Paweł Kuczyński ve Çevremizi Saran Gerçeküstü Durumlar

Paweł Kuczyński ve Çevremizi Saran Gerçeküstü Durumlar


Twitter'da Paylaş
0

“Beni genellikle teknoloji karşıtı olmakla suçluyorlar. Fakat ben de herkes gibi bu yenilikleri beğeniyor ve günlük hayatımda kullanıyorum. İnternetsiz bir hayatı hayal bile edemiyorum!”
Tony Cochran Paweł Kuczyński çok yönlü bir insan: Sert bir hicivci, karikatürist, filozof ve sosyal eleştirmen. Anlamsızlıkları, teknolojik yabancılaşmayı ve siyasi baskıları değiştirmek ve göstermekle ilgileniyor. Günümüzde ABD ve Avrupa’yı kapsayan aşırı sağ devrimi hedef gösteriyor, Donald “Tweet başkanı” Trump’ın Polonya’daki Hak ve Adalet Partisi’ni (PiS) bile yönettiğinin somut örneklerini veriyor ve çalışmalarını propaganda malzemesi gibi göstermeden mevcut duruma muhalif olarak sergiliyor. Kuczyński 2016 başkanlık seçiminde sonra birçok insanın hissettiklerini şöyle açıklıyor: “Polonya seçimlerinin ve günümüzde iktidarda olan aşırı sağ partiye verilen büyük desteğin ardından bu ülkeyi hiçbir zaman anlayamadığıma emin oldum.” Sanatçı, çalışmalarının genellikle Polonya dışında tanındığını söylüyor. Kırk bir yıl önce Polonya’nın en batısında, Szczecin şehrinde doğan Kuczyński güzel sanatlar okumak için Poznań’a gidiyor. Bir sanatçı olarak kariyerinin nasıl başladığını sorduğumda, “Çizime hep meraklıydım. Daha sonraları ilgim hicivli çizimlere ve karikatürlere kaydı. Poznań’da tanıştığım bir meslektaşım beni hicivli karikatürlerle ilgili bir yarışmaya katılmaya ikna etti. Yarışma 2014 yılındaydı. Türkiye’deki Aydın Doğan Karikatür Yarışması’nda ilk ödülümü kazandım,” diyor. Zaman içinde yüz otuzdan fazla ödül kazanıyor. Kuczyński ilk sergisini hatırlamadığını söylüyor. Bunun muhtemel sebebi ise genelde sergilerden kaçınıyor olması. Ona göre galeriler ve sergiler çalışmalarını sunmak için doğru yerler değil. Ayrıca sergilerden sonra aldığı ani tepkilerden de hoşlanmıyor. “Sergilerde çalışmalarımın yorumlanmasıyla ilgili sorular aldığımda hep çok yorgun ve üzgün hissediyorum. Çünkü bu demek oluyor ki, yaptıklarım yeterince iyi olmadığı için doğrudan anlaşılamıyor, insanlar soru sorma ihtiyacı hissediyor.” Fakat bu konuda ona katılmadığımı söylemek zorundayım. Bana göre çalışmaları o kadar açık uçlu ve düşündürücü ki aslında sorulan her bir soru o çalışmaya bir nevi katkı sağlıyor. Yüksek teknolojili toplumlardaki toplumsal yabancılaşmanın bir eleştirisi olan Perfect Garden (Mükemmel Bahçe) gibi çalışmalarını sorduğumda bana ilginç bir cevap veriyor: “Yeni teknolojiler insanlığın başarıları. Beni endişelendiren nokta ise bu teknolojileri yeni idollere dönüştürüyor olmamız. Ama ben ‘eski moda’ bir insanım. Çok eskiden doğdum, zihnim eski zamanlara göre şekillendi. Dünya ise benim aksime sürekli ilerliyor.” Kuczyński’nin çalışmalarının vazgeçilmez unsuru ise gerçeküstücülük. Ona göre çalışmaları “etrafımızı saran gerçeküstü durumun” bir araştırması. Çizimlerin çoğu kurulan toplumsal ağların ve medya platformlarının eleştirisini de içeriyor. Konunun ironik yanı ise Kuczyński’nin de en az bizim kadar bu teknoloji toplumuna dahil olması. Kendisi de bunun farkında, “Beni genellikle teknoloji karşıtı olmakla suçluyorlar. Fakat ben de herkes gibi bu yenilikleri beğeniyor ve günlük hayatımda kullanıyorum. İnternetsiz bir hayatı hayal bile edemiyorum! İnternet bana onunla, yeni teknolojilerle ilgili hislerimi ve endişelerimi çalışmalarımda gösterme, ifade etme hakkını veriyor. Aslında yapmaya çalıştığım şey beni ilgilendiren konuları tartışmak. Beni rahatsız eden bu zor konular genelde tek, net bir cevabı olmayanlar. İnternetin de tek bir cevabı yok. Bundan dolayı ben de işimde bir sorunu çizgiye dökerek çalışmalarımı görenlerin dikkatini çekmeye çalışıyorum. Bu çalışma izleyicilerin yorumlamalarıyla dönüşüyor ve böylelikle her bir çizim kendi hayatını yaşamaya başlıyor.” Kuczyński’nin çalışmaları o kadar çeşitli ki (Brexit, savaş, teknoloji, yalnızlık, Polonya, içinde bulunduğumuz çağ vs.) ister istemez bir günü nasıl geçiyor, nasıl çalışıyor diye merak ediyorum. “İşimin en önemli ve en yorucu kısmı ilk adımı: Bir fikir bulmak ve onu çizmek. Çalışmalarımda metin kullanmıyorum. Aslında metin anlamı, bağlamı aktarmayı kolaylaştırıyor. Fakat aynı zamanda belirsizliği de kısıtlıyor. Benim için belirsizliği korumak en önemli noktalardan biri.” Sabahları mı akşamları mı çalışıyorsun diye de soruyorum elbette. “Sabahları çok erken kalkarım ve gün ışığında çalışırım. Bir çalışmanın yaratıcı süreci bir, iki günümü alır. Akşamları ise bilgisayar başına geçerim. Yeni fikirler hazırlarım, çalışmalarımı mail atarım.” Kuczyński özetle yapmaya çalıştığı şeyin şu olduğunu söylüyor: Kimsenin gözünü açmaya, insanlara doğru yolu göstermeye çalışmıyorum. Beni ilgilendiren şey çalışmalarımın yorumlanması ve insanların verdiği tepkiler. Ben, eski bir okuldan çıkma bir zanaatkar olarak çizimimin geniş bir kitleye görsel olarak çekici ve anlamlı gelmesini amaçlıyorum.” En sık eleştirdiği platformlardan biri olan Facebook’ta sahip olduğu yarım milyondan fazla takipçiyi düşünecek olursak amaçladığı şeye ulaştığını söyleyebiliriz.

Çeviren: Deniz Saldıran

(Tonyrobertcochran.com)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR