"Bir anlık kahkaha, sonsuz pişmanlık."
Olağanüstü oymabaskısında Hollanda'nın Altın Çağı ressamlarından Jan van de Velde bir büyücü kadını türlü ruhları çağırdığı ritüelinin tam ortasında resmediyor. Resimde genç büyücü kadının rüzgarla dalgalanan ateşi türlü elementlerle doyuruşunu ve bu ateşin etrafında toplanan her türden şeytani "arkadaşın" ona eşlik edişini izliyoruz. Resmin altında, şeytanın baştan çıkaracılığının tehlikelerini konu edinen Latince yazı resmin anlamına dair ipuçları veriyor:
"Arzu bu küçük tenha yerde ne hinlikler emrediyor, tatlı efsunlarla en temiz kalpli ölümlünün bile aklını çelip herkesi çılgına çeviriyor! Ama nasıl da çabucak kaybolup gidiyor, Ölüm kısacık ömre ve küçücük zevklerine kaşla göz arasında el koyuyor. Bir anlık kahkaha, sonsuz pişmanlık."
Şeytanın çazibesine karşı uyarı aynı zamanda resimin ön kısmında yer alan, kumarın kötülüğünün ve hazzının geçiciliğini hatırlatan zarlarla ve kartlarla da destekleniyor.
Bugün resmi şen bir görüntü olarak yorumlayabilsek de resmin arkasında çok daha karanlık bir tarih yatıyor. 1560-1630 yılları arasında Avrupa toprakları şiddetli ve vahşi cadı avlarına sahne oldu. Hasatların küçük çaplı buzul iklim sebebiyle azaldığı, 30 Yıl Savaşları'nın (1618-1648) yarattığı kaos sebebiyle de iyice kıtlık ve yoksulluk çeken Avrupa günah keçisi olarak cadıları, yani kadınları seçti. Cadılar çoğunlukla savaşa giden erkeklerin yokluğunda kendi yerel üretimlerini ve ekonomilerini, kendi tıbbi oluşumlarını kurmayı başarmış her yaştan kadınlardı. Tarih oymabaskının imzasında yer alan 1626 yılını gösterdiğinde Avrupa tarihinin en kanlı ve en karanlık toplu cinayetlerinden birine sahne oldu. Bamberg ve Würzburg başta olmak üzere Almanya'nın çeşitli yerlerinde 1000'den fazla kadın cadıcılık ithamlarıyla işkence görüp yakıldı, öldürüldü.

Çeviren: Alper Güngör
Public Domain Review






