Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

2 Temmuz 2020

Kitap

Rota: Kalp, Gidilecek Yer Bilinmiyor

Likya Bademci

Paylaş

1

0


“Aşk belki de durmaktı. Bir insanda, bir işte, bir kara parçasında, bir metreküp hücrede veya her neredeyse, frene basılı halde durmaktı.”

Öykü severlerin yakından bildiği isim Gül Ersoy eski ve yeni kitapları ile artık Doğan Kitap’ta. İlk olarak Sahilden Bostancı ve Sen Kimseyi Sevemezsin kitapları raflardaki yerini alan yazar, Sen Kimseyi Sevemezsin’de dünyanın bütün kentlerini dolaşsa da el yordamıyla sevgiyi arayan kör kalpler için yazılmış. Yazının başındaki alıntı ise yeniden edisyon sürecinden geçip hazırlanan Sahilden Bostancı kitabından.

Bu kitap, yolculuklardan oluşuyor. Helsinki’den Paris’e, oradan Berlin’e, Amsterdam’a, İstanbul’a pek çok şehrin farklı sokaklarında karşımıza çıkan bambaşka karakterleri ile birbirinden bağımsız kısa hikayelerden oluşan kitabın karakterlerinin hepsinin bir ortak noktası var, hepsi birer yolcu. Çıkılan yolculuklar illa bir yerden bir yere gitmek için çıkılmış belli bir yol gibi düşünülmesin. Bu yol, her birinin kendi yolunu aradığı, kimi zaman kaybolmuş, kimi zaman aldanmış, kimi zamansa nefes nefese kalmış yolcularıyla hayata dair pek çok düşünce, his, düş barındırıyor içinde.

Yazarı Gül Ersoy’un kitabından bahsederken söylediği “Hayatın herkes için bir yolu var ölüme giden, yalnızlık da ışığımız çoğu zaman, yönümüzü bulmamızı sağlıyor ve yolculuğumuzda bize eşlik ediyor, yanılıyor muyum?” demesi de bundan olsa gerek. Bitmek tükenmek bilmeyen umut arayışı ve kabullenme arzusunun baş ettiği hikayelerinde Ersoy, bu yalnızlık hissiyle demlenirken bir yandan da hayatın karşısına çıkardıklarına boyun eğmemekle, eğmek arasında peşine düşülen soruları kurcalıyor.

Her ne kadar birbirinden bağımsız hikayeler olsalar da bunlar, anlattığı insanlık halleri ile çok tanıdık bir o kadar bağlı birbirine. Metropollerin baş döndürücü kalabalığında bir başına insanlar ve her birinin peşinde olduğu bir şey, her ne olursa olsun dönüp bakılan ve sadece güzelliği hatırlanan bu yollar belki gerçek hayatta değil ama kalplerde kesişiyor. O yollardan ne kadar gidilse de eninde sonunda dönülüyor. Kimi zaman kıyıda bırakılan bir adam geliyor akla yarı yolda, hedeflenen kuleye kadar kulaç atılmıyor; kimi zaman iki uçurumun ayrı uçlarında ancak dürbünle bakınca görülecek kadar uzakta kalıyor iki beden; kimi zaman yürüyüp yürüyüp kendini yine de bulamıyor insan; kimi zamansa çok eski bir dikiş izi gibi alnının orta yerine yerleşiyor aşk. “Dut karasının kirini kırmızı ojeyle kapatmaya çalışan,” bir baş dönmesi gibi sürdürdükleri yaşamlarında kelepçelerinden kurtulmanın huzuruna eren kadınlar, ortak duyguları çok eskiye uzanan, renkleri de acıları gibi birbirini sarmalayan güçlü kadınlar var bu öykülerde en çok.

Öykülerin her birinin farklı farklı şehirlerde gezindiğini söylemiştik. Ersoy da biraz böyle bir karakter. Senelerce başka başka kentlere uzun yolculuklar yapmış. Sahilden Bostancı biraz da o gezilen sokaklarda görülen yüzler ve rastlanılan hikayelerin toplamı gibi. Bir şarkıdan, sevilen yazarların satırlarından, sevilen ve özlenen insanların siluetlerinden geçiyor yolu. Graz’da geçen hikâyeden bir alıntıyla tamamlamak yerinde olacak gibi: “Sanki hiçbir yere gidemeyecek, evime ulaşamayacak, bu mutfakta mumyalanıp kalacağım. Kaldı ki evim de yok. Kamburum yine sırtımda. Bu yüzden kendimde bir ev inşa etmeye karar veriyorum. Sol tarafıma bir yazı odası açıyorum. Ferah bir manzarası var. Yanına bir hayal odası yerleştiriyorum. En sevdiğim insanlar var içinde. Sağ tarafıma bir saksıya ağrılarımı ekiyorum; bir avuç toprak, iki lale soğanı. Kendimde ev inşa ederken ağlayabilsem daha az yalnız olacağım. Bunu bile beceremiyorum. Oysa itiraflardan da korkmuyorum. Mutfaktan yan odaya geçip, suskunluğumun dizlerine oturuyorum. Gitmem gerektiğini düşünüyorum.”

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Instagram’da Kendini Tanıtmak: Çağın G..F. Kılınçarslan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nihat Kopuz

15 Ocak 2025

Başroldeki Ortam

Sabah uyanınca perdeleri açtık, gördüğümüz şey devasa bir kar yığınıydı. Dünkü uçak yolculuğum sırasında tanıştığım Helen “Aman Tanrım,” dedi, “Dün gece buraya yerleştiğimizde gökte yıldızlar vardı.” Hayretle yüzüme baktı bir süre ve heyecanla mutfağa koşup içecek bir şeyler aramaya ..

Devamı..

Bir Kar Küresi Kâbusu

Adalet Çavdar

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024