Günün sonunda kazanan, ahlaki duyarlılığın sesi oluyor.
Günışığı Kitaplığı’nın çocuklara armağanı niteliğindeki Çıtır Çıtır Felsefe dizisinin yeni kitabı çıktı! Brigitte Labbe’nin tek kelimeye sığdırılmış karmaşık kavramları gündelik yaşamdan örneklerle açıkladığı, Azade Aslan’ın çevirisi ile okuyacağımız bu kitapta odağımız; Gurur ve Utanç.

Bu sefer terazinin bir kefesine gurur, diğerine utanç duygusunu koyup dengeyi bulmaya çalışıyoruz. Utandığımızda vücudumuzda neler yaşanır? Gururlu hissetmek nasıl bir şeydir? Bir zamanlar gurur duyduğumuz şeyler bir süre sonra bizi utandırabilir mi? Tehlikeli gururun önüne geçmek mümkün mü? Arabayla birine çarptıktan sonra ardına bile bakmadan kaçan şoföre utanç özürlü diyebilir miyiz? Ne yaparsa yapsın bir türlü yeterli hissedemeyen, başarısını sahiplenemeyen biri, gurur özürlü müdür? Tüm bu soruları ve yanıtlarını bu kitapta adım adım keşfedeceğiz. Günün sonunda baş başa kalacağımız soru ise şu: Var mı kendimize bakmaya cesaretimiz?
“Çıtır Çıtır Felsefe” kitapları, sadece herkesçe bilindiği zannedilen kavramları derinlemesine anlamaya teşvik etmiyor aynı zamanda okuldan, sokaktan, günlük hayatın içinden diyaloglarla her yaştan okurun çevreye ve kendilerine bakış açısını da sorgulatıyor.
Gurur ve Utanç kitabı, birbirine zıt iki duygunun tarifinin yanı sıra toplumsal yargıların insan hisleri üzerindeki kalıcı etkilerine de dikkat çekiyor. Elalem’in dediğine fazlaca maruz kalmış birinin utanç duygusunun ağır basması; yerli yersiz övgüye bulanmış birinin kabul görülemez davranışlarından bile utanmaması… Tüm bunlar belki biraz da kaynadığımız kazanın muhteviyatından kaynaklanıyor.
Satır aralarında toplumun, çevrenin, tüm dış etmenlerin ötesinde, utanç ve gurur duygularının yalın haline bakmak da iyi geliyor. Utanmışlıklarıyla barışıyor, gururuna sahip çıkıyor insan. Günün sonunda kazanan, ahlaki duyarlılığın sesi oluyor. “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisi bir kez daha “hayatı anlatan kitaplar” tanımının hakkını veriyor.
Bu hikâye, dünyaya ve kendine aynı merakla bakabilenlere. Kendi terazimizden biz sorumluyuz, dengeyi kurmaksa başlı başına bir mücadele. Bol kitap, biraz cesaret, yeterli miktarda utanç bir o kadar da gurur, belki bazen ihtiyacımız olan budur. İyi okumalar herkese. Yaşasın çocuk kitapları.






