Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

26 Eylül 2023

Edebiyat

Edebiyat – Yerinden Edilmiş Yazarların Araf’ı

Fulya Kılınçarslan

Paylaş

0

0


“Yerinden edilmiş olma” eyleminin kendisi bizatihi o eylemden etkilenen yazar için öylesine kurgusaldır ki, hikâyenin ortaya çıkması için yazarın şimdiki zamanın görüntüleri ve geçmişin donuk imgeleri arasında istikrarlı bir örüntü oluşturması yeterlidir.

Escher’in Görelilik isimli eserinde aynı uzayda konumlandırılmış tek mekânda üç farklı yerçekimi merkezi bulunur. Alanlar arası bağlantıyı sağlayan yedi merdivenin ortogonal pozisyonu bakış açısının kendisini konumlandırdığı yerçekimi merkezine göre değişir, aslında aynı mekânda olan on altı figürün oluşturduğu üç grupsa tabi oldukları yerçekimi kuyusu1 sebebiyle birbirinin ayırdına varamaz. Escher’in litografisine dışarıdan bakan kişi yerinden edilmiş bir yazarla hemen hemen aynı konumu paylaşır – dışarıdan görülebilenin içeriden fark edilemiyor oluşunun yarattığı şaşkınlık ve sesini içeridekine duyuramamanın yarattığı çözümsüzlük.

Fiziksel bir yerinden edilmede iltica, göç, sürgün ya da sömürgeleştirme gibi insanları fiziken bulundukları yerden başka bir yere gitmeye zorlayan siyasi sebepler söz konusuyken, illa fiziki bir yer değiştirme gerektirmeyen psikolojik yerinden edilmede temelli kökünden sökülme, kültürel, felsefi hatta varoluşsal bir kopma görülür. Kişi hem onu bölünmüş bir özneye dönüştüren toplumla çatışır hem de hâlâ üyesi olduğu toplumla uzlaşmak zorunda kalır.  Daryush Shayegan’ın da belirttiği gibi, bir yanda değişim, niteliksel sıçrama, ilerleme ve dönüşüm, öte yanda sosyolojik ağırlık, geleneksel cansızlık, köhneleşme ve kavga ideolojisi durur.

Edebiyat bu çatışmayı genellikle kültürel bağlarını yitirip varoluşsal olarak yabancılaşan ama bir yanıyla da geçmişinden kopamayan karakterler vasıtasıyla aktarır. Örneğin Gao Xingjian’ın Ruh Dağı romanındaki Pekin’den yola çıkarak devasa büyüklükteki Çin coğrafyasında gizemli bir dağın izini süren karakteri yolculuk esnasında sadece köklü bir uygarlığı sorgulamakla kalmaz, aynı zamanda “ben” olmaktan çıkıp “sen” haline dönüşerek kendi içinde  “Çinli” olmanın ne anlama geldiğini yeniden keşfeder:

“Ben, kendim, anılarımda ve izlenimlerimde, yaşanmışlar ile hayal edilmişleri birbirinden ayıramazken, sen, benim deneyimlerim ile benim hayal gücüm arasında nasıl ayrım yapabilirsin? .... Sürekli çocukluğunun peşindesin, hastalık gibi bir şey bu. Yaşamış olduğun her yerde evini bulmam gerekiyor, anılarından hiç silinmeyen o evi, avluyu ve sokağı. .... Böylece dolaştın, oradan oraya, bir şehirden ötekine, bir ilçe merkezinden öteki bölge merkezine, sürekli. ”

Aslında “yerinden edilmiş olma” eyleminin kendisi bizatihi o eylemden etkilenen yazar için öylesine kurgusaldır ki, hikâyenin ortaya çıkması için yazarın şimdiki zamanın görüntüleri ve geçmişin donuk imgeleri arasında istikrarlı bir örüntü oluşturması, yani bir anlamda içine çekildiği Araf’ı tasvir etmesi yeterlidir. Tıpkı siyasi eylemler dolayısıyla ’80 darbesine müteakip vatandaşlıktan çıkarılan ve yaşamının büyük bir kısmını Stockholm’de geçiren Demir Özlü’nün “Dünyanın Bir Yerinde” isimli öyküsünde yaptığı gibi:

“Demir köprülerden geçip gelinir Hamburg tren istasyonuna. Büyük, kalabalık gara girer tren. Ama sen bekleyeceksin. .... Altona İstasyonu’nun kahveleri, lokantaları, çeşitli dükkânları, yürüyen merdivenleriyle o yeni, modern yapının peronuna ayak bastın. .... Yitip gitmek istiyordun sanki; dünyanın herhangi bir yerinde yitip gitmek istiyordun. Kimsenin seni tanımadığı yerlerde; geçmişinle ilgili imgeleri kafanın içinde taşıyarak; senin de tanıdığın bir sendika başkanı vardı, tanınmış bir insandı, onu da vurmuşlardı bir sabah, başkanı olduğu sendikanın kapısından çıkarken. Gövdesine saplanmış kurşunlar vardı. Sıcak kurşunlar.”

1 Yerçekimi kuyusu: herhangi bir objenin etrafında, yerçekiminin büktüğü uzay-zaman sebebiyle oluşan kavis.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Yaşar Kemal Ölür mü?Erdinç Akkoyunlu
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Antoine Dubiau

28 Temmuz 2025

Faşizmin Emperyal Güç Kaynağı

Günümüzde faşist ırkçı şiddet, küreselleşmiş kapitalizmin yanı sıra örgütlü proleter hareketin zayıflığıyla da karakterize başka bir emperyalist bağlamda yer almaktadır.Bütün dünyada aşırı sağ hızlı bir yükselişe geçti. Soldaysa –özünde değişmeyen ancak farklı bir görünü..

Devamı..

Arjantin’den Türkiye’ye… Anılar ve Kit..

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024