Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

31 Ağustos 2025

Hayat

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Elisabeth Braw

Paylaş

0

0


Svalbard’ı yirmi beş yıl önce terk eden Ruslar, Sovyet Döneminin ihtişamını geri getirebilmek için Norveç takımadalarına döndüler. 

 

Neil Armstrong Ay’a ayak bastığında yaptığı ilk şey Amerikan bayrağını dikmekti. Ülkeler bir arazinin kendilerine ait olduğunu belirtmek için o araziye bayrak dikerler. Şimdi de Ruslar, geçmişte kayda değer bir Rus nüfusu barındıran Norveç takımadaları Svalbard’da Sovyet bayrağını dalgalandırıyor ve bu özellikle Avrupa açısından endişe verici bir durum çünkü Rusya’nın uzmanlık alanlarından biri de başka ülkelerin toprakları üzerinde alenen hak iddiasında bulunmak. 

Şu an Svalbard’da dalgalanan üç Sovyet bayrağı var. Biri Svalbard’ın ikinci büyük kasabası olan Barentsburg’da, öteki ikisiyse daha küçük bir kasaba olan Pyramiden’de. Bu tehlikeli gösterinin hepi topu 2600 kişinin yaşadığı küçük takımadalarda dikkat çekmemesi imkânsızdı. Hakikaten de söz konusu gösteriler dikkat çekmek üzere tasarlanmıştı, özellikle de bir zamanlar Sovyetler Birliği’ne ait bir madenci köyü olan Pyramiden’dekiler. Svalbard’ın turizm ofisi Visit Svalbard’ın web sayfasında şunlar yazılı: “Kasaba Sovyetler Birliği’nin ideal toplum anlayışına göre geliştirilmiş ve bu çerçevede kasaba sakinlerine benzin istasyonundan sera ve çiftliklere, okul ve anaokullarından otel ve restoranlara kadar bütün imkânlar sunulmuştu.” Ne var ki, 1998 yılında Rus nüfus adaları terk etti. Svalbard’daki kömür madeni, her ne kadar Norveç takımadalarında yaşayan Rus nüfus gerçek Rus yaşamının küçük bir kopyasını sunsa da, devlet tarafından işletilen madencilik şirketi Trust Arktikugol için pratik olmaktan çıkmıştı. Ruslar Pyramiden’den öylesine alelacele ayrıldılar ki, yemek masalarında duran bardaklardan gazete kesiklerine kadar pek çok ufak tefek eşya artlarında kaldı. Aslında Pyramiden’deki Rus yaşamının çöküşü, Sovyetler Birliği’nin çöküşünün mikrokozmosuydu. 

Ve son günlerde, artık bir hayalet şehir olan ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden beri devletle bağlantılı Rus turist gruplarının girişinin yasaklandığı Pyramiden’de Rus bayrakları dalgalanmaya başladı. Bunlardan biri kasabaya ismini veren Pyramiden Dağı’nın zirvesinde. Bayrağı oraya dikense Barents Observer’in bildirdiğine göre Trust Arktikugol’un genel müdürü Alexander Veselov’dan başkası değil. Rus sosyal medya ağı Vkontakte, Veselov ve beraberindekilerin dört saatini alan bu bayrak macerasını “Gelenek bir kez daha canlandı ve her zaman yaşayacak” sözleriyle duyururken Barents Observer konuyla ilgili blog yazısına geçmişte aynı tepede Sovyet bayrağının dalgalandığını gösteren eski bir fotoğrafı ekledi. Bugün takımadaların yakınından geçen herkes zirvede dalgalanan orak ve çekici görebilir. Ancak Rusya’nın son zamanlarda Svalbard’a yaptığı müdahaleler bunlarla sınırlı değil. Ruslar Pyramiden ve Barentsburg’da Sovyet döneminden kalma,  ahşap harflerle yazılı Миру-мир (Dünyada Barış) sloganını da yeniledi. 

