu. Her şey tamamdı. Vakit geliyordu ama adam bir türlü kapıya yönelemedi. İçindeki, bir şey unutmuş olduğu hissi onu tedirgin ediyordu. Bir şeyi unuttuğuna emindi ama ne olduğuna dair bir fikri yoktu. Bir şeyler ararcasına, bir o odaya girdi ardından diğer odaya. Sonra eli boş bir şekilde kapıya yöneldi. Kol saatine bakarken, gözleri büyüdü. Artık gitmeliydi. Bavulunu kaldırırken ne kadar hafif olduğunu düşündü. Oysa içine her şeyini koymuştu. Bütün her şeyi bu muydu? Hayret etti. Eli soğuk kapı kolunu kavradı. Kapının açılırken çıkardığı gıcırtı onu ürpertti. Evden çıkarken, kapı arasından şöyle bir baktı. Bir daha ne zaman gelirdi bilemedi. Bir şeyin eksikliğiyle, merdivenden inerken şehrin uğultusu duyuldu. Her adım atışında şehir biraz daha arkasında kalıyordu. Saatine bir kez daha baktı. Vapurun haraket etmesine az kalmıştı. Adımları genişledi. İskele görünürken vapur hareket ediyordu. Adam koşmaya başladı. O koşarken, insanlar sanki çoğalıyor, onun koşmasını engelliyordu. Durmak istemiyordu, durdu. Vapur usulca ilerliyordu. Arkasından seyrederken bir sonraki vapura binmenin, onu otobüse yetiştiremeyeceğini biliyordu. Aslında buna da yetişemeyeceği en başından biliyordu. Ne vapuru suçlayabilirdi ne de kalabalığı. Vapur kalkması gereken saatte kalkmıştı. Geldiği yol ise kalabalık olurdu. İnsanların kabahati neydi? Sövmek istedi ama ağzından tek bir şey çıkmadı. Bavulunu yere bıraktı. Vapur hızlanmıştı. Deniz öylesine kıpırtısız görünüyordu ki, sanki betonlaşmıştı. Adam bekledi. Vapur gözden kaybolunca bavulunu alacak geldiği yoldan dönecekti. Bu sefer yol tenha olacaktı. Yolun tenhalığına sövecekti. Evinin kapısını açarken çıkan gıcırtıyı duymayacaktı. Bavulunu aldığı yere bırakırken neyi unuttuğunu hatırlayacak, bu kez de ona sövecekti.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR