Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

27 Ocak 2024

Kitap

Kendiniz Görünmez Hisseden Ruhlara: Zia Dünyayı Siliyor

Adalet Çavdar

Paylaş

2

0


bree barton zia düryayı siliyorZia göçmen bir ailenin çocuğu. Babası yok, annesiyle beraber tek odalı bir evde yaşıyor.

“Gölgoda, içimdeki gölgelerle dolu odaya verdiğim isim. Onu tarif etmek için gerçek bir kelime bulamadım. Bu yüzden yeni bir kelime uydurmak zorunda kaldım. Aslında Gölgoda tam olarak böyle bir yer değil ama böyle hissetmeme neden oluyor. İçimdeki bu odada pencere yok, ışık yok, kapı yok; göğsümün tam ortasında karanlık bir çukur var sadece. Onu açıklamak imkânsız, onun hakkında düşünmek kafa karıştırıcı. Boş bir oda, nasıl olur da böylesine korkuyla, acıyla ve hüzünle dolu olabilir ki? İçeride hiç ışık yoksa bu gölgeler nasıl oluşabiliyor?” (s. 15)

Bazı insanlar bazı şarkılarla girer insanın hayatına. Uzun zaman sonra etkilendiğim ilk erkeğin yanından ayrıldıktan sonra günlerce dinlediğim şarkı Muhtaber Cihaner’in "Zor Zamana Gazel"i olmuştu. Bir Metin Altıok şiiri. Sonra hikaye geliştikçe neden o şarkı olduğunu anlamlandırabilmiştim. Kendimi kendi kolumdan tutup ilk kez bir terapiste götürdüğümde 14 yaşındaydım, lise hazırlık sınıfındaydım ve annem kanserdi, ona benden başka bakacak kimse de yoktu. Annemi çok sevdiğim için değildi içinde bulunduğum ruh hali, altından kalkamayacağım içindi. Bir süredir yine insanların çözemeyeceğim dertlerini üstüme yıktıkları için kendimi iyi hissetmiyorum. Bu sefer içimde çalan şarkı Erdal Erzincan’dan Nem Kaldı.

Bree Barton’un yazdığı bir gençlik romanından bahsedeceğim size, Zia Dünyayı Siliyor. Bu kitaba bir gençlik romanı demek aslında kült olan Küçük Kara Balık ya da Küçük Prens romanlarının yetişkinler tarafından ne kadar çok okunduğunu ya da şöyle diyelim satın alındığını atlamak demek. Bu kitap 12 yaş üstü herkesin en az bir kez okuması gereken kitapların arasına rahatlıkla girebilir.

Genç Timaş tarafından yayımlanan romanın çevirisini Esma Fethiye Güçlü yapmış. Romanın içinde aynı zamanda bir sözlük var ve bu çeviriyle kelimeleri keşfetmemizi ve kendi dilimizde okumamızı sağlayan çevirmene teşekkür etmemek haksızlık olur. Sözlük mü ne alaka dediğinizi duyuyorum elbette ama konuyu yazı gereği birazdan açıklığa kavuşturacağım.

“Garip gelebilir ama kelimelerle dolu bu eski, tozlu kitap banahuzur veriyor. Sözcüklerin içinde kötülük yoktur. Sözcükler siziküçük düşürmez, size kendinizi kötü hissettirmez. Eğer başka biriböyle hissetmenize neden olursa bir sözlüğü açıp KÜÇÜK DÜŞMEKve KÖTÜ HİSSETMEK sözcüklerine bakabilirsiniz. Kalıcı mürekkepleyazılmış bu kelimeler, bu duyguları başkalarının da hissettiğinin birispatıdır. Büyük ihtimalle çok fazla kişi böyle hissetmiştir. Bunubilmek kimi rahatlatmaz ki?” (s. 43)

Zia göçmen bir ailenin çocuğu. Babası yok, annesiyle beraber tek odalı bir evde yaşıyor. Annesi hem dans dersleri veriyor hem de bir restoranda çalışıyor. Anneannesi oldukça yaşlı ve bir süredir bir şeyleri sürekli unuttuğu için onların yanına taşınıyor. Tek odalı evde üç kuşaktan üç kadın bir hayatı paylaşıyorlar. Biri yaşlandıkça unutan, diğeri büyümeye ve hayatı anlamaya çalışan bir diğeri ise bu ikisinin arasında ayakta kalmaya çalışan üç kadın.

Zia 12 yaşında ortaokula gidiyor ve kendisini kendi kelimesiyle ucubik olarak tanımlıyor. Pek arkadaşı yok, akran zorbalığına uğruyor, okuldaki boş zamanlarını genellikle tuvalette geçiriyor ta ki Alice onu görene ve yanına gidene kadar.

