Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Temmuz 2017

Öykü

Demir Özlü • Deniz Kaptanı Sokağı

Demir Özlü

Paylaş

44

0


Kentin bu oldukça düzenli bölümündeki ana caddede yeni açılmış, “Avrupai” pastanelerin birinde oturduk, akşam vaktini bekledik. Gergin bir yaşam süren erkek kardeşimle onun yedi yaşındaki çocuğu. Onlar, ikisi, benim yerlisi olduğum, ama terk ettiğim, bu büyük kente gelmişlerdi. Yerlisi değillerdi bu kentin, uzaklarda, uzaklarda yaşamışlardı. Sanırım gelişlerinin ikinci günüydü. Fakat bu ışıklı pastaneye ulaşıncaya kadar geçtiğimiz yollar, kardeşimde, bu kentte bir gece gezisi yapmak hevesi uyandırmamıştı. Kalabalıklaşmış bir kent. Sadece ana caddede yan yana açılmış bu aydınlık pastaneler güzeldi. Sarımtırak ışık gözleri rahatsız etmeyecek kıvamdaydı. Garsonlar da arkadaşça davranıyorlardı insana. Caddeye çıktığımızda evlerimize dönmekten başka bir düşüncemiz yoktu. Kardeşime: “İnsan bu kente geldiğinde elbette kardeşinin evinde kalır,” dedim. “Buraya çok yakın. Arkada. Orada annemiz de yaşıyor.” Dalgındı. Hiçbir şeyle yakından ilgilenecek gibi bir hali yoktu. Söylediklerimle de. Sonra yavaşça: “Ama ben dün gece –söylediği isim kentin tanınmış, modern bir ailesinin ismiydi– onlarda kaldım. Bu gece de oraya gideceğim.” Bu seçim hoşuma gitmese de, üzerinde durmadım. “İnsanlar işte böyle aldırışsız oldular,” diye düşündüm. Kardeşim o tanınmış ailenin yanında kalmakla ne umuyordu ki? Ne zevk veriyordu bu ona? “Ama bu çocuk, nereye gidecek o?”
Kardeşim:
“Kendi yolunu bulur o. Dün gece kaldığı eve kendi başına gitti. Baksana ne güzel ko nuşuyor.”
“Ama gene de bırakamam ben onu.”
Elbette çocuğum gibi seviyordum bu küçük erkek çocuğunu. İncecik bir çocuktu. Gerçekten çok iyi konuşuyordu. Hemen hemen dildeki, kullanılan sözcüklerin hepsini biliyordu. Pastaneden çıkmıştık. Biraz ötedeki dörtyol ağzındaydık. “Sen benimle gel bari,” dedim ona. “Benim de oraya, evimize, bu ziyaretimde ilk gidişim olacak. Sen de benim yanımda kalırsın.” “Olmaz,” dedi çocuk alçak bir sesle. Sanki şimdi dili biraz unutmuş ya da tutulmuş gi biydi. “Olmaz. Ben de dün gece gittiğim eve gitmeliyim.” Üstelemenin olumlu bir sonuç doğurmayacağını anladım. “Hangi sokakta o ev? Kuşkusuz buraya yakın, değil mi?” “Deniz Kaptanı Sokağı’nda.” “Deniz Kaptanı Sokağı mı? Hiç duymadım.” Üstelik küçük yeğenim bu sokak ismini bir kuzey dilinde söylemişti. Onu zihnimde kendimce Türkçeye çevirdim. “Şimdi seni bıraksam, oraya dün akşamki gibi, gidebilir misin?” “Bilmiyorum,” dedi çocuk. “Şimdi biraz şaşkınım... Tam bilmiyorum doğru yolu bulabilir miyim?” Elinden tutup ileriye doğru yürüdüm. “Bak, bu kent Ankara olsa, şu hafif meyille ileriye doğru uzanan sokak Paris Sokağı’dır, derdim sana. Ama asıl kentim burası da olsa, bu Deniz Kaptanı Sokağı’nı hiç duymadım.” O zaman bir düşümde, birbirine karışan, birbirini keserek uzanan birçok sokak gördüğümü anımsadım. Bütün bu sokaklar, şimdi birdenbire fark ettiğim gibi, hiçbir yere çıkmıyorlardı. Eski yıllarda gezdiğim arkaik kentlerdeki labirentlere benziyorlardı. Belki kafamızın içinde olan –arada bir akla gelen– sabah uykularında düşünülebilen değil de, gerçek labirentlerdi.
Hafif meylin başladığı yerde bir süre durakladık. Bu sevgili çocuk hiçbir şey söylemedi bana. Biraz önce pastanedeyken daha mutlu gibiydi. fiimdiyse bir sessizliğe gömülmüştü. Bilmiyorum, Deniz Kaptanı Sokağı’nı bulabilecek miyiz? Ya ben, ya ben evime dönebilecek miyim? Dönebilirsem, kardeşimle, kendi çocuğum saydığım yeğenim, benimle birlikte gelmedikleri için, kendimi çok yalnız duymayacak mıyım?
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

J. K. Rowling ile Kitaplar Üstüne: "Be..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Deniz Sessiz

14 Mayıs 2025

Sıfırdan Bire, Doğaldan Plastiğe!

“Plastik gelecektir,” dedi Profesör gür sesiyle. “Çünkü plastik... eee... insanlardan bile daha iyidir!”Bu geri dönüştürülemeyen, sağlığa olduğu kadar çevreye de zarar veren “kolay şekillendirilebilen” polimer madde, endüstriyi olduğu kadar dünyamızı da ele geçiriyor..

Devamı..

Direniş Politikaları

Michael Walzer

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024