Uzak Kuzey’in ücra köşelerinden biri olan Svalbard tartışmasız Norveç toprağı olmasına rağmen Rusların yapmış olduğu bu bayrak seremonisi fazla tepki almadı. Halbuki olması gereken, Norveç’e karşı kasıtlı bir hakaret olarak görülmesi ve tepki toplamasıydı. Nitekim Rus devletine ait şirketin genel müdürünün beraberinde şirket çalışanları ve turistlerle dört saat boyunca bir dağın zirvesine tırmanması ve Sovyet bayrağını dikmesi, bölgenin Norveç toprağı olduğu düşünüldüğünde pek de olağan bir durum değil. Ama geçmişte Sovyetler Birliği’nin şöyle bir politikası vardı: Başka devletlere ait topraklarda bayrağını göndere çekmekle kalmaz aynı bölgeyi itaatkâr yerel yetkililerin kontrolüne verir ve bu şekilde egemenliğini pekiştirirdi. Bir bölgeyi doğrudan işgal etmektense bu tip yöntemlerle egemenliğini baki kılmak, politik ve askeri etkiyi genişletmenin en ideal yollarından biridir. Varşova Paktı ülkelerini düşünelim, Sovyetler Birliği bu ülkelerden birini bile bilfiil işgal etmeden – maliyetlere katlanmadan – kendini mutlak yetkili kılmayı başarmıştı. 

Peki sıra hangi kabada, hangi zirvede? Bilemeyiz. Fakat bu tür provokasyonların engellemenin imkânsız olduğu kadar bunlara karşı misillemede bulunmanın da anlamsız olduğunu biliyoruz. NATO üyesi olan Norveç’in Rusların yapmış olduğu bayrak gösterisine sessiz kalması muhtemelen aynı harekete maruz kalacak olan sıradaki NATO devletinin de sessiz kalmasına yol açacak. Zira liberal demokrasiler doğrudan askeri nitelik taşımayan hiçbir provokasyona yanıt vermez. Bu açıdan bakıldığında Norveç’in kalkıp kendi bayraklarını Rus simge yapılarında göndere çekmesi bir hayli mantıksız olurdu. 

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım Rusya’dan bahsederken “Onlar yalnızca bir grup sömürgeci,” ifadesini kullandı. Üstelik bu arkadaşım sıradan bir gözlemci değil. 1980’li yıllarda Doğu Almanya’da, yani Sovyetler Birliği’nde öğrenciydi. Duvarın yıkılmasından sonra Almanya’da Rusça öğretmenliği yapmaya başladı ve o günden beri de bu dili çok severek öğretiyor, hatta Almanya’daki okul gruplarını Rusya’ya götürdüğü gibi oradan gelen öğrenci gruplarını da Almanya’da ağırlıyor. Rusya’da dair derin bilgi birikimine sahip bütün Avrupalılar gibi o da her zaman Rus bilgeliğinin ve kültürünün iyi yanlarına odaklanırdı ama Ukrayna meselesinden sonra Rusya’yla olan bağlarını kopardı. 

Onlar yalnızca bir grup sömürgeci: Bu ifade gerçekten de Rusya’nın en büyük laneti olabilir. Nesiller boyunca dünyanın en büyük ülkesi olan Rusya zaman zaman öteki devletlerle işbirliği yapmaya çalışsa ve uluslararası düzen dediğimiz yapının içinde bulunmaya çalışsa da, Rus içgüdüsü her zaman üstün geldi ve öteki ülkeleri domine etmeye çalıştı. İşte bu yüzden Svalbard’da dalgalanan Sovyet bayrakları Avrupa açısından endişe kaynağı. 

 

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Türkiye’de en çok kadınlar kitap okuyorOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. Y. Genç

6 Ekim 2025

Savaşın Gölgesinde Çocukluk

Lorenza Mazzetti’nin bence bu romanda mükemmel bir biçimde yaptığı şey, çocuk düşüncesini ve dilini tam da olması gerektiği gibi kullanması.Yıllar öncesinden bir anı üşüşüyor aklıma. 1980’lerin ortaları, ilkokulun başlarındayım. İstanbul’da sitelerden birinde, yeni denileb..

Devamı..

İrem Üreten: "Öykülerin evrenselliği v..

Dilek Karaaslan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024