Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

14 Mayıs 2025

Kitap

Sıfırdan Bire, Doğaldan Plastiğe!

Deniz Sessiz

Paylaş

1

0


“Plastik gelecektir,” dedi Profesör gür sesiyle. “Çünkü plastik... eee... insanlardan bile daha iyidir!”

Bu geri dönüştürülemeyen, sağlığa olduğu kadar çevreye de zarar veren “kolay şekillendirilebilen” polimer madde, endüstriyi olduğu kadar dünyamızı da ele geçiriyor. İngiliz yazar Susie Bower’ın, Azade Aslan çevirisiyle Günışığı Kitaplığı’ndan yayımlanan romanı Plastik Kasaba, okurlarını hem bu durumun vahametine yakından baktırıyor hem de dünyada yaşayan insandışı canlıların hayatına olan etkilerini hatırlatıyor… Bower’ın yarattığı, gerçeklikle kurgu arasında gidip gelen bu kasabanın sokaklarında, “İnsan kendi isteğiyle nelere yol açabilir?” sorusu tilki gibi dolaşıyor.

Ophelia... Kleopatra... Cressida... Cordelia... Goneril... Hippolyta... Portia... Perdita... Juliet Bottom, annesi Ma ve babası Ar ile birlikte, Panteknikon isimli eski tip bir kamyonla gezerek tiyatro oyunları sergileyen, yani kısa anlatımla, gezici tiyatroyla hayatlarını sürdüren tuhaf ve sıradışı bir ailedir. Bu iki kişilik dev kadro, tek kişilik muhteşem yapım ekibinin yolu, bir gün, Ma’nın “Yeniden burada olmakla ilgili içimden kötü bir his var,” dediği, nizamlı, intizamlı, her açıdan pek muhteşem gözüken Stopford’a düşer. İşlerin bekledikleri gibi gitmemesinin sonucunda, Bottomlar, 6 hafta boyunca Stopford’da olmaya mecbur kalırlar. Bottom ailesinin içine düştüğü bu ilginç maceralarına gelin detaylıca bakalım, sanırım bu sefer işin içinden o kadar da kolay sıyrılamayacağız… 

Ophelia, kendine ait bir odaya sahip olmak, okula gitmek, “10 yaşındaki normal bir çocuk” gibi olmak ister. Ancak babasının katı kuralları ve kimseye benzememeleri üzerine ettiği yemin, Ophelia’nın bu basit isteğinin üzerini çizer. “Normal bir evde yaşasaydım, kitaplığı olan bir yatak odam olurdu ve bir kütüphaneye üye olurdum. Ayrıca her şey hakkında derslerin işlendiği doğru düzgün bir okula giderdim ve belki o zaman zihnim bu kadar aç kalmazdı.” Kitap boyunca toplum kuralları gereği “normal” olanın ne olduğunu sorguluyoruz. Gezici tiyatroyla geçinen bir ailenin çocuklarının nasıl eğitim alabileceği sorusu da ayrı bir tartışma noktası. Bu noktada da Ophelia’nın babası ve annesinin, “eğitim” anlayışının, çocukların eğitim hakkı üzerine uzun uzun konuşacak alan bıraktığını söylemek isterim. “Eğitim bir hak mıdır, yoksa bir seçenek mi?” gibi soruları tartışırken, eğitimde fırsat eşitsizliği gibi sorunlara değinmeden de geçmiyor roman.  

Zor bela başlayacağı okulun yarattığı aile krizinden kaçmak isteyen Ophelia’nın gittiği sahilde ve yüzdüğü denizde denk geldiği “PRATT PLASTİK PELETLERİ”, denizdeki binlerce plastik çöp poşeti, son paralarıyla aldıkları okul kıyafetinin çalınması ve normal olmaya bir adım yaklaşmışken üç adım geri gitmesi, akıllarda normallik sorgusuna ek olarak bir soruyu daha doğurur: Tıpkı yapay bir şehir gibi dizayn edilen bu kasabada bu kadar plastik çöp nerden gelmektedir? 

Susie Bower, Ophelia’nın sorusuna cevap olarak bu plastik çöplerin nereden geldiğini ve bu kasabanın üstünü örten detayları anlatıyor. Plastik Kasaba her perdesi bir sözlük ve anlamıyla oluşturulan bir tiyatro sahnesi gibi. Sade ve betimleyici anlatımı, bizi bulunduğumuz yerden alarak fabrikaya, kasabaya ve Bottomların kamyonuna götürüyor.

Plastik, bilindiği üzere karbon, hidrojen, oksijen azot ve diğer organik ya da inorganik elementlerin oluşturduğu monomer adı verilen basit yapıdaki moleküllü gruplardaki bağın koparılarak “polimer” adı verilen, uzun ve zincirli bir yapıya dönüştürülmesiyle elde edilen malzemelere verilen ilginç ve bir o kadar uzun ömürlü bir maddedir. Bunlar, çok sevgili internet dünyasının bize aktardığı tanım ifadeleri… Gelin bir de içinde yaşadığımız dünya, soluduğumuz hava, ruhumuzu taşıyan bedenimiz ve tükettiğimiz yiyecekler için plastik ne demek, onu inceleyelim. 

Çevre, doğa, ekosistem, hatta tarım… Plastik, günümüzde tıpkı Ophelia’nın hayatını kurtardığı dört ayaklı dostu Jack gibi deniz veya hava canlılarının yanında kara canlılarının da hayatını tehdit ediyor. O çok hızlı şekil alabilen polimer madde, hayvanların ellerine, ayaklarına, boyunlarına vücudunun herhangi bir yerine dolanarak boğulmalarına sebep olabiliyor, yiyecek sanarak yutmaları durumunda hastalanmalarına, hatta ölmelerine neden olabiliyor. Fabrikaların denize akıttığı atıklar, kullanıp attığımız plastik malzemeler maalesef ne deniz ne de başka bir yola atılarak, “yok edildiği” düşünülerek ortadan kaldırılmıyor, büyük bir tehdit olarak hayatlarımıza geri dönüyor. 

Bugün kullandığımız plastik bir şişeyi, 450 yıl sonraki torunlarımıza miras bıraktığımızı, yaklaşık 700 canlı türünü etkilediğimizi ve her yıl ortaya çıkan 8 milyon tonluk plastik atığın içerisinde olduğunu unutmadan… İçinde yaşadığımız yalnızca bir gezegen olduğunu ve bu gezegenin yalnızca iki ayaklı canlılar için olmadığını hatırlatarak…

Daha yaşanılabilir bir dünya için, normal olmak mı ya da olmamak mı?

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Leonardo Da Vinci'nin Gizemi • Belgese..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Aysun Korkmaz

3 Haziran 2026

Uzay Mikrokozmosunda İnsanlığın ve Zam..

Roman, gezegenin ve insanın yalnızlığını, kırılganlığını, zamansızlığı lirik anlatımla okura hissettiriyor.Samantha Harvey'nin Yörüngede romanı 2024 Booker jürisi tarafından “uzay pastoralinin” örneği, “yaralı bir dünya hakkında kitap” şeklinde ..

Devamı..

Egzotik Bitkilerin Sanatsal Yansımaları

Alican Yeral

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024