Pek arkadaşı olan bir çocuk değildim ben, aslına bakılırsa şimdi de pek arkadaşım var denemez. Kendimi ucubik görmüyordum ama diğerleriyle pek iletişim de kuramıyordum. Lise yıllığına bile “garip giyinen biri” olarak geçmişim. İlginçtir. Lisede en yakın arkadaşım olduğunu düşündüğüm kişi artık benimle arkadaşlık yapmak istemediği için okulumu değiştirmek istemiştim ve değiştirmiştim de. Çünkü ya okulu değiştirecektim ya da okula gitmeyecektim. Kendimi yalnız hissediyordum, hala da öyle hissediyorum. Sanırım ben hala tam anlamıyla büyümeyi tamamlayamadım.

Zia’nın yalnızlığını ve kendi kabuğunda yaşama arzusunu anlıyorum. O yalnızlığın içinde kendine bir oyun kuruyor Zia ve kelimeleri bozup birleştirerek yeni kelimeler oluşturuyor. Onun kendine ait kimsenin anlamadığı bir dili var ta ki Alice hayatına girene kadar. Kitabın içinde Zia’nın kendi kelimelerinin anlamlarına da yer veriliyor, örnek cümleler ve sözlük anlamıyla birlikte.

Zia’nın ailesi Yunanistan göçmeni, anneannesi bazen konuşurken Yunanca konuşuyor. Zia zamanla az çok neyin ne olduğunu anlıyor. Anneannesinin çatı katında bir gün bir sözlük buluyor ve işte hikayemiz aslında tam olarak burada başlıyor. Anneannesinin neden ve nasıl unuttuğunu da hikayenin içinde anlıyoruz.

Bu arada kitap gençler için sözlük ve kelime merakı oluşturabilir, aile hikayelerini merak etmelerini sağlayabilir. Özellikle yalnızlık ve ilk gençlik depresyonu nedeniyle sorunlar yaşayan gençlerin kendilerini anlamalarına ve yardım talep etmeleri gerektiğini çözmelerine destek olabilir. 

Zia’nın içinde bir Gölgoda var. Gölgelerden oluşan bir oda. Canı ne zaman sıkılsa o odanın kapısı aniden açılıyor ve Zia hiçbir şey yapamaz hale geliyor. Annesinin başı oldukça kalabalık olduğu için onu mutsuz etmemek adına bu odadan ona da bahsedemiyor. Kelimelerle oynamak onu biraz rahatlatıyor. Çatı katında bulduğu sözlükle oyalanmaya başlıyor, sözlüğün içinde bir silgi buluyor. Ve zaman içerisinde onun canını sıkıp, Gölgoda’sına gitmesine neden olan kelimeleri silmeye başlıyor. Onun sildiği kelimeler yeryüzünden tamamen kayboluyorlar. Örneğin okulun havuzunda ona zorbalık yapıldığı için havuz kelimesini siliyor, havuz hem ortadan hem de insanların hafızasından siliniyor. İlk etapta bu yaptığının neye mal olacağının farkına varamıyor ta ki korku ve acı kelimelerini sözlükten silene kadar. Bu sefer hem işler hem de herkesin hayatı karışıyor. Bir hastanenin acilini düşünün, kimse acı çekmediği için hastaların yaratacağı krizi de düşüncenize ekleyin.

Kitabın sonrası okura kalsın. Bir büyük çocuk olarak okurken hem çok eğlendim hem de çok hüzünlendim. O kadar güzel bir hikaye ve öylesine güzel bir akış ve kurgu ki insan hayran kalıyor. Hangi kelimeleri silmek isterdim diye düşünmedim de değil. Şimdi buraya savaş, açlık gibi kelimeleri silmek istediğimi söyleyip büyüklük yapmayacağım, inanın daha basit ve kişisel istekler geçti içimden ama bu kelimeleri size de söylemek istemem.

Çocukluk ve gençlik depresyonları çok önemli zaman dilimleri. Ne yapacağını bilmeyen gençler nasıl yardım talep edeceklerini de bilemiyor ve istismara çok açık oluyor. Gündelik hayatta yığınla sorunla uğraşırken bazen onların yaşadıkları gözümüzden kaçabiliyor, biliyorum. Kendilerini görünmez hisseden çocuklar ilerleyen yaşlarda onaylanma arzusuyla hayatlarını zorlaştırabiliyor. Acı çektiğini anlatamayan ya da anlattığına yargılanan, yadırganan her insan kendi içine kapanmaya başlıyor. Zia her şeye rağmen şanslılardan kelimelerle oynamayı keşfediyor, sorunlara neden olsa da sonunda kendine bir çıkış yolu da buluyor.

BreeBarton, Zia Dünyayı Siliyor, Çeviren: Esma Fethiye Güçlü, Timaş Yayınları, Ocak 2024, 224 S.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Edgar Degas’ın Dans Sınıfı Eseri Diana Newall
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

J. D. Bernal

14 Ekim 2025

Psikanaliz ve Marksizm

Geçmişteki yükselen dalgalarla günümüzdekileri karşılaştırdığımızdaysa kapitalizmin istikrarsızlığı konusunda daha geniş bir farkındalığın oluştuğunu görüyoruz.İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki on yıl boyunca İngiliz entelektüel çevreleri Freud’un kuramlarına teslim oldu. Bir yö..

Devamı..

Nasıl Modern Diktatör Olunur

Livia Gershon

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024