Halil Cibran: Zamanı Arkadaş Edinmek
22 Ocak 2020 Edebiyat Felsefe Şiir

Halil Cibran: Zamanı Arkadaş Edinmek


Twitter'da Paylaş
0

 “İçinizdeki zamansız, yaşamın zamansızlığının zaten farkında ve biliyor ki şarkı söyleyen ve düşünen öz, hâlâ yıldızları uzaya dağıtan ilk anın sınırları içinde devinmekte.”

Zamanı bize ait bir şeymiş gibi düşünmekte çok ilginç bir yan var. Zaman vermek, zaman almak, zaman ayırmak, zaman harcamak… Nasıl oluyor da bu sonsuz kumu avcumuza koyuyor, alıyor, veriyoruz? Belki de zaman elimizdeki öz değildir ve Borges belki de zamanı yücelterek reddederken haklıydı: “Zaman, beni sürükleyen bir nehir ama nehir benim; beni parçalayan bir kaplan ama kaplan benim; beni tüketen bir ateş ama ateş benim.” Öyleyse, hem bizden olan hem de bizi yok eden zamanla nasıl arkadaş olacağız?

Şair, ressam ve filozof Halil Cibran’ın (1883-1931) zamansız eseri Kâhin’de son derece ince bir hassaslıkla keşfe çıktığı konulardan biri de bu. Bir astronom, Cibran’ın kahramanına zamandan bahsetmesini isteyince Kâhin şöyle cevap veriyor: “Ölçüsü olmayan ve ölçülemez zamanı ölçeceksiniz. Gidişatınızı ayarlayıp ruhun yolunu saatlere, mevsimlere göre yönlendireceksiniz. Zamanın kenarına oturup akışını izlediğiniz bir nehre dönüştüreceksiniz. Ve içinizdeki zamansız, yaşamın zamansızlığının zaten farkında ve biliyor ki şarkı söyleyen, düşünen öz hâlâ yıldızları uzaya dağıtan ilk anın sınırları içinde devinmekte.”

Patti Smith’in zaman ve dönüşüm hakkındaki zarif düşüncelerini hatırlatacak şekilde ekliyor: “Ve zaman, tıpkı aşk gibi, bölünmemiş ve temposuz değil mi? Ama düşüncelerinizde zamanı mevsimlere bölmek zorundaysanız eğer, bırakın hepsi diğer mevsimleri de kuşatsın, ve bırakın bugün, geçmişi hatıralarla ve geleceği özlemle kucaklasın.”


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR