Şanslı Adam
22 Mayıs 2019 Öykü

Şanslı Adam


Twitter'da Paylaş
0

“Bir gün bir kovalamaca izliyordum. Üç adam bir adamı yere yatırmış evire çevire dövüyordu. Dayak yiyen adam bir anda yerden kalktı ve kalabalığın içine daldı. Benim bulunduğum binaya yaklaştı ve birden binanın içine girdi. Öbürleri onun binaya girdiğini gördü ve binaya yöneldiler. Bu sırada yukarı çıkan adamın ayak sesleri giderek evimin olduğu kata yaklaştı. Her kapıyı yumrukluyor, zillere basa basa ilerliyordu. Sonunda benim bulunduğum kata geldi. Benim oturduğum kat binanın son katı olduğu için kapının önünde durup bir yandan ahlıyor, bir yandan ağlıyor, bir yandan da kapıyı açmam için dua ediyordu. Ben de tam kapının arkasında olduğum için bunları duyabiliyordum. Sonra içeri girdim, ışığı kapadım ve koltuğa kendimi bıraktım. Birkaç dakika geçti geçmedi hemen ayağa kalktım ve kapıyı açtım. Adam yoktu. Apartman boşluğuna doğru ilerledim. Diğerleri kat kat milletin kapısından içerideki sesleri dinleye dinleye geliyorlardı. O sırada rüzgârın da etkisiyle bir anda kapım örtüldü. Geri gittim, kapıyı bir süre iteledim, zorladım ama bana mısın demedi. O sırada adamlar benim kapıyı zorladığımı görünce kollarımdan tutup yere uzattılar. Sonra üçü bir anda tekmelemeye başladı. Ağzıma yüzüme karnıma kalçama, nereye denk gelirse vuruyorlardı. Neden bile diyemeden dişlerimin yarısı ağzımın içinde çalkalanıyordu. Sonra bir anda vurmayı bıraktılar. Birisi yüzüme baktı. İşte şimdi kurtuldum diye düşünürken, “Abi bu sefer başka adam yollamış yavşaklar. Bunları döv döv bitmeyecek,” dediği an içlerinden en iri olan belindeki silahı çekti. Başıma dayadı. Pisi pisine gitmek denen şeyin ne olduğunu o an idrak ediyordum ama zerre önemi yoktu. Gözlerimi kapattım ve biraz önce kapıyı açıp o adamı içeri alsaydım keşke diye düşündüğüm sırada merdivenlerden bir ses geldi. Bir umut, belki hayatta kalırım diye düşünürken gelenin alt komşum olduğunu gördüm. Üçü de merdivenden çıkan adama bakıyordu. O sırada o kadar dayağa rağmen son bir hamleyle adamın elindeki silahı aldım, merdivenlerden çıkan adamı vurdum. Hepsi birbirine bakarak gülmeye başladı, teşekkür ettiler. Silahlarını alıp gittiler. Sonra benim evin kapısı açıldı. İçeriden biraz önce beni içeri al diye dua eden adam çıktı. Nasıl olduğunu anlamadım. Eve nasıl girmişti, ben ne ara o silahı ellerinden alıp ateş edip adamı vurmuştum bilmiyorum. Evden çıkan adam anahtarı elime bıraktı, teşekkür etti ve yerde yatan alt komşuyu ayaklarından tutup sürükleyerek merdivenden indi, gitti.

Hiçbir şey anlamamıştım. O an eve girince her yerimin ağrıdığını hissettim. Küveti sıcak suyla doldurdum. Ağzım yüzüm, her tarafım kan içindeydi. Elbiselerimi makineye attım. Yıkama düğmesine bastım ve kendimi sıcak suya bıraktım. Yarım saat sonra kapı çalmaya başladı ama sudan çıkamıyordum. Kapının önünde birisi bağırıyordu ama ne söylediğini duymuyordum. Sonra bir el ateş sesi geldi. Sonra de eve giren üç dört kişinin ayak sesi. Hâlâ suyun içinde hareket edemeyecek halde uzanıyordum. Banyonun kapısını da kırdılar ve içeri girdiler. Polislermiş. Derin bir oh çekmem gerekirken tedirgindim, çünkü üçü bana silah doğrultmuş bir tanesi de bornozu uzatıyordu. Hareket edemeyecek halde olduğumu görünce gülüşmeye başladılar. “Harbiden adamın oğlu iyi benzetmiş herifi,” dediler. Hiçbir şey anlamadım. İkisi koluma girip bornozu giydirip beni arabaya bindirdi. Karakola gidince anladım. Adamı vurduğumu duymuşlar. Neden vurdun, aranızda ne husumet vardı gibi bir sürü soru sordular ama dişim dilimi kestiği için konuşamıyordum. Gülmeye başladılar. Sonra da tutuklayacaklarını söylediler. Yine konuşamadım. İki polis koluma girmiş beni götürürken evden çıkan adam karşıma çıktı. Suratıma tükürdü. Babamı neden öldürdün, fazla ses çıkartıyor diye insan komşusunu öldürür mü piç diye bağırıyordu. Karşılık veremiyordum. Konuşmayı zaten beceremiyordum. Polisler beni sürükleyerek götürürken beni döven üç adamın da orada olduğunu görünce kırık parmağımla adamları gösterdim. Polisler korkmamam gerektiğini, oğullarının bana bir şey yapamayacağını söyledi. Oğulları mı? Bu dördü de alt kattaki adamın oğulları mıymış? Bana tuzak kurup babalarını mı öldürttüler? Oysa ki ben daha geçen aya kadar on kez bu adam evde eşini, kızını dövüyor diye şikâyet etmiştim. İyilik yaptığımı sanıyordum ama bu iyiliğim onlara yetmemiş ve daha büyük bir iyilik yapmamı istemişler demek ki.”

“Demek böyle oldu olay?”

“Aynen Peder. İşte bu yüzden birazdan beni asacaklar.”

“Peki sen neden vurdun o adamı?”

“Adamın elinde silah vardı ve benim adımı söyleyip küfrederek çıkıyordu yukarı. Sonradan öğrendim ki benim evden çıkan adamın adı da aynıymış. Oğlunu yıllardır arıyormuş ama bulamamış. Benden önce onun kapısını çalıp baba aç kapıyı seni öldüreceğim diye bağırmış, adam da silahını alıp onu vurmaya geliyormuş.”

“Çok şanssızmışsın oğlum. Dua etmek ister misin?”

“Gerek yok Peder, o senin işin. Ben yıllarca ettim bir işe yaramadı. Tanrının benim canımı aldığı yönteme bir baksana.”

Dışarı çıkarken Peder arkamdan deli bu diye işaret ediyordu. Onu görmediğimi sanıyordu ama tam karşıdaki aynadan, hem de boydan boya görüyordum onu. Sonra da darağacına çıkardılar beni. İlkinde ip koptu, diğerinde ip bağlı olduğu yerden çıktı, yere çakıldım ama yine de zorlaya zorlaya sallandırdılar beni.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR