Siyasi Polisiyenin Doruklarından: Merkez Komitesinde Cinayet
12 Mayıs 2019 Edebiyat Roman

Siyasi Polisiyenin Doruklarından: Merkez Komitesinde Cinayet


Twitter'da Paylaş
0

Anlatım gerçekçi, roman kişileri inandırıcı, betimlemeler özlü ve işlevsel…

İspanya Komünist Partisi Sekreteri Fernando Garrido, parti toplantısında ışıkların kesildiği bir anda bıçaklanarak öldürülür. Partinin resmi görevlileri cinayetin aydınlatılması için biçilmiş kaftan Pepe Carvalho’yla görüşmek için Barselona’ya gider. Dedektif, misafirlerini hazırladığı üst düzey yemekler eşliğinde ağırlar. Sorusu nettir: “Cinayeti aydınlatmak mı istiyorsunuz, üstünü kapatmak mı?” Carvalho, partinin eski üyelerindendir. Partililer için hain değil dönek olması yeterlidir. Ayrıca CIA için dört yıl çalıştığı da bilinmektedir. Dedektif, işi alır almaz tehdit telefonları gelmeye başlar.

Cinayet, sadece merkez komite üyesi komünistlerin bulunduğu kapalı bir yerde işlenmiştir. Merkez Komitesinin doğru dürüst bir toplantı yeri bile yoktur, burası otel salonudur. Maktul dışındaki yüz otuz dokuz kişi şüphelidir. Partililer başlangıçta içlerinden birinin katil olduğu gerçeğini bir türlü kabul etmek istemez. Pepe Carvalho’yu zorlu bir süreç beklemektedir. Cinayeti kimin neden işlemiş olabileceğine dair ihtimaller yavaş yavaş belirmeye başlar. Lenincilerle, Leninci olmayanların mücadelesi cinayete yansımış olabilir mi? CIA mi yaptı Ruslar mı? Cinayetle ilgili olarak soruşturmaya alınan ilk kişi partinin veliahtı, parlamento dışı muhalefetin sözcüsü, azılı muhalif Cerdan’dır. Gazetelere göre cinayet parti içi entrikaların ve sendikal şantajın sonuncunda işlenmiş olabilir. İspanyol Hükümeti, soruşturmayı Franco rejiminin ayrıcalıklı cellatlarından Komiser Fonseca’ya verir. Mesleğine ajan olarak sızdığı Komünist Partisi’nde başlamış, geniş çaplı tutuklamalar ve idamlarda aktif rol almıştır. Carvalho ile eskiden tanışırlar, yardımcısı zamanında dedektifin karnına sert bir yumruk atmıştır. Komisere göre maktul KGB ajanıdır ve kuvvetle muhtemel teşkilat içi hesaplaşmaya kurban gitmiştir. Pepe Carvalho’ya göre ise ne provakatör ne servis işi, cinayet şahsi bir intikam olabilir.

Romanın başkahramanı gurme dedektif Pepe Carvalho’ya göre mutluluğun temel kaynağı yavaş hareket etmek, gevezelik yapmak ve beslenme dünyasıyla yakından ilgilenmektir. Katalonya’nın inşasına yurttaşların damaklarından başlamak gerekir. Babaerkil düzeni yıkmak için evden çıkmak, restoranlarda yemek yemek çok önemlidir. Carvalho, yetenekli bir aşçıdır. Gurmedir aslında. Cinayeti araştırmak için gittiği Madrid’te üst düzey yemeklerin sunulduğu restoranları araştırır. İyi yemek ve içkinin izini sürer. Refakatçisiyle gittiği restoranda bir tabak morcilla, ardından bir tabak işkembe ve bunlara eşlik eden bir sürahi Nobleas şarabını yudumlarken Fulya Turhan’ın 221B’nin İspanya’da Polisiye özel sayısında (Mart-Nisan 2018, sayı:14) belirttiği gibi “kafasında davayla ilgili aldığı notları düşünür, bu notlar arasından bir seçim yapar. Seçtiği notlardan sorular çıkarır ve bu sorular arasında da bir eleme yaparak gerçeğe ulaşmaya çalışır. Yeme-içme ritüeli, dedektifin çözüme ulaşma sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. ‘Fincanların ve tabakların sesi, buzlu votkayı bardağa doldururken çıkan ses, kızarmış ekmeğin üzerine tereyağı ve İran havyarı sürülmesi… Bunların hepsi ruhu dinlendirir.’ ”

manel vzquez montalbanManuel Vazquez Montalban’ın yeni baskısı Dipnot Yayınları’nın polisiye serisinden yapılan Merkez Komitesi’nde Cinayet romanı arka kapak notunda da belirtildiği gibi yerel renkleri, ayrıntıları ve siyasi boyutları işleyişiyle, yeme-içme ve cinsellik öğelerini harmanlayışıyla benzersiz bir siyasi polisiye. Bir cinayetin çözümüne ulaşmaya çalışırken 80 sonrası İspanya toplumunun sosyolojik ve kültürel yapısını gözler önüne seren eleştirel nitelikli bir metin aynı zamanda. İspanya Komünist Partisi’nin genel yapısı, ülkenin politik atmosferi ve partili komünistlerin davranış biçimleri yazar tarafından derinlikli biçimde kurgulanmış. Anlatım gerçekçi, roman kişileri inandırıcı, betimlemeler özlü ve işlevsel… Başkahramanın geri dönüşlerle canlandırdığı anılar merkezi olay örgüsünü destekler nitelikte, roman kişilerini daha incelikli biçimde tanımamızı sağlıyor. Diyaloglarda güçlü bir mizah hep hissediliyor. “Legal çalışmaya geçince edinilen ilk alışkanlık randevusuna zamanında gitmemek oluyor,” der komite üyelerinden biri. Reel sosyalist dönemin Sovyet etkisine dair örtük eleştiriler yapılıyor, özellikle merkez komitenin çalışma biçimi hakkında. “Merkez komitesi toplantılarının her şeyin, hatta parti mitinglerinin üzerinde olduğunu herhalde biliyorsun.”

Montalban’ın, kahramanı özel dedektif Pepe Carvalho olan siyasi polisiye serisinin öteki kitaplarının da yakın zamanda çevrilmesi dileğiyle…

Manuel Vazquez Montalban, Merkez Komitesinde Cinayet, Dipnot, 2019, 308 s.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR