Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

25 Mayıs 2022

Öykü

Sessizliğe Sığınan Özgürlük

Nurhayat Kayar

Paylaş

1

0


Sessizliğin çığlığı odayı sarmıştı yine. Gözyaşımla ıslanan mendil masamın üzerindeydi. Batsın şu demokrasi falan ne çok kitap var şu kütüphanede. Ne zaman baksam özgürlüğüme lanet okuyorum. Sonra... Güzellerim onlar benim. Ne zamandır dışarı çıkmıyorum... Evden öyle özgürlük falan çıkmıyor... Geçen gün duvardaki resme takıldım. Ne zamandır üzerinde düşünmemişim, kızıllığın ardındaki sırra ermenin yolunu gösteriyor sanki...Ya saksıdaki yılbaşı çiçeğim... Ne zamandır konuşmamışım onunla...  

Sonunda özgürlük deyip ertelediğim duygularım depreşmişti yine... evime sinen özgürlüğün sessizliği böyle bozulacaktı demek.  Kaç gündür ısrarla öteliyorum. Hayır! özgürüm ve mutluyum! Sonra yeniden depreşiyor bir soluk ve düşünüyorum aniden... Kafamdaki o resmi yeniden çağırdım...

 Doktora gittiğim gün dünya başıma yıkılmıştı. Nedense evlilik fikri hiç sıcak gelmemişti zaten... Ama hani olsa da bir ışık tutardı kalan hayatıma... Ama öyle değilmiş sanki... Doktor sizin çocuğunuz olmaz dediğinde yahu ne gam! demenin yolunu aradım günlerce... Öyle ya bir döngünün içindeki insanın bir varlığa soluk vermesinin altındaki sırra eremeyecek ben, belki de yeniden demek için kitaplara sarıldım. Yoksa yaşamalı mıydı? yasını bu beden... Şimdilerde bir kurşun gibi ağırlaştı yine oda. Ama sonra özgürlük demiştim. Oh! Ne evlilik ne çocuk... Hey! Hayat! yalnızlığın manifestosu benden sorulur diyerek yolumu çizmiştim.

 Evvel zamanlarda çocuksuz olmaz derdi büyükler, sanki içime işlemişti ve yolda yürürken esen rüzgârdan nem kapmıştım. Doktordan birkaç hafta sonra deli gibi okumaya başladım. Yaladım yuttum, bir de üstüne kütüphane yaptırdım eve. Doldurdum rafları güzellerim onlar benim! Demek yolumuz sizinleymiş derdim sürekli... Birkaç gündür başıma ağrılar girmeye başladı. Bir bu odaya bir kütüphaneye dönüp duruyorum evin her köşesini. Sanki duvarların köşelerindeki alçıpenden tut da saksıdaki çiçeğe kadar her şey dillendi. Duvardaki tabloya takılınca sabahları tanyeri ağarırken kalkıp kızıllığı izledim. Bir diyeceği var sanki bana. Hep kütüphaneyi işaret ediyor. Ne varsa! Ama olur mu hiç! onlar benim manifestom. Hep derim bir kitap bir insan. Ha! Şunu bil! Evin içinde insanlar var daha ne istiyorsun. Sonra düşünüyorum derinden ve sır perdesi aralanıyor... sen manifestona geri dön... özgürlük bir ruhun devinimine olanak verir. Bağımlılıktan kurtarır ve ruhun evrenin sahipliğinde doyuma ulaşır. Yine afili laflar ettin ya... Bu, neden biliyor musun? Ara sıra sessizliğin sesi çıkmaya başlıyor. Çünkü sen etrafındakileri unutuyorsun. Çiçeğinle konuşmayı tablona bakıp düşünmeyi ve çalışma masandaki yeni kitabına verdiğin ismi önemsemeyi unutuyorsun. Yine öyle bir haftayı yaşıyorum. Art arda gelen sözcükler çalışma masamda art arda kağıdımın üstüne dökülürken sessizliğin çığlığından duyduklarım beni düşündürüyor. Yine bir damla mendilime sığmadı. İçindeki saflık yalnızlığın sorgulandığı zihnimde manifestoma bir çizik atıyor. Sonra başlıyorum sövmeye ama arkamı dönünce bir kitaba takılıyor gözüm. Sonra diğerine hepsi benim! Özgürlük, demokrasiden dem vuruyorum sonra...b u aralar böyleyim... Damladaki nem bile bedenimde sızlayan hücrelerime cevap niteliğinde... Ve sonra düşünürken tablodaki kediye takılıyor gözüm...Ah! Evet! bir kedi alsam eve. Bir nebze sızlama duruluyor ve ağlamayı kesip evet bir kedi alacam eve diyorum. Ertesi gün bir barınağa gidip yetkiliyle görüşünce iyice rahatlıyorum. Çünkü bir ses soluk olacak evde. İki gün sonra kedimi eve getirmiştim bile... Mamasını verince miyavlamayı kesip sessizliği çağırmıştı gene. Sonra sepetine gidip uyudu. Kendi kendime düşündüm. Boynuna atılmasını beklemiyordun herhalde...             

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

İhsan Oktay Anar romanının özellikleriSemih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Livia Gershon

13 Ekim 2025

Nasıl Modern Diktatör Olunur

Şu an demokratmış gibi görünse de otokratik rejimle yönetilen ülkelerde, çoğunluğun yanı sıra bir de yüksek eğitimli ve bilgi bir alt grup var. Yirmi birinci yüzyılın diktatörleri önceki yüzyıllardaki seleflerinin aksine muhalif sesleri doğrudan şiddet kullanarak değil, d..

Devamı..

Kahvaltı Takımı Seçiminde Nelere Dikka..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024