Bisturi (Huzursuz Metinler)
3 Ağustos 2019 Edebiyat Kitap

Bisturi (Huzursuz Metinler)


Twitter'da Paylaş
0

Bisturi için, okuduklarımdan edindiğim izlenimle, bir yerden başlayıp tüm yaraları sarıp iyileştirmenin yolunu bulmanın başarısını elde etmiş diyebilirim. Yazar dil-i bitap düşse de yüreğinde hâlâ umut taşıyor. 

Bir kalem… Ucu bir o kadar yazmaktan yıpranmış olsa da meramını tam olarak anlatamamanın yükünü taşıyor mürekkebinde. Kurulacak onca kelama duyarsız kalınacağını bilmenin acısıyla yanıp kavrulan, kimi zaman hüznünü, öfkesini ve çaresizliğini gizlediği süslü sözcüklerin içinde buluyor kendini. Aslında yorgun ve yıpranmışlığına rağmen henüz anlatmak istedikleri bitmemiş.  Azminin ziyadesiyle kırılmışlığına aldırmaksızın, yürüdüğü yolların dikeniyle kanasa da ayakları, “Umut var!” dedirten cinsten bir şeyler taşıyor küfesinde.  Karakışlara inat baharlar düşlemek mesela… Yazdıkları fısıltı gibi gelse de kimilerine, bir o kadar da çığlık çığlığa… Mükemmel olmak değil şiarı, ama kusur arayan insanlardan da bıkmamış değil. Hepimiz kusurluyuz ama kusur aramak da mükemmel. Birilerini kusurlu ilan etmek, hiç kimseyi kusursuz kılmıyor.

Yazmak dertlilerin işi. Hele ki sessizlikle cehaletin, sabırla kabulün, şefkatle zaafın birbirine karıştırıldığı mevsimlerde aldıysanız kalemi elinize… Yazdıklarınızdan ve yazmanız gerekip de yazmadıklarınızdan sorumlusunuz. Yazmak, konuşup duranların ötesinde.  Koşup durmak, yorulmak ve belki de yoğrulmak, sözcüklerin anlam derinliğinde. Rüzgârlara dayanıklı gibi görünse de dağ gibi duran yüreğimiz bir dal gibi kırılgan aslında. Zira karanlık gecelerin şahitliğinde toz pembe hayaller kurmak, uzağına düşmek hakikatin… Evet hakikatler çoğu zaman can yakıcıdır, yanmayı göze alanlar dokunmalı. Önce kendi yanmalı ki dumanı tütsün, külleri savrulan kelimelerin eteğine mahkûm sözcük yığınlarının. Yazarın dediği üzere: “Ve bilmek… Ve vakıf olmak… Akla ziyan değildir, kesinlikle. Bildiğini sanmaktır asıl kötü olan; kötülerin alası, handiysebaş belası!” 

Yazar, Bisturi ve Biblo Haya tadlı eserinde de bir yangının içinde, ancak aynı zamanda o yangını söndürmek için çareler arıyor. Bölümler halinde sunmuş olduğu her başlığın altında adeta “Yangın var!” nidaları yükseliyor. Sesini huzursuz bir ses tınısıyla duyurmak istiyor. Samimi bir dil kullanan yazar okuyucuyu huzursuz etmeyi amaçlıyor. Geçmişte yaşanan acı hatıralara inatla beni bir de benden dinleyin diye haykırıyor. Oysa hakkı olmayıp da kurulan ne çok cümle dolaşıyordu etrafta. Kimi, neden kırdığını bilmenin uzağında…

Metin Aydın yazmaya başlama serüvenini eserinde şöyle dile getirmiş, daha doğru bir ifadeyle yazma gereksinimini; “Beyin ve yürekte zuhur eden tomarla sorun(um)a – ki bunlar katmerleşerek büyüyor – bir şekilde “yazma” istenci  (benim için de) ‘koltuk değneği’ olabilir/olsun diye.” “Yeni bir yaşama dair, gıcır gıcır kelimeler bulmalı/çıkarmalı… Başarma şansımız hâlâ mümkün, çünkü her gün yeni bir gündür!”  Yazar, anlaşıldığı üzere dil-i bitap düşse de yüreğinde hâlâ umut taşıyor. Ne diyelim darısı başımıza.

Bisturi için, okuduklarımdan edindiğim izlenimle, bir yerden başlayıp tüm yaraları sarıp iyileştirmenin yolunu bulmanın başarısını elde etmiş diyebilirim. Eserdeki son cümle ile bitirmek istiyorum sözlerimi: “Hülasa; binlerce selam olsun, insan olmanın anahtarını deli dalgalardan alıp sütliman vahalara taşıyan, gerçek anlamda "insan olma" yolunda deliliğe yakalanmış olanlara!”

Metin Aydın 1971 yılında Mardin’in Kızıltepe ilçesinde dünyaya geldi. Dicle Üniversitesi’nden mezun olan yazarın, 1990 yılından bu yana çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlanmaktadır. Birçok yazar, şair ve sanatçıyla röportajlar yaptı. İlk şiirlerini 2002 yılında Kırmızı adıylafanzin şeklinde dağıttı. Matbu bir kültür-sanat ve fikir dergisi olan Perspektif’i çıkardı. 2006 yılında dergiciliği internet üzerinden “Yeni Perspektif” adıyla devam ettirip, kurucu editörlüğünü de üstlendi. 2010 yılında Biblo Hayat (deneme), 2016 yılında Üryan (şiir) ve 2018 yılında Bisturi (Huzursuz Metinler) adlı (deneme) kitapları okuyucuyla buluştu. Eğitimci olan yazar, yaşadıklarını samimi bir dille eserlerine aktarmayı başardı. 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR