Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

9 Aralık 2024

Edebiyat

Kenzaburō Ōe Yazınında Beş Büyük Eser

Filippo Cervelli

Paylaş

1

0


Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Japonya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli yazarlardan biri olan Kenzaburō Ōe, 1994 yılında Nobel ödülüne layık görüldüğünde “kendilerini kelimelerle ifade edenlere ve okurlara acılardan ve zamanın acılarından kurtulma imkânı vermek, onlara ruhlarındaki yaraları iyileştirirken yardımcı olmak,” istediğini söylemişti.

Ōe, Japon kültürü açısından tabu olarak kabul edilen konular üzerine yazmaktan hiçbir zaman kaçınmadı. Beyin fıtığıyla doğan otistik oğlu Hikari dolayısıyla deneyimlediği engelli olma hali, nükleer silahlar, Hiroşima’dan sonra yaşananlar ve doğduğu Şikoku Adası’ndaki topluluklar ele aldığı konulardan yalnızca bir kaçıydı. 

İnsan doğasını bütün yönleriyle, daha doğrusu en acımasız yönleriyle tasvir etti ve bunu yaparken eserlerinde olağanüstü bir yaratıcılığı hâkim kıldı. İngilizce çevirmeni John Nathan’ın ifadesiyle, eserlerinde “bütünüyle kendine özgü bir dili, hayal gücünün vahşetlerini gün yüzüne çıkarabilen bir üslubu,” vardı.  

İşte Ōe’nin yazınında yön bulmanıza yardımcı olacak beş eser:

1 Kişisel Bir Sorun (1964)

Kişisel Bir Sorun, muhtemelen Ōe’nin en tanınan eserlerinden biri. Romandaki anlatıcının oğlu acil ameliyat gerektiren bir beyin fıtığıyla doğar ve bu durum anlatıcıyı kişisel bir krize sürükler. Çocuğun ölmesine izin mi vermelidir yoksa onunla birlikte yaşamaya devam mı etmeli? Roman, engelli oğlu dolayısıyla kendi hayallerinden vazgeçen bir adamın içsel çatışmasını çoğu yerde acımasız bir samimiyetle ele alır. 

Ōe, bu kitabında ve daha sonra pek çok kitabında kullandığı anlatı tarzıyla otobiyografik nitelikli ve genellikle itirafa dayalı geleneksel Japon anlatısından uzaklaşır. Her ne kadar kendi oğlunun doğumundan esinlenmiş olsa da, anlatıcıyla kendisi arasına yeterince mesafe koymayı başarır ve kişisel bir krizi aktarırken hem evrensel ölüm temasına hem de onun vasıtasıyla kendini görünür kılan içsel şeytanlara ve insanın bu gölgelerle giriştiği mücadeleye değinir. 

2 Hiroshima Notes (1965)

Bir dizi denemeden oluşan kitapta Ōe, nükleer silahlara karşı düzenlenen bir mitingi yazmak üzere işe alındığı 1963 yılından itibaren Hiroşima’ya yaptığı ziyaretleri aktarıyor. Yazarın, insan acısına duyduğu saygıdan bir nebze olsun ayrılmadan kurban travmalarının politik gruplarca nasıl sahiplenildiğinden ve en aşikâr trajedilerin bile politik sloganlarla nasıl arka plana atıldığından bahsediyor. 

Ōe’nin anlattıkları, atom bombasından sonra hayatta kalanların yanı sıra onlarla ilgilenen doktor ve hemşirelerle yapılan görüşmelere de dayandığından olayın üzerinden yıllar geçmiş olsa bile devam eden etkilerini olanca korkunçluğuyla gözler önüne seriyor. 

Kitabın her noktasında kendini hissettiren soru şu: Japonya 1945 yılında olanlardan gerçek bir ders çıkarabildi mi? Hiroshima Notes, kurbanın sessiz kalma hakkı da dahil olmak üzere insan hayatına saygı duymak ve bunu öğrenebilmek için de geçmişteki hatalardan ders almakla ilgili içten bir haykırış. 

3 Sessiz Çığlık (1967)

Ōe’nin en başarılı romanı olarak görülen Sessiz Çığlık’ta iki kardeş aileden kalan evlerini satmak için Şikoku Adası’na, doğdukları köye döner. Şiddet dolu geçmişleri ve onun beraberinde bastırdıkları duyguların ortaya çıkmasıyla bütün hayatları değişir ki, buna geçmişte atalarının müdahil olduğu yerel isyanlar ve onların şimdiki zamana yansıması olan ayaklanmalar dahildir. 

Ōe, kurduğu anlatı yapısında üç farklı zamansal düzleme yer verir: 1868’deki Meiji Restorasyon Dönemi öncesinde isyanlarla kendini gösteren karmaşa yılları, 1945 yılında Japonya’nın teslim olmasının ardından yaşananlar ve 1960’lı yıllardaki öğrenci hareketlerini anımsatan şimdiki zaman anlatısı. Üç farklı zaman kırsal bir mekânda birleşir ve gerçeklikle iç içe geçen yerel efsaneler tarih, topluluk ve hafıza arasındaki ilişkilerin bir yansımasını sunar. 

4 The Changeling (2000)

Bu romanda yazar, intihar ettiği iddia edilen – ve aynı zamanda karısının erkek kardeşi olan – Jūzō Itami'nin ölümüyle yüzleşir. Yarı otobiyografik anlatıda Ōe'nin kurgusal alter egosu Kogito Chōkō, Itami’nin ölmeden önce kaydettiği kasetlerle asenkron bir muhabbete girişir. Bir yandan sohbet ederler öte yandan sanat, hayat ve dostluk üzerine yaptıkları tartışmalar Kogito’nun olası intihar sebepleri üzerine düşünmesine neden olur.

The Changeling, keder ve iyileşmeyle ilgili hareketli bir öykü. Hem geride kalanların ölümden nasıl etkilendiğine dair düşünceler sunuyor hem de muhtemelen şu ana kadar eğitim üzerine yazılan en dokunaklı savunmalardan birini içeriyor. 

5 Suda Ölüm (2009)

Artık yetmişli yaşlarda olan Kogito Chōkō, babasının ölümüyle ilgili gerçek hadiseleri anlatan bir roman yazmak için Şikoku Adası’na döner. Aşırı milliyetçi muhafazakâr kesimlerle yakın ilişkide olan babası hakkındaki hatıraları hafızanın çoğulluğu üzerine bir dizi eleştirel düşünce doğurur ve ortaya insan hayatının karmaşıklığının ayrılmaz parçası olan yerel hikâyelerle iç içe geçmiş bir anlatı çıkar.

Ōe’nin şair T.S. Eliot’ın Çorak Ülke’sine göndermeler içeren romanı, travmatik kayıplarla yaşamak zorunda kalan insanları ve yaşlı bir babanın (Kogito/Ōe), kendi ölümünden sonra engelli oğulun hayata nasıl devam edeceğine ilişkin kaygılarını inceliyor. 

Çeviren: Fulya Kılınçarslan

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Sait Faik'in Menekşeli Vadisi, Ömer Lü..Seyfi Gençer
Öne Çıkanlar

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gürkan Yavaş

13 Temmuz 2025

Bugünün Akıllılarına Dünden Bir Öykü: ..

Türkiye yakın tarihinin bu kritik yılları, salt romanın kurgusundaki temel çelişki ve çatışma için değil, kimi örtük mesajların algılanıp yorumlanması için de işlevsel bir zaman dilimine işaret eder. Ahmet Büke’nin “yetişkinler için yazdığı ilk ..

Devamı..

Çeşme’de Gün Batımı İzlenecek 6 Manzar..